Kadıköy’de “Büyük Kadın Buluşması”

8 Mart Kadın Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen Büyük Kadın Buluşması’nda binlerce kadın şiddet, yoksulluk ve sömürüye karşı Kadıköy’den ses yükseltti

08 Mart 2026 - 17:41

8 Mart Kadın Platformu’nun çağrısıyla buluşan binlerce kadın, Boğa Heykeli’nden Kadıköy İskele Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Kadınlar “Yoksulluğa, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı kadınlar isyandayız”, “Yoksulluğa ve şiddete karşı mücadelemiz var, yaşasın 8 Mart”, “İstismarcıları koruyan karanlık düzene karşı mücadelemiz var” ve “Kadın cinayetleri politiktir” yazılı dövizler taşıdı.

“BUGÜN SUSARSAK NE ZAMAN KONUŞACAĞIZ?”

Adalet arayan birçok kadın eylemde söz aldı. Katledilen Ceyda Yüksel’in annesi, “Bu 8 Mart’ta umarım bir daha hiçbir kadın katledilmez. Kızım, sanığın cinsel isteğini reddettiği için mahkeme haksız tahrik indirimi verdi. İstinaf ve Yargıtay da bu kararı onadı. Aile Bakanlığı’nın itirazı da reddedildi. Dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdım, gerekirse AİHM’e de götüreceğim. Kızımın cinsel isteği reddetmesi tahrik sayıldı. Eğer bugün susarsak ne zaman konuşacağız?” dedi.

“KADINLARIN HAYATI DEĞERSİZ GÖRÜLDÜ”

Rojin Kabaiş’e Adalet Platformu adına yapılan açıklamada, "Şule Çet davasında gördük, Gülistan Doku’da gördük. Mevcut sistemin yaptığı ilk şey, gerçekleri açığa çıkarmak değil; failleri aklamak ve bunun için ‘lisanslı çözümler’ üretmek oldu. Şule Çet yedinci katta bulunduğunda akıllarına ilk gelen şey ‘intihar’ demek oldu. Gülistan Doku için kayboldu dedikleri, aslında bir kaybedilmeydi, şüpheli bir durumdu ve gerçekleri gizlemek istediler. Biz bunu hep birlikte teşhir ettik. Bugün de aynı sebeple Rojin Kabaiş için buradayız. Gerçekler açığa çıkarılmak yerine üzeri örtüldü, failler korundu ve kadınların hayatı değersiz görüldü. Biz kadınlar buna inanmadık ve inanmayacağız.” ifadeleri kullanıldı.

“AİLE YILI PROGRAMINI KABUL ETMİYORUZ”

Basın açıklamasında, “Kadınlara ‘aileyi koru’ diyenler, şiddetten kaçabilecekleri mekanizmaları kurmuyor. Asgari ücreti açlık sınırının altında bırakan iktidar öte yandan Türkiye’de toplam doğurganlık hızının 1,5’in altına düşmesinden yakınıyor. Sermayenin ucuz iş gücü arayışının nüfus planlanması olarak sunulmasını, kadınlara ve çocuklara güvenli bir gelecek vaat etmeyen bu sistemin ‘aile yılı’ programını kabul etmiyoruz.” denildi.

“Cinsel yönelimlerimize ve cinsiyet kimliklerimize yönelik baskıyı ve nefret suçlarını meşrulaştıran yargı paketlerini kabul etmiyoruz” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Özgürlük ve eşitlik için buradayız, emeğimize sahip çıkıyoruz. Hayatlarımızı bu ölüm düzeninin çarklarına teslim etmiyoruz. Evlerden, işyerlerinden, kampüslerden ve sokaklardan geldik, mücadelemizi büyütüyoruz. Yoksulluğa, şiddete, sömürüye, savaşa karşı isyandayız. Savaşın, kapitalist sömürü düzeninin, onun içinde yeniden üretilen erkek egemenliğin, transfobinin, homofobinin ve ırkçılığın olmadığı özgür bir dünyayı biz kuracağız.”


ARŞİV