Avrupa Şehirler Birliği (Eurocities) ve Balkan Şehirleri Ağı (B40) üyesi belediye başkanları, İstanbul’a gelerek İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek ziyaretinde bulundu. Konuk heyette Barselona Belediye Başkanı ve Eurocities Başkan Yardımcısı Jaume Collboni, Sofya Belediye Başkanı ve B40 Başkanı Vasil Terziev, Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomaseviç, Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, Timișoara Belediye Başkanı Dominic Fritz, Utrecht Belediye Başkanı Sharon Dijksma, Budapeşte Belediye Başkanı Gergely Karacsony, Paris Belediye Başkan Yardımcısı Arnaud Ngatcha ve Madrid Uluslararası İlişkiler Genel Müdürü Jose Francisco Herrera Antonaya yer aldı. Eurocities Genel Sekreteri Andre Sobczak da heyete eşlik etti.
Saraçhane’de İBB Başkanvekili Nuri Aslan tarafından karşılanan heyette, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek, Suat Özçağdaş ve İlhan Uzgel ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da hazır bulundu. Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da heyetle bir araya geldi.
Ortak basın toplantısında konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “19 Mart’ta Sayın İmamoğlu’nun haksız yere hapse atılmasıyla doruk noktasına ulaşan süreci Avrupalı meslektaşlarımızla paylaştık. Konuk heyetin cezaevinde görüşme talebi reddedildi. Buna rağmen hep birlikte Silivri’ye giderek dayanışmamızı ortaya koyacağız. Çünkü bu normal bir yargı süreci değil, tüm dünyanın gözü önünde yürütülen siyasi bir operasyondur.” dedi.
Aslan, İmamoğlu hakkında 90’dan fazla soruşturma açıldığını hatırlatarak, “Bu baskılar bizi yolumuzdan çeviremez. Demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelemiz hem İstanbul’da hem Türkiye’de sürecek. Yanımızda duran, demokrasi ve adalete inanan tüm meslektaşlarımıza ve dostlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
COLLBONİ: “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İÇİN BİR ARADAYIZ”
Barcelona Belediye Başkanı ve Eurocities Başkan Yardımcısı Collboni ise, “Bugün burada, İBB’de, sizlere dayanışma mesajımızı göstermek ve değerli meslektaşımız İmamoğlu’nun yanında olduğumuzu göstermek istiyoruz. Sayın Dilek Kaya İmamoğlu’na da sergilediği cesaret için teşekkür ediyoruz. Bu misyonumuzun başlangıcı, Eurocities ve Gent Belediye Başkanı Mathias De Clercq tarafından harekete geçirilmiştir. Kendisi bizzat burada bulunamadı. Ama bu toplantıda ne kadar çok istediğini biliyorum. Muğla’dan Sayın Aras, bize, Baraga’da bir davetiye vermişti geçtiğimiz Haziran’da ve biz de buraya geldik. Avrupa belediye başkanları olarak İstanbul’a geldik ve Belediye Başkanı Sayın İmamoğlu’na dayanışmamızı göstermek için buradayız. Şehirler, gerçek demokrasinin somut olduğu yerlerdir. İnsanların onuru, eşitliği ve kamu hizmetlerini, yaşadığı ve günlük ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerdir. Bu nedenle biz Avrupa belediye başkanları olarak; özgürlük, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için bir aradayız. Sayın Ekrem İmamoğlu, çok güçlü bir şekilde bize bir hatırlatmada bulundu. Şehirler, adaletin somutlaştığı, elle tutulur hale geldiği yerlerdi. Biz, ortak hedeflere şehirlerde ulaşabiliriz.” dedi.
“TÜM YURTTAŞLARA AİTTİR”
İmamoğlu’na layık görülen “Özel Demokrasi Ödülü”, Collboni tarafından Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’na takdim edildi. Dilek İmamoğlu, eşinin Silivri’den gönderdiği mesajı heyetle paylaştı. İmamoğlu mesajında ödülün sadece kendisine ait olmadığını belirterek şunları belirtti: “ Bu ödül, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında adalet ve özgürlük için direnen, otoriter baskılara boyun eğmeyen tüm yurttaşlara aittir. Çocukların savaşlarda hayatını kaybettiği, masum sivillerin katliamlara kurban gittiği, basının susturulduğu, muhalif seslerin hedef alındığı, yargının bir silaha dönüştürüldüğü bir çağda yaşıyoruz. İşte biz, tüm bu tabloya karşı, demokrasinin sadece bir yönetim biçimi değil, insanlığın ortak vicdanı olduğunu hatırlatıyoruz. Ülkemizin ve dünyanın karşı karşıya olduğu zorlukları da, geleceğe dair umudumuzu da en yakından hissedenler şehirlerdir. Halkın taleplerinin, özgürlük özleminin, adalet arayışının en doğrudan duyulduğu yerler yine şehirlerdir. İstanbul’da biz, bunu katılımcı, yeşil, adil ve demokratik bir yönetim modeliyle hayata geçirdik. Biz, ‘İstanbul Modeli’ni tüm ülkeye yaymak istedik. Bugün hapiste olmamın nedeni, bu değişim isteği, daha demokratik, adil ve refah içinde bir ülke özlemidir.”
“KARARLILIĞIM AZALMADI; TAM TERSİNE DAHA DA GÜÇLENDİ”
5 aydır tutuklu olmasına rağmen kararlılığının azalmadığını ifade eden İmamoğlu “Ben, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı ve partimin seçilmiş cumhurbaşkanı adayı olarak, bu ödülü başta kendi şehrim, kadim ve dirençli İstanbul olmak üzere direnen ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden tüm şehirlerin ve demokrat yurttaşların ortak iradesi adına kabul ediyorum.”dedi.
