Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda belediye yöneticisinin yargılandığı İBB davası 9 Mart Pazartesi günü Silivri’de başladı.
Mahkeme salonunda Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Cevat Kaya ve Mehmet Pehlivan da yer aldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de görülen davada 107’si tutuklu olmak üzere toplam 407 sanık yargılanıyor.
Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere CHP milletvekilleri, belediye başkanları, çeşitli baro temsilcileri ve yabancı basın mensupları da izledi.
İLK GÜN: USUL TARTIŞMALARI
Duruşmanın ilk gününde yalnızca usule ilişkin talepler alındı. Sanık avukatları savunmaların Ekrem İmamoğlu’ndan başlamasını talep etti. Ancak mahkeme başkanı, örgüt yöneticiliğiyle suçlanan sanıkların savunmalarının sona bırakılacağını söyledi. Söz almak isteyen İmamoğlu’na izin verilmemesi salonda gerginliğe yol açtı. Mahkeme başkanının İmamoğlu’na “sen” diye hitap etmesi de izleyicilerin tepkisini çekti.
Savunma avukatları ayrıca reddi hâkim ve dosyanın ayrılması taleplerinde bulundu. Mahkeme heyeti bu talepleri “duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu” gerekçesiyle reddetti.
Günün ilerleyen saatlerinde duruşma salonunda kısa süreli gerginlik yaşandı. İzleyici bölümünden alkış yükselmesi üzerine mahkeme başkanı izleyici bölümünün boşaltılmasına karar verdi ve duruşmaya ara verildi.
Davanın ikinci gününde Silivri’de yoğun güvenlik önlemleri alındı. Mahkemenin avukatlara kimlik kontrolü uygulanacağını bildirmesi üzerine kısa süreli tartışma yaşandı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’ın devreye girmesiyle avukatlar salona alındı.
Duruşma salonunda oturma düzeni ve güvenlik uygulamaları da tartışma konusu oldu. Ekrem İmamoğlu’nun etrafına jandarma yerleştirilmesi ve sanık kürsüsü ile arasına sandalye konulması üzerine savunma tarafı itiraz etti.

“BANA GÖRE YOK HÜKMÜNDEDİR”
Yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin özeti okunduktan sonra Ekrem İmamoğlu usule ilişkin söz aldı.
İmamoğlu, konuşmasında davanın siyasi niteliğine dikkat çekti. Operasyonun siyasi bir karara dayandığını savunan İmamoğlu, iddianameyi reddederek “Bana göre yok hükmündedir, tümüyle kusurludur, tümüyle şaibelidir, bana göre tümüyle suçludur.” dedi. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı sıfatıyla 25,1 milyon imza desteği aldığını hatırlatan İmamoğlu, “Burada bahsi geçen mesele, bir siyasi davadır. 16 milyon İstanbullunun belediye başkanı burada. Şu an karşınızda, huzurunuzda. 15,5 milyon insanın oy kullanarak, Türkiye’nin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak tariflediği bir kişi, 25,1 milyon insanın imza verdiği bir insan ve böyle bir kamuoyunda yüzde 70’e yakın, toplumun bu davanın bir siyasi dava olduğuna dair takdirinin olduğu bir yerde, ‘ben sizin önerinizi dinlemiyorum’ demek, baştan bu mahkemeye meşruiyet sorunu yaratır. Güven sorunu yaratır.” şeklinde konuştu.
Bir yıldır cezaevinde tutulduğunu ve tutuklu sanıklarla duruşma salonunda ancak ilk kez bir araya gelebildiğini belirten İmamoğlu “Bir yıldır 12 metrekarede tehdit altındayım, arkadaşlarımla bir yılda ilk defa burada sarıldım.” şeklinde konuştu.
Sağlık sorunları yaşayan tutuklular olduğunu hatırlatan İmamoğlu “Bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanları tutuksuz yargılayın. Anneler, çocuklarıyla buluşsun. Çocuklar, evlerine gitsin. İnsanlar, hasta. Gitsin, tedavilerini yaptırsın, duruşmalara gelsin.” çağrısı yaptı.

