1 Eylül Dünya Barış Günü, tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlanırken İstanbul’daki kutlamanın adresi Kadıköy oldu. İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla 1 Eylül Salı günü Kadıköy Altıyol’da bir araya gelen sendika ve siyasi parti temsilci ve üyeleri ile yurttaşlar, İskele Meydanı’na kadar “Yaşasın Barış”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği” sloganı ile yürüdü. Yürüyüşte DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve İskender Bayhan da yer aldı. İskele Meydanı’nda “Şimdi Barışı Büyütme Zamanı” pankartı etrafında bir araya gelenler adına basın açıklamasının Türkçe metnini DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, Kürtçe metnini ise Figen Yaşar okudu.

“YAŞAMIN BÜTÜN DEĞERLERİ TAHRİP EDİLİYOR”
Hitler ordularının Polonya’yı işgal ederek II. Dünya Savaşı’nı başlattığı tarih olan 1 Eylül’ün, Dünya Barış Konseyi kararıyla Dünya Barış Günü ilan edildiğini hatırlatan DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, bugün hâlâ dünyanın dört bir yanındaki halkların, emperyalist hegemonik güçlerin savaş politikalarıyla çepeçevre sarılmış durumda olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Filistin’den, Lübnan’dan İran’a, Ortadoğu’dan, Afrika'ya dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca insan öldürülüyor, yaralanıyor, yerinden ediliyor. NATO'nun yayılmacı politikaları nedeniyle, Avrupa'da bile savaşın yayılması riski yaşanıyor. Kentler, hastaneler ve okullar yıkılıyor; çocukların geleceği ellerinden alınıyor. Bölge halklarının insan onuruna yaraşır biçimde yaşamasını sağlayacak kaynaklar, insanların kanını oluk oluk akıtmak için harcanıyor. Savaşlar yalnızca cephelerde yaşanmıyor. Savaşın faturası acının düştüğü evlerde, sofralarımızda, işyerlerimizde, okullarımızda ve hastanelerimizde karşımıza çıkıyor. Ekolojik denge yerle bir ediliyor; kadınlar, çocuklar ve gençler savaşların en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor. Toplumsal yaşamın bütün değerleri tahrip ediliyor.”

“BARIŞ MÜCADELEMİZİ BÜYÜTÜYORUZ”
“Emek, Barış ve Demokrasi Güçlerini oluşturan sendikalar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri olarak 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış mücadelemizi büyütüyoruz.” diyen Arslanoğlu, Barış Günü’nde talepleri şöyle sıraladı: “Haksız ve hukuksuz biçimde tutsak edilen siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar ve kadın mücadelesi aktivistleri derhal serbest bırakılsın. OHAL’in KHK’leri ile barış talebinde bulunduğu için işinden ve ekmeğinden edilen emekçiler görevlerine dönsün, grevlerin suç sayılmasın. İşçinin emeğinin karşılığını aldığı, kamu emekçisinin yoksulluğa mahkûm edilmediği, emeklinin geçim sıkıntısıyla boğuşmadığı, gençlerin gelecek kaygısına ve umutsuzluğa hapsolmadığı bir yaşam. Kayyum politikaları son bulsun, seçme, seçilme, ifade ve örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınsın. Kadınların evde, sokakta ve işyerinde şiddete, tacize ve ayrımcılığa uğramadığı eşit ve özgür bir yaşam istiyoruz. Dağlarımızın, ovalarımızın, ormanlarımızın ve sularımızın sermaye güçlerine kurban edilmesin. Halkların, kimliklerin ve inançların kendi dilleriyle, kültürleriyle ve kimlikleriyle özgürce yaşayabildiği, eşit yurttaşlığın güvence altına alındığı bir düzen istiyoruz. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere halkın ihtiyaçlarının karşılandığı, kamu kaynaklarının silahlanma bütçelerine feda edilmediği; çocukların okula aç gitmediği, hastaların tedaviye erişebildiği ve gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı bir yaşam istiyoruz.”

Arslanoğlu, açıklamayı şu sözlerle bitirdi: “Barış, yalnızca savaşın sona ermesi değil; adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve demokrasinin yaşamın her alanında var olmasıdır. Kalıcı barış, işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, kadınların, gençlerin, halkların ve tüm ezilenlerin ortak mücadelesiyle kurulacaktır. Savaşa karşı barışı, sömürüye karşı emeği, baskıya karşı özgürlüğü, ayrımcılığa karşı eşitliği büyütmeye devam edeceğiz. Barışın inşasının işçilerin, emekçilerin omuzlarında yükseleceğini bir kez daha ilan ediyoruz.”