Kadıköylülerden Rıhtım’daki cami projesine tepki

Kadıköylüler, Rıhtım’da yapılması planlanan cami ve otopark projesine karşı “Kadıköyüme Dokunma” diyerek İskele Meydanı’nda bir araya geldi.

28 Mart 2026 - 21:10

Kadıköy Rıhtımı’nda yapılması planlanan cami, şadırvan, kültür merkezi ve otopark projesine karşı çıkan Kadıköylüler, 28 Mart Cumartesi günü Kadıköy İskele Meydanı’nda basın açıklaması için bir araya geldi. Yaklaşık 33 bin 559 metrekarelik inşaat alanını ve 1.242 araçlık yer altı otoparkını kapsayan projeye tepki gösteren yurttaşlar, “Rıhtıma devasa cami projesi ihtiyaç değil, kent suçudur” pankartı açtı. Kadıköylüler, projenin kamu yararı, bilimsel veriler ve kent halkının iradesi gözetilmeden hayata geçirilmek istendiğini savunarak, bölgenin mevcut ihtiyaçlarıyla örtüşmediğini vurguladı. 

Basın açıklamasına İstanbul Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi temsilcileri, Kadıköy Belediyesi meclis üyeleri ve şehir plancıları da katılarak projeye ilişkin hukuki, teknik ve planlama boyutlarına dair değerlendirmelerde bulundu.

HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR 

İstanbul Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Aynur Savaş Uluğtuğ, Kadıköy Rıhtımı’nda yapılması planlanan cami ve yer altı otoparkı projesine ilişkin hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, buna rağmen otoparkın fiilen hizmet dışı bırakıldığını söyledi. Uluğtuğ, “Diyanet İşleri Başkanlığı, 2015 yılında Haydarpaşa Garı’nı da kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planında İSKİ Arıtma Tesisi alanı olarak görülen, fiilen ise otopark olarak kullanılan Moda Sahili’ndeki dolgu alanına cami yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuruda bulundu.” dedi. Kadıköy Belediyesi’nin açtığı ve TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin müdahil olduğu davada, İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin projeye ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiğini belirten Uluğtuğ, “Kadıköy Rıhtım mevkiindeki dolgu alanı üzerine yapılması planlanan cami, şadırvan, kültür merkezi ve diğer hizmet yapılarını kapsayan toplam 33 bin 559 metrekarelik inşaat alanı ile bin 242 araçlık yer altı otoparkı projesine ilişkin işlem iptal edildi.” diye konuştu.

Uluğtuğ, “Projenin iptali için açılan davada mahkeme, 30 Nisan 2025 tarihinde projenin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 420 ve 702 sayılı ilke kararları ile 2863 sayılı kanuna uygun şekilde projelendirilmediği gerekçesiyle işlemi iptal etti. Ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi, 15 Aralık 2025 tarihli kararıyla dosyadaki bilimsel bilirkişi raporunu dikkate almayarak ilk derece mahkemesinin iptal kararını kaldırdı ve davanın reddine hükmetti. Bu karar üzerine Kadıköy Belediyesi, 20 Ocak 2026 tarihinde Danıştay’a temyiz başvurusunda bulundu.” ifadelerini kullandı.

“KENT SUÇLARI HARİTASI”

İBB ve Kadıköy Belediyesi Meclis Üyesi Barış Antik ise projenin tekil bir uygulama olmadığını, 2015 yılından bu yana devam eden daha geniş bir sürecin parçası olduğunu dile getirdi. Antik, “Hukuki süreç devam ederken Kadıköy’de giderek genişleyen kent suçları haritasını bu projede de görüyoruz.” dedi.

Proje alanının dolgu zemin olduğuna dikkat çeken Antik, buranın İSKİ tarafından “ileri biyolojik arıtma tesisi” alanı olarak ayrılmış bir kıyı alanı olduğunu hatırlattı. Antik, “Kadıköylülerin kamu hakkı kapsamında kullanması gereken, hepimize ait bir alandan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

DOLGU ZEMİN VE DEPREM RİSKİ

Şehir plancısı Fatma Gül Eryıldız da yaptığı değerlendirmede, itirazın yalnızca bir yapı ya da mimari tercih meselesi olmadığını vurguladı. Eryıldız, projenin kent planlaması ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırdığını belirterek, “Bugün itiraz ettiğimiz şey, kentin kamusal geleceğinin halktan, bilimden ve kamu yararından koparılarak ideolojik ve rant odaklı bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmesidir” dedi. Kent planlamasında bir alanın kullanımının gerçek ihtiyaçlar, mekânsal bütünlük, altyapı gereklilikleri, afet riski ve ulaşım etkileri gözetilerek belirlenmesi gerektiğini söyleyen Eryıldız, bu kriterlerin göz ardı edildiğini ifade etti. 

İstanbul’un deprem riski altında olduğuna dikkat çeken Eryıldız, “Bu alanın dolgu zemin olduğu ve sıvılaşma riski taşıdığı biliniyor. Böyle bir zeminde bu ölçekte bir yapı inşa etmek can güvenliği ilkesine aykırıdır. Kentte öncelik gösterişli projeler değil; güvenli yapı stoğu, dayanıklı altyapı ve afetlere karşı kamusal hazırlık olmalıdır.” şeklinde konuştu.

Proje alanına yakın mesafede çok sayıda ibadet alanı bulunduğunu belirten Eryıldız, “Bu durumda sormamız gereken soru şu: Bu proje gerçekten kamusal bir ihtiyaca mı hizmet ediyor, yoksa kamusal alanı ideolojik olarak yeniden mi dönüştürüyor?” sorusunu yöneltti.

 


ARŞİV