2026-2027 eğitim öğretim yılı için geri sayım başladı. Okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri 7-11 Eylül tarihleri arasında uyum eğitimine katılacak, okullarda birinci dönem ise 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Okulların açılmasına sayılı günler kala velilerin gündeminde kırtasiye, çanta ve diğer okul ihtiyaçlarının aile bütçesine getireceği yük var. Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Genel Başkanı Ömer Yılmaz ve Nedim Kırtasiye sahibi Nedim Şahin, okul alışverişindeki fiyatları, sektörün son durumunu ve velilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik yükü değerlendirdi. Sektör temsilcileri birçok üründe fiyatların geçen yıla yakın seyrettiğini belirtirken, özellikle ithal girdisi yüksek ürünlerde maliyet artışlarının daha belirgin olduğuna dikkat çekiyor. Temel okul ihtiyaçlarından oluşan bir alışverişin yaklaşık 2 bin 500 TL’yi bulabildiği ifade edilirken, dar gelirli aileler açısından eğitim harcamalarının giderek daha ağır bir yük haline geldiği vurgulanıyor.
“İTHAL ÜRÜNLERDE MALİYET ARTIŞI ÇOK”
TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Özellikle ağustos ayının ikinci yarısından itibaren okul alışverişlerinin hızlandığını görüyoruz. Veliler bir yandan çocuklarının ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamaya çalışırken diğer yandan bütçelerini koruyabilmek için fiyat araştırması yapıyor. Geçen yıla kıyasla satış adetlerinde çok yüksek bir sıçrama beklememekle birlikte, okul sezonunda ciroların yaklaşık yüzde 20-25 civarında artabileceğini öngörüyoruz. Buradaki artışın önemli bir bölümünün adet artışından ziyade maliyet ve fiyat seviyelerindeki yükselişten kaynaklanacağını da özellikle belirtmek gerekir. Özellikle ithal girdisi yüksek olan, plastik ve metal aksam içeren ürünlerde, çanta ve bazı teknolojik/elektronik ürünlerde maliyet artışları daha belirgin hissediliyor. Defter ve kâğıt ürünlerinde ise kâğıt, enerji, işçilik, baskı ve lojistik maliyetlerinin toplam etkisini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kırtasiye maliyetlerinin değişkenlik gösterebileceğini dile getiren Keresteci, “Burada öğrencinin yaş grubu, okulun ihtiyaç listesi ve tercih edilen ürünlerin marka ve kalite seviyesi büyük farklılık yaratıyor. Ancak temel okul ihtiyaçlarını düşündüğümüzde, bir öğrencinin çanta, matara, defter, kalem, silgi, kalemtıraş, boya grubu, cetvel seti ve benzeri temel ürünlerden oluşan alışverişinin yaklaşık 2 bin 500 TL gibi bir bütçe gerektirebildiğini söyleyebiliriz. Özellikle okul çantası, toplam alışveriş bütçesinde önemli bir pay oluşturuyor. Bu nedenle velilerin ürün seçiminde yalnızca fiyatı değil; dayanıklılığı, kullanım ömrünü ve çocuk sağlığı açısından güvenilirliğini de göz önünde bulundurması büyük önem taşıyor.” dedi.

Sahte kırtasiye ürünlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Keresteci, “Fiyat hassasiyetinin arttığı dönemlerde daha ucuz ürünlere yönelim artabiliyor. Ancak özellikle çocukların doğrudan temas ettiği kırtasiye ürünlerinde yalnızca fiyat odaklı tercihler çeşitli riskler barındırabiliyor. Kayıt dışı, standartlara uygun olmayan veya taklit ürünlerde kullanılan boya, plastik, yapıştırıcı ve benzeri malzemelerin içeriği konusunda yeterli güvence bulunmayabilir. Bu nedenle ürünlerin güvenilir ve kayıtlı satış noktalarından alınması; ambalaj üzerindeki üretici veya ithalatçı bilgilerinin, gerekli uyarıların, yaş ibarelerinin ve kullanım talimatlarının kontrol edilmesi gerekiyor. Aşırı keskin koku, kolay çıkan boya veya düşük kaliteli ambalaj gibi unsurlar da tüketiciler için uyarıcı işaretler olmalı.” şeklinde konuştu.

“MASRAFLAR AİLELERDE KAYGI YARATIYOR”
Okul harcamalarının bazı aileler için ekonomik yük oluşturduğunu söyleyen Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz, “Her eğitim öğretim döneminin başlangıcı, çocukların okula dönmesi açısından aileler için mutluluk verici olsa da artan eğitim masrafları velilerde ciddi bir kaygı yaratıyor. Özellikle açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan, asgari ücretle ya da sosyal yardımlarla geçinmeye çalışan aileler için kırtasiye, okul çantası, ayakkabı ve benzeri temel ihtiyaçlar bütçeyi önemli ölçüde zorluyor. Bazı veliler bu harcamaları karşılayabilmek için borçlanmak ya da diğer temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor. Oysa hiçbir çocuk ekonomik yetersizlikler nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmamalı. Eğitim giderlerinin yalnızca okulların açıldığı dönemde ortaya çıkan geçici bir yük olmadığı, eğitim öğretim yılı boyunca aile bütçesi üzerinde devam eden ciddi bir ekonomik ağırlık oluşturduğu unutulmamalı.” dedi.
Yılmaz, “Özellikle dar gelirli ailelere eğitim öğretim yılı başlamadan önce destek sağlanması büyük önem taşıyor. Çocukların okul ihtiyaçlarının karşılanmasında devletin ve yerel yönetimlerin sorumluluk üstlenmesi, ailelerin üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesine katkı sağlayacaktır. Eğitim temel bir haktır ve bu hakkın herkes için eşit şekilde erişilebilir olmasını sağlamak kamunun temel sorumluluklarından biridir. Karar alıcıların mevcut ekonomik koşulları dikkate alarak gerekli destek mekanizmalarını güçlendirmesi hem velilerin kaygısını azaltacak hem de çocukların eğitim hayatına daha sağlıklı koşullarda devam etmesini sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

“ESNAF FİYATLARI DAHA UYGUN”
Kadıköy’de bulunan Nedim Kırtasiye’nin sahibi Nedim Şahin ise şunları dile getirdi: “Şu anda daha çok klasör, delikli poşet, telli dosya ve tahta kalemi gibi kayıt döneminde ihtiyaç duyulan ürünler satın alınıyor; kayıt sürecinin ardından ise diğer okul malzemelerine yönelik satışların artmasını bekliyoruz. Birçok üründe fiyatlar geçen yılla hemen hemen aynı seviyede kalırken, bazı ürün gruplarında ortalama yüzde 15 civarında artış yaşandığını söyleyebiliriz. Bugün 10 TL’ye kurşun kalem veya silgi, 5 TL’ye kalemtıraş bulmak mümkün. Kırtasiye dükkânlarındaki temel ürün fiyatları, zincir satış noktalarına kıyasla çoğu zaman daha uygun olabiliyor. Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimler de zincir mağazalarda artık temel kırtasiye ürünlerinden çok çocukların ilgisini çekecek daha süslü ve farklı tasarımlı ürünlerin öne çıktığını, bunun da fiyatlara yansıdığını gösteriyor. Okulların alışveriş için öğrencileri ve velileri belirli zincir satış noktalarına yönlendirmesinin ise hem fiyatlar hem de tüketicinin tercih özgürlüğü açısından doğru bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum.”