PISA 2025: Türkiye üç alanda puanını yükseltti

Türkiye, 15 yaşındaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini ölçen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın 2025 sonuçlarına göre fen bilimleri, okuma ve matematik alanlarının üçünde de puanını yükseltti

25 Eylül 2026 - 09:10

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 91 ülkenin katılımıyla uyguladığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçları yayımlandı. OECD tarafından örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarındaki performanslarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırmak amacıyla üç yılda bir gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye, 2003 yılından bu yana katılıyor.PISA araştırmasına Türkiye'nin katıldığı ilk uygulama olan 2003 yılına kıyasla, OECD genelinde üç alandaki ortalama performans gerilerken Türkiye üç alanda da puanını artırdı. Türkiye, fen bilimlerinde 2003 yılında 434 olan puanını 60 puan artırarak 494'e, okuma becerilerinde 441 olan puanını 31 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 423 olan puanını 39 puan artırarak 462'ye yükseltti. Millî Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) verilerine göre Türkiye, tüm katılımcılar arasındaki sıralamasını da üç alanda yükseltti. Türkiye, fen bilimlerinde 34'üncü sıradan 19'uncu sıraya, okumada 36'ncı sıradan 18'inci sıraya, matematikte ise 39'uncu sıradan 28'inci sıraya çıktı.

ERG DEĞERLENDİRDİ
Eğitim Reformu Girişimi'nin (ERG) PISA 2025 sonuçlarına ilişkin ilk değerlendirmesinde, Türkiye'nin üç alandaki yükselişinin dikkat çekici olduğu belirtilirken, bu artışın nedenlerine ilişkin farklı olasılıklara işaret edildi. ERG'ye göre, son yıllarda Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) bilgiyi kullanma, analiz etme ve yorumlama becerilerini ölçen soru türlerinin daha fazla yer alması, öğrencilerin PISA'nın ölçtüğü becerilere aşinalığını artırmış olabilir. Beceri odaklı müfredat ve ölçme-değerlendirme uygulamalarındaki değişim de Türkiye'nin performansındaki yükselişi açıklayabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

PISA 2025'te değerlendirilen yeni alanlardan biri de hesaplamalı problem çözme oldu. Türkiye bu alanda 473 puan alırken OECD ortalaması 500 olarak ölçüldü. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 30,7'si, fen bilimlerindeki performansları dikkate alındığında hesaplamalı problem çözmede beklenenden daha yüksek performans gösterdi. OECD ülkelerinde ise bu oran yüzde 56,3 olarak gerçekleşti.

ÇEVRE OKURYAZARLIĞI YÜKSEK
PISA 2025'te öğrencilerin akademik becerilerinin yanı sıra yeni alanlardaki becerileri de değerlendirildi. Bu alanlardan biri çevre okuryazarlığı oldu. Türkiye, çevre okuryazarlığında 494 puan alarak OECD ortalaması olan 480 puanın üzerinde yer aldı. Türkiye, 38 OECD ülkesi arasında 12'nci, araştırmaya katılan toplam 85 ülke ve ekonomi arasında ise 17'nci sırada yer aldı.

Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 80'i çevre okuryazarlığında temel yeterlilik düzeyine ulaştı. Bu alan, öğrencilerin çevreyle ilgili konularda bilimsel bilgileri kullanabilme ve çevresel sorunları değerlendirebilme becerilerini ölçüyor. Türkiye'nin çevre okuryazarlığındaki puanı, fen bilimleri alanındaki 494 puanla aynı seviyede gerçekleşti.

YOKSUNLUK GÖSTERGELERİ
PISA 2025 sonuçları, Türkiye'deki öğrencilerin eğitim performansının yanı sıra yaşam koşullarına ilişkin de önemli veriler ortaya koydu. ERG'nin değerlendirmesinde, PISA 2025'te ilk kez kullanılan yoksunluk göstergesine dikkat çekildi. Buna göre Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 41,6'sı en az bir tür yoksunluk yaşadığını bildirdi. OECD ülkelerinde ise bu oran yüzde 11,6 olarak ölçüldü. Türkiye'de maddi yoksunluk bildiren öğrencilerin oranı da yüzde 34,3 olurken OECD ortalaması yüzde 7'de kaldı.

PISA'daki yoksunluk göstergesi, öğrencilerin temel ihtiyaçlara ve gündelik yaşam olanaklarına erişimini ele alıyor. Bu kapsamda uygun bir çift ayakkabıya veya yeni kıyafete sahip olma, banyo ya da duş imkânı, ücretli boş zaman etkinliklerine katılabilme, açık hava ekipmanlarına sahip olma ve ev içerisinde oyun oynayabilecek olanakların bulunması gibi ihtiyaçlar değerlendiriliyor. Bir öğrencinin söz konusu ihtiyaçlardan birine sahip olmaması tek başına yoksunluk olarak kabul edilmiyor; bunun yoksunluk kapsamında değerlendirilmesi için ailenin ihtiyacı ekonomik nedenlerle karşılayamadığını belirtmesi gerekiyor.

YÜZDE 53'Ü TAM GÜN OKULA GİTMEDİ
ERG'nin değerlendirmesinde öğrencilerin okula devam durumları da Türkiye açısından dikkat çeken göstergeler arasında yer aldı. PISA sınavından önceki iki hafta içinde Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 53'ü en az bir tam gün okula gitmediğini bildirdi. OECD ülkelerinde aynı oran yüzde 22 olarak ölçüldü.

Ders bazındaki devamsızlıkta da benzer bir fark görüldü. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 41'i, sınavdan önceki iki hafta içerisinde en az bir derse girmediğini belirtti. OECD ortalamasında bu oran yüzde 24 oldu. Buna karşılık okula veya derse geç kalma oranlarında Türkiye ile OECD arasındaki fark oldukça sınırlı kaldı. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 49'u geç kaldığını bildirirken OECD ortalaması yüzde 50 olarak kaydedildi.


ARŞİV