TÜKODER'den elektrik tarifesi tepkisi: “Elektrik temel haktır”

TÜKODER, 2027’de konut aboneleri için elektrik tüketim sınırının 4 bin kWh’den 3 bin kWh’ye düşürülmesine tepki göstererek kararın geri çekilmesini ve sosyal tarife uygulanmasını istedi

01 Kasım 2026 - 13:01

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) konut abonelerine yönelik elektrik tüketim sınırını düşürme kararına ilişkin basın açıklaması yaptı. Dernek, 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi öngörülen düzenlemenin milyonlarca haneyi daha yüksek ve değişken elektrik faturalarıyla karşı karşıya bırakabileceğini belirterek karara tepki gösterdi.

TÜKODER'in açıklamasında, 2025 yılında 5 bin kilovatsaat (kWh) olan yıllık tüketim sınırının iki yıl içinde 3 bin kWh'ye düşürülmesinin, konut abonelerinin elektrik giderleri üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade edildi. Dernek, yaklaşık 6,5 milyon konut abonesinin düzenlemeden etkilenebileceğine dikkat çekti.

Elektrik Mühendisleri Odası'nın (EMO) tespitlerine atıfta bulunan TÜKODER, dört kişilik bir ailenin asgari elektrik ihtiyacının aylık yaklaşık 230 kWh olduğunu, bu hesaba ısınma, soğutma ve sıcak su ihtiyacının dahil edilmediğini belirtti.

Yeni düzenlemedeki yıllık 3 bin kWh sınırının aylık ortalama 250 kWh tüketime karşılık geldiğini vurgulayan dernek, temel yaşam ihtiyaçları için kullanılan elektriğin lüks tüketim olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek “Bir ailenin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığı elektrik ne zamandan beri lüks tüketim sayılmaktadır?” sorusunu yöneltti.

“TÜKETİCİ TÜCCAR DEĞİLDİR”

Düzenlemenin, yıllık tüketimi belirlenen sınırı aşan konut abonelerini piyasa maliyetlerine bağlı tarifelerle karşı karşıya bırakabileceğini belirten TÜKODER, evinde ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için elektrik kullanan yurttaşlarla ticari kazanç amacıyla enerji tüketen işletmelerin aynı anlayışla değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Açıklamada “Evinde ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için elektrik kullanan yurttaş ile ticari kazanç amacıyla elektrik tüketen işletme aynı anlayışla değerlendirilemez. Tüketiciyi tüccar gibi gören, temel yaşam ihtiyaçlarını piyasa koşullarına terk eden bu anlayıştan vazgeçilmelidir.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, 2027 yılı tarifesinin belirlenmesinde 2026 yılı tüketiminin esas alınması ve kararın yılın bitimine iki ay kala duyurulmasının da tüketicilerin önceden bilgilendirilmesi ve hukuki öngörülebilirlik açısından sorun oluşturduğu kaydedildi.

“ELEKTRİK FATURALARI ENERJİ YOKSULLUĞUNU DERİNLEŞTİREBİLİR”

TÜKODER, gıda, kira, ulaşım, sağlık ve enerji giderleri arasında tercih yapmak zorunda kalan yurttaşların elektrik faturalarına yeni maliyetler eklenmesinin yoksulluğu derinleştirebileceğini belirtti.

 Enerji yoksulluğunun yalnızca faturayı ödeyememek olmadığı belirtilen açıklamada “Fatura korkusuyla evini ısıtamamak, yazın serinleyememek ve temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalmaktır. Elektrik tüketimini azaltmak her zaman tasarruf değildir; kimi zaman yoksulluğun dayattığı zorunlu bir vazgeçiştir.” denildi.

Tüketiciyi Koruma Derneği, açıklamasında dört temel talebi şöyle sıraladı:

  • Tüketim sınırı geri çekilsin: Konut aboneleri için yıllık 3 bin kWh olarak belirlenen Son Kaynak Tedarik Tarifesi sınırı kararından vazgeçilsin ve konut tüketicileri ticari piyasa fiyatlandırmasının dışında tutulsun.
  • Sosyal tarife uygulansın: Hane geliri, ailede yaşayan kişi sayısı, iklim koşulları ve zorunlu enerji ihtiyaçları dikkate alınarak adil bir sosyal tarife oluşturulsun.
  • Faturalarda şeffaflık sağlansın: Tüketicilerin yıllık elektrik tüketimleri faturalarında açıkça gösterilsin, ücret kalemleri ayrıntılı biçimde açıklansın ve tarife değişiklikleri önceden bildirilsin.
  • Elektrik dağıtımı kamusal hizmet olarak düzenlensin: Özelleştirme politikalarına son verilerek dağıtım hizmetleri kamu eliyle yürütülsün; üretim ve dağıtım maliyetleri şeffaf biçimde denetlensin.

ARŞİV