“Mesleğimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz”

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi’nin 47’nci yılında düzenlediği basın açıklamasında mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı geçim kaygısı, işsizlik, güvencesizlik ve çalışma koşullarına dikkat çekti

21 Eylül 2026 - 11:32

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü kapsamında Kadıköy İskele Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya katılan mühendis, mimar ve şehir plancıları, “Yurt dışına göç değil, ülkemizde çalışmak istiyoruz”, “Asgari ücrete çalışıyoruz” ve “Fazla mesai gaspına, karşılıksız emek sömürüsüne son” yazılı dövizler taşıdı. 

GEÇİM KAYGISI VE İŞSİZLİK

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aydan Adanır Usta tarafından okunan açıklamada, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi’nin 47’nci yılına dikkat çekildi. Usta, aradan geçen yıllara rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı sorunların ağırlaştığını savundu.

Usta, “Derinleşen ekonomik kriz, yüksek hayat pahalılığı, düşük ücretler, işsizlik ve güvencesizlik meslektaşlarımızın yaşam koşullarını her geçen gün daha da çok zorlaştırmaktadır. Uzun yıllar eğitim gören, bilimsel ve teknik bilgi birikimiyle ülkenin gelişimine katkı sunması gereken mühendis, mimar ve şehir plancıları geçim kaygısıyla, işsizlikle ve meslek dışı çalışma baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır” dedi.

Ekonomi politikalarının meslek alanlarını daralttığını savunan Usta, özelleştirme, taşeronlaştırma ve kamusal yatırımlardaki gerilemenin çalışma koşullarını ve kamu hizmetlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Usta, mesleki denetimin zayıflamasının can ve mal güvenliğini, şehir plancılarının bilimsel bilgisinin dışlanmasının ise kentleşme süreçlerini etkilediğini ifade etti. 

KAMU VE ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞMA KOŞULLARI

Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının düşük ücretler, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsiz atamalar, ağırlaşan iş yükü ve güvencesiz istihdam biçimleriyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Usta konuşmasına şöyle devam etti: “Kamu kurumlarında yıllardır azaltılan teknik personel kadroları hem çalışan meslektaşlarımız üzerindeki sorumluluğu artırmakta hem de kamunun planlama, uygulama ve denetleme kapasitesini zayıflatmaktadır. Kamuda teknik hizmetlerin güçlendirilmesi ve nitelikli kamu hizmetinin güvence altına alınması için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarla istihdam edilmesi zorunludur.

Özel sektörde çalışan meslektaşlarımız ise düşük ücret, uzun çalışma süreleri, iş güvencesinden yoksunluk, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşulları altında mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır. TMMOB ile SGK arasında imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü'nün tek taraflı olarak feshedilmiş olması, meslektaşlarımızın ücretlerinin denetlenmesine yönelik önemli bir mekanizmayı ortadan kaldırmıştır. Mesleki sorumluluğun büyüklüğü ile alınan ücret arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır.”

GENÇLER UMUTSUZ, EMEKLİLER YOKSUL

Genç mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek yaşamına umutla değil, işsizlik ve gelecek kaygısıyla başladığının altını çizen Usta, “Plansız biçimde artırılan kontenjanlar, istihdam politikalarıyla ilişkilendirilmeyen yükseköğretim sistemi ve kamusal istihdamın daraltılması sonucunda diplomalı işsizlik giderek büyümektedir. Genç meslektaşlarımız ücretsiz ya da düşük ücretli stajlara, güvencesiz çalışma biçimlerine ve meslek dışı işlere mahkum edilmektedir.” şeklinde konuştu. Usta, yıllarını ve emeğini ülkenin kalkınmasına, üretimine, kentlerine ve kamusal hizmetlerine vermiş emekli meslektaşlarının da giderek ağırlaşan yaşam koşulları altında yoksulluğa itildiğini ekledi.

ÖRGÜTLÜ MÜCADELENİN GÜCÜ

TMMOB’nin meslek ve meslektaşların yanı sıra güvenli kentler, sağlıklı çevre, nitelikli kamu hizmetleri ve ülkenin üretim kapasitesi için de mücadele ettiğini belirten Usta, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “19 Eylül’ün bize bıraktığı en önemli miras örgütlü mücadelenin gücüdür. Bundan 47 yıl önce iş bırakarak taleplerini bütün ülkeye duyuran meslektaşlarımızdan aldığımız güçle bugün de emeğimize, mesleğimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.”


ARŞİV