Türkiye hava kirliliğinde 28 sıra yükseldi

IQAir’ın 143 ülkeyi kapsayan raporuna göre Türkiye’nin 2024’te 15.3 olan PM2.5 değeri 19.2’ye yükseldi. Bu artış, Türkiye’yi en kirli ülkeler sıralamasında 67’ncilikten 39’unculuğa taşıdı

10 Nisan 2026 - 09:57
İsviçre merkezli bir hava kalitesi teknolojisi şirketi olan IQAir’in 2025 Dünya Hava Kalitesi Raporu açıklandı. Avrupa’da ölçüm yapılan yerleşimler arasında hava kirliliğinin en yüksek olduğu 10 yerden 5’i de Türkiye’de yer alıyor. Avrupa sıralamasında Iğdır havası en kirli şehir olurken onu Buca (İzmir) takip etti. 4. sırada, Gödekli (Iğdır), 6. sırada Konya ve 9. sırada Düzce hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerler arasında    öne çıktı. Bu, Türkiye’deki 3 milyondan fazla insanın Avrupa’nın en kirli havasını soluduğu anlamına geliyor. Başkentler sıralamasında Ankara 11.4 PM2.5 değeriyle 80. sırada yer aldı.Türkiye, Avrupa’da hava kirliliği en yüksek 4. ülke oldu. İlk üç sırada Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Sırbistan yer aldı.
İYİLEŞME DURDU
IQAir’in 8. kez hazırladığı Dünya Hava Kalitesi Raporu’nda bu yıl 143 ülke, bölge ve bu bölgelerdeki 9 bin 446 şehirdeki izleme istasyonlarından elde edilen PM2.5 hava kalitesi verileri analiz edildi. Bu yılki rapor, bir önceki yılla karşılaştırıldığında, 54 ülkede yıllık ortalama PM2.5 değerlerinde artış, 75 ülkede azalma olduğunu, iki ülkede ise değişiklik olmadığını gösteriyor.  Rapor, şehirlerin yalnızca yüzde 14’ünün Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliği yönergelerine uyduğunu ortaya koydu. Yeni veriler, orman yangınlarından kaynaklanan duman ve iklim değişikliğinin küresel hava kirliliğini artırmasıyla birlikte, küresel hava kalitesindeki iyileşmenin durma noktasına geldiğini gösterdi. Bazı bölgelerde iyileşmeler görülse de önemli veri eksiklikleri devam ediyor ve küresel nüfusun yalnızca çok küçük bir kısmı, yerel ve gerçek zamanlı hava kalitesi bilgilerine erişebiliyor.
 
“BİR YILLIK YÜKÜ 138 MİLYAR DOLAR”
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, Türkiye’nin Avrupa’da hava kirliliği en yüksek 4. ülke olmasını ve Avrupa’daki en kirli 10 yerin 5’inin Türkiye’de bulunmasının endişe verici olduğunu söyledi. Hava kirliliğinin birincil sorumluları arasında yer alan fosil yakıtlara işaret ederek fosil yakıtlardan çıkışın önemine değinen Emel Türker Alpay şöyle konuştu: “Türkiye, 2025 raporunda endişe verici bir yükseliş gösteriyor. Ülkeler arasındaki sıralaması bir yılda 67. sıradan 39. sıraya taşındı. Bununla birlikte Avrupa’daki en kirli 10 yerden 5’inin Türkiye’de olması temiz hava için mücadelede kaybedecek zamanımızın olmadığını gösteriyor. Ancak Türkiye’de hava kirliliği halen düzenli ve yeterli olarak ölçülmüyor. Üyesi olduğumuz Temiz Hava Hakkı Platformu’nun her yıl hazırladığı Kara Rapor’a göre PM 2.5 oranını ölçen istasyonların yüzde 70’inden yeterli veri alınamıyor. Ancak yeterli ölçüm yapılsa ve yeterli veri alınsa dahi yönetmelikte hiçbir limit değer tanımlanmadığı için bir yaptırım söz konusu değil.”
 
Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel “PM 2.5 hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine yükü bir yılda tam 138 milyar dolar yani 2024 GSYH’sinin yaklaşık yüzde 10’u. Oysa temiz hava için alınacak önlemler kirli havanın yarattığı sağlık bedelinden çok daha düşük maliyetli. (PM2.5 kirliliğinin azaltılmasıyla her yıl 60 binin üzerinde hayat kurtarılabilir ve ekonomi üzerindeki ağır yük hafifletilebilir.) THHP olarak başlattığımız kampanya ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na PM2.5 için ulusal limit değeri belirleyin diyoruz. Bu kirliliği önlemenin ilk adımı. Kampanyamızda hedeftemizhava.org adresinden ulaşabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
 
“TEMİZ HAVA İSTİYORUZ”
Temiz Hava Hakkı Platformu, Türkiye’de hava kirliliğinin en tehlikeli bileşenlerinden biri olarak kabul edilen PM2.5 partiküllerine karşı yasal düzenleme yapılması talebiyle yeni bir kampanya başlattı. Platform, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, halk sağlığını koruyacak ulusal limit değerlerin bir an önce belirlenmesini istiyor. Kampanya metninde, Türkiye’de PM2.5 için bağlayıcı bir sınır değer bulunmadığına dikkat çekilerek, mevcut durumda hava kirliliğinin yeterince ölçülmediği ve elde edilen verilerin büyük bölümünün kamuoyuyla düzenli şekilde paylaşılmadığı vurgulandı. Açıklamada, PM2.5 partiküllerinin solunum yoluyla doğrudan kana karışabildiği ve başta kalp-damar hastalıkları, solunum yolu hastalıkları ve erken ölümler olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığı hatırlatıldı. Temiz Hava Hakkı Platformu, temiz hava hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, karar vericileri bilimsel verilere dayalı, şeffaf ve bağlayıcı adımlar atmaya çağırıyor. 
 
Kampanyaya buradan ulaşabilirsiniz. 

ARŞİV