“TÜRK MİLLETİNİN DAVASIDIR”
İlk savunmayı eski CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı. Erdoğdu, iddianamedeki suçlamaları reddederek “Bu dava artık yalnızca bizim değil, Türk milletinin davasıdır.” dedi.
Davanın üçüncü gününde de duruşma salonunda gergin anlar yaşandı. İBB yöneticilerinden Yavuz Saltık’ın izleyiciler bölümünde bulunan yakınlarına el sallamak istemesi üzerine jandarma müdahalesi yaşandı. Davanın üçüncü gününde CHP PM Üyesi Baki Aydöner’in kardeşi, iş insanı Bulut Aydöner savunma yaptı. Bulut Aydöner dava kapsamında ikinci savunmayı veren sanık oldu. Davanın üçüncü ve dördüncü günlerinde Sırrı Küçük ve Ümit Polat savunma yaptı.
DAVA SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Sanıkların savunmalarına ilişkin sıralama, duruşmanın ilk günü çeşitli basın kuruluşları tarafından paylaşıldı. Sıralamaya göre Ekrem İmamoğlu 106'ncı sırada savunma yapacak.
Davanın ilk celsesinin yaklaşık 45 gün sürmesi planlanıyor. Duruşmalar hafta sonları hariç devam edecek. Ramazan Bayramı nedeniyle 20 Mart’ta duruşmalara bir gün ara verilmesi bekleniyor.
Mahkeme heyeti, nisan ayında ara karar verileceğini ve bu karar kapsamında tutukluluk durumlarının yeniden değerlendirileceğini açıkladı.

“BU DAVA SİYASİ BİR DAVADIR”
Duruşmayı izleyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel mahkeme çıkışında yaptığı açıklamada davayı eleştirdi.
Bütün Türkiye’nin bu yargılamayı beklediğini söyleyen Özel, “Avukatlar yargılamadaki usulü soruyorlar, gidip; ‘Odama kabul edemem, kimseyle görüşemem’ diyor. Oysa ki nasıl bir yargılama yapacağını anlatması lazımdı; ya bunu yazılı yapması lazımdı ya da müvekkilleri adına Çağlayan Adliyesi’nde giden başvuranlara kendisinin, hiç değilse oradaki kaleminin nasıl bir yargılama yapacağını söylemesi lazımdı.” dedi.
Özel, “Bu dava bir hukuk davası değil, siyasi bir davadır” ifadelerini kullanarak yargılamanın adil şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Özel’in açıklamalarının ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkeme heyetine “hakaret” iddiasıyla hakkında soruşturma başlatıldı.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma Kasım 2024’te başlatılmış yaklaşık dört ay sonra, 19 Mart 2025’te ilk dalga operasyon gerçekleştirilmişti. İlk dalga operasyonunda Ekrem İmamoğlu ile birlikte çok sayıda belediye yöneticisi ve bürokrat gözaltına alınmış, aralarında Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile İPA Başkanı Buğra Gökçe gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda belediye yöneticisi tutuklanmıştı. Sonraki aylarda soruşturma genişletildi ve dosyada yer alan toplam 402 kişi hakkında en az yedi ayrı operasyon dalgası düzenlendi.
Soruşturmanın ardından hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianame ile dava açıldı. İddianame, daha ilk andan itibaren hukuki olmaktan çok siyasi bir metin olduğu eleştirileriyle karşılandı. Savcılık, Ekrem İmamoğlu’nu “çıkar amaçlı suç örgütünün kurucusu ve lideri” olarak tanımlayarak hakkında 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası istedi.
İddianamede yüzlerce kez geçen “duydum”, “hatırladığım kadarıyla”, “öyle olduğunu öğrendim” türü ifadeler, dosyanın somut delilden çok kanaat ve söylentiye dayandırıldığı eleştirilerine yol açtı. Dosyanın en zayıf ve en tartışmalı yönü ise delil yapısı oldu. Savunma avukatları ve hukukçular, soruşturmanın büyük ölçüde gizli tanık ifadeleri üzerine inşa edildiğini savundu.
İddianamede delil olarak yer verilen bir diğer unsur ise HTS kayıtları oldu. Dosyada İBB yöneticileri ve bazı kişiler arasındaki telefon sinyal kayıtları yer aldı. Savunma avukatları ise söz konusu kayıtların önemli bölümünün belediyedeki çalışma alanlarında gerçekleşen rutin temasları gösterdiğini belirtiyor.