İmamoğlu’nun mesajının okunmasının ardından, bazı konuk belediye başkanları da görüşlerini Türkiye, Avrupa ve dünya kamuoyu ile paylaştı:
“OMUZ OMUZA DURMAK İÇİN BURADAYIZ”
Sofya Belediye Başkanı Terziev: “Belediye başkanları saldırıya uğradığında, bu şahsi bir saldırı değil, milyonlarca insanın, demokrasi yolunda inanca sahip olan insanların umutlarına yapılan bir saldırıdır. Bugün İstanbul’da bulunmamızın sebebi, yalnızca İmamoğlu’nun değil, hiçbirimizin susturulamayacağını göstermek içindir. Biz, halklarımız tarafından seçildik. Kendilerini temsil ederek, demokratik toplum değerlerini savunmak için buradayız. Farklı kültürlere sahip, farklı ülkelerden geliyor olsak da fedakarlık ve kararlılıkla savaşarak, ülkelerimizde demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü tesis etmek, güçlü kurumlar, bağımsız hukuk ve adalet sistemleri kurmak için çalıştık. Bu mücadelemiz hiçbir zaman sona ermeyecek. Bu nedenle İmamoğlu ve Türk halkı için sesimizi yükseltiyoruz. Özgür şehirler olmadan demokrasi yoktur. Hukukun üstünlüğü olmadan özgürlük yoktur. Bu nedenle Sayın Ekrem İmamoğlu’yla omuz omuza durmak için, Türkiye halkıyla ve belediye başkanlarıyla yan yana durmak için buradayız. Mücadeleden de vazgeçmeyeceğiz.”
Utrecht Belediye Başkanı Dijksma: “Şehrimiz, kendini ‘insan hakları şehri’ olarak tanımlamaktadır. Aynı zamanda Hollanda Belediyeler Birliği’ni temsilen buradayız. Artık tarihte bir dönüm noktasında olduğumuzu düşünmekteyiz. Tüm dünyada otokratik liderler, demokratik değerlerimizi elimizden almaya çalışmaktadır. Bu nedenle dayanışmamızı göstermek, farkındalık oluşturmak ve politik baskıları, bizlerin bu değerlerini yıkmaya çalışanların üzerine yıkmak için buradayız. Ekrem İmamoğlu hapse atıldığında, sadece büyük ve başarılı bir belediye başkanı değil, aynı zamanda bir eş ve bir baba hapse atılmış oldu. Bu, bence gerçekten yürek burkan bir durum ve biran önce sona ermelidir.”
Atina Belediye Başkanı Doukas: “Demokrasinin beşiği olan Atina’dan gelerek, Sayın İmamoğlu’nu varlığımızla, bir dayanışma ruhuyla perçinlemek için buradayız. Burada demokrasi mücadelesi için bulunmaktayız. Ve umudumuzu ayakta tutmak için buradayız.”
Zagreb Belediye Başkanı Tomaseviç: “Türkiye’de gördüğümüz şu şekilde: Sadece muhalefet belediye başkanları yolsuzluk suçlamalarıyla hapse atılıyor ve bu da kafalara bazı soru işaretleri getiriyor. Ekrem Bey, benim için bir meslektaş değil sadece. Kendisini aynı zamanda şahsi bir dostum olarak görmekteyim. Bu vesileyle, gösterdiği destek ve sergilediği güç için Sayın Dilek Kaya İmamoğlu’nu da tebrik etmek istiyorum. Şahsi inancım; Sayın Ekrem İmamoğlu’nun masum olduğu yönündedir. Bu inancımın sebebi de kendisiyle pek çok kez görüşmüş olmam, kendisini tanıyor olmam ve kendisinin verdiği tepkileri görmüş olmamdı. Söyleyebileceğim tek şey; oldukça dürüst, oldukça karakterli ve cesur bir insan olduğudur. Her zaman kamu yararını kendi şahsi çıkarlarının önünde tutan bir insan olduğu yönündedir görüşüm. Burada sadece birkaç Avrupa şehrinin başkanı olabilir. Ancak pek çok Avrupa şehrinin belediye başkanının imzalamış olduğu bildirimizde de görüleceği üzere, Sayın Ekrem İmamoğlu, tüm Avrupa’daki en saygın belediye başkanlarından biridir.”
Madrid Belediye Başkanı José Luis Martínez-Almeida adına da Uluslararası İlişkiler Genel Müdürü Antonaya, bir konuşma yaptı: “Dünya genelinde de seçilmiş belediye başkanları, yerel hükümetler, popülist otoriter liderlerin baskılarıyla karşı karşıyalar. Burada da durumun böyle olduğunu görüyoruz. Şahsi motivasyonlarla suçlandıklarını, tutuklandıklarını ve yargı tacizine maruz kaldıklarını, bu yöntemlerle de demokratik kurumların temelden engellenmeye ve susturulmaya çalışıldığını görüyoruz. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması da ne yazık ki bu küresel trendin bir göstergesi. Doğruluğuna kimsenin inanmadığı birtakım iddialarla, siyasi motivasyon sahibi iddialarla tutuklanmış olması, halkın demokratik iradesine layık olması ve cumhurbaşkanlığına aday olmasına engel olma çabalarından başka bir şey değildir.”