Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerini ve gerçek saha durumunu analiz ederek Sendikalaşma ve Toplu Pazarlık Raporu Ocak 2026’yı yayınladı. Rapora göre, Türkiye’de sendikalaşma oranı yüzde 14,5 olarak ifade edilse de kayıt dışı istihdam da dikkate alındığında fiili sendikalaşma oranı yüzde 12,3’e düşüyor. Raporda, özellikle özel sektörde sendika üyeliği ile toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamının oldukça sınırlı olduğu vurgulandı.
Raporda, değerlendirmelerin; ÇSGB’nin 17 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan işkolu tebliği ile Aralık 2025’e ait Bakanlık verileri temel alınarak yapıldığı belirtildi. Ayrıca çalışmada, sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki işçi sendikalarıyla sınırlı olarak ele alındığı ifade edildi.

GERÇEK ORAN YÜZDE 12,3
Raporda, ÇSGB’nin Ocak 2026 verilerine göre sendika üyesi işçi sayısının 2 milyon 413 bin 790, sigortalı işçi sayısının ise 16 milyon 699 bin 84 olduğu aktarıldı. Bu veriler üzerinden hesaplanan resmi sendikalaşma oranının yüzde 14,5 olduğu belirtilirken, söz konusu oranın gerçek tabloyu yansıtmadığına dikkat çekildi. Raporda, bakanlığın açıkladığı sendikalaşma oranının iki temel nedenle eksik kaldığı vurgulandı: Kayıt dışı çalışanların hesaba katılmaması nedeniyle oranın fiili durumdan daha yüksek görünmesi ve bu oranın toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamındaki sendikalı işçi sayısını göstermemesi.
Kayıtlı ve kayıt dışı tüm işçilerin birlikte değerlendirilmesi durumunda fiili sendikalaşma oranının yüzde 12,3’e düştüğünün ifade edildiği raporda, kamu işçileri de dahil olmak üzere toplam 19 milyon 571 bin işçinin yalnızca 2 milyon 414 bininin sendika üyesi olduğu, 17 milyon 157 bin işçinin ise herhangi bir sendikaya üye olmadığı belirtildi. Bu tabloya göre, Türkiye’de işçilerin yüzde 87,7’sinin sendikasız olduğu kaydedildi.
Raporda, sendikalaşma oranının tek başına sağlıklı bir ölçüt olmadığı, asıl belirleyici göstergenin toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamı olduğu ifade edildi. İşkolu ve işyeri barajları, TİS yetkisinin uzun sürelerde sonuçlanması ve sendikal faaliyetler nedeniyle yaşanan işten çıkarmalar gibi nedenlerle, TİS kapsamına giren işçi sayısının sendika üyesi işçi sayısının oldukça gerisinde kaldığı belirtildi.

“ÖZEL SEKTÖRDE DURUM VAHİM”
Raporda şu değerlendirmeye yer verildi: “Resmi sendikalaşma oranı yüzde 14,5 olarak açıklanmasına rağmen, işçilerin sadece yüzde 9,6’sı toplu iş sözleşmesi kapsamındadır. Bir diğer ifadeyle işçilerin yaklaşık yüzde 90’ı toplu iş sözleşmelerinden yararlanamıyor ve sendikal korumaya sahip değildir. Bu nedenle ÇSGB tarafından açıklanan yüzde 14,5’lik sendikalaşma oranı fiili durumu yansıtmayan yapay bir orandır. Genel sendikalaşma oranları kamu işçilerini ve özel sektör işçilerini birlikte ele aldığı için nispeten yüksektir. Kamu işçileri arasındaki yüksek sendikalaşma oranı nedeniyle ortalama sendikalaşma yüzde 14,5’e yükselmektedir. Oysa özel sektörde durum çok daha vahimdir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre özel sektörde sigortalı olarak çalışan 15 milyon 757 bin işçinin 1 milyon 76 bini sendikalı iken kamu sektöründeki 1 milyon 602 bin işçinin 1 milyon 210 bini sendikalıdır. Böylece kamu sektöründe çalışan işçilerin yüzde 75,6’sı sendika üyesi iken özel sektörde çalışan sigortalı işçilerin ise yüzde 6,8’i sendika üyesidir. Ancak özel sektörde gerçek durum daha da vahimdir."