"Hayat çok pahalı, bayramın tadı nasıl yaşansın"

Eskiden bayram gelince evlerde telaş, sokaklarda neşe olurdu. Şimdi vatandaş pazarda sadece temel ihtiyaçlarını alabilmenin hesabını yapıyor. Artan hayat pahalılığı, birçok kişi için bayram sevincini gölgede bırakırken, insanlar en çok da eski bayramların sıcaklığını özlüyor

21 Mayıs 2026 - 15:04

Hülya ARSLAN-Seyhan KALKAN VAYİÇ

Çarşı ve pazarda Kurban Bayramı hareketliliği ve heyecanı yok. Onun yerine eski bayramlara özlem ve ekonomik kaygılar var. Kadıköy Göztepe semt pazarında vatandaşlara bayram hazırlığını sorduk. Artan pazar fiyatlarından yakınan yurttaşlar, artık bayram için özel alışveriş yapamadıklarını, eski bayramların heyecanının kalmadığını dile getirdi. Sadettin Demir, “Torunlar gelirse şimdi onlara ne vereceğiz diye hesabını yapıyoruz.” diyerek yaşanan ekonomik sıkıntıya dikkat çekti. 

“NE NEŞESİ NE DE HEYECANI KALDI”

Aile büyüklerinin kaybı ve çocukların da evden gitmesiyle bayramların tadının kalmadığını dile getiren Sevgi Kineş, “Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu da biliyorsunuz.  İnsanın içinde ne yaşam sevinci, ne bayram neşesi ne de bayram inancı bıraktılar. Çünkü her şey şov, gösteriş, para… Bunun verdiği bir uzaklaşma var açıkçası. Tepki var. Bayram sanki onlarınmış gibi hissediyoruz. Onu hissettiğimiz için de uzaklaşıyoruz. Çocuklarımız zaten uzaklaştı. Dolayısıyla şu an 19 Mayıs'ın coşkusunu yaşamaya çalışıyorum.” diye konuştu.

“HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ DEĞİL”

Eksi bayramlarda hakim olan toplumsal yakınlık ile saygı ortamının yerini günümüzde bireysel tatil anlayışının aldığını dile getiren Levent Seçkin, şöyle devam etti: “Eski bayramlarda daha küçük bir şehirdeydim. Orada herkes birbirini tanırdı. Saygı, sevgi çok daha fazlaydı. Herkes bayramlaşmaya giderdi. Çay-kahvenin yanında muhakkak bir şeyler ikram edilirdi. Hiçbir şey eskisi gibi değil tabii. Ekonomik olarak zaten felaket. Ekonomi insanların bayramlarını, tatillerini etkileyen bir yere geldi. Ekonomik şartları müsait olan tatile çıkıyor. Eskisi gibi bayram yok.”

Çocukluğunun köyde geçtiğini o yüzden eskiden bayram neşesini yaşadığını dile getiren İpek Şahin, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Ellerimize kına yakardık. Sabaha kadar ‘benimki daha güzel’ diyerek dolaşırdık. Çeşit çeşit kıyafetimiz yoktu ama neşemiz, mutluluğumuz,  sevgi ve saygı vardı. Ama şu an özel günleri sevmiyorum. Yanımda annem, babam ve sevdiklerim yok. Kederleniyorum. Zaten ekonomi de çok kötü. Bu ne hayat pahalılığı. Ben tek başımayım. Çocuğu olanlar ne yapsın, bayramın tadını nasıl yaşasın. Evine kimseyi davet edecek durum da kalmadı. Hayat çok pahalı.”

 “EMEKLİ MAAŞI İLE GEÇİNMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Pazarda alışveriş yapan Sadettin Demir, artan fiyatlar nedeniyle bayram öncesi alışverişin her geçen gün daha da zorlaştığını söyledi. Pazardaki ürünlerin fiyatlarının cep yaktığını söyleyen Demir, emekli maaşıyla geçinmeye çalıştıklarını şu sözlerle ifade etti: “Alışveriş tek kelimeyle felaket. Eskiden pazara çıktığımızda 500 lirayla arabayı dolduruyorduk. Şimdi ise bin 500,  bazen bin 700 lira harcıyoruz. Bayram için ekstra bir alışveriş yapamıyoruz. Çünkü bu pazardan aldıklarımızla ancak bir hafta idare ediyoruz. Bayramda torunlar gelirse onlara ne vereceğimizin hesabını da yapıyoruz. Eski bayramların heyecanı da kalmadı. Artık herkes temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.”

“HİÇBİR HAZIRLIK YAPMADIM”

Emekli öğretmen Gülen Göçener ise bu yıl bayram için hiçbir hazırlık yapmadığını söyledi. Geçim sıkıntısının emeklileri her geçen gün daha fazla zorladığını belirten Göçener, bayram alışverişinin artık rutin ihtiyaçların dışına çıkamadığını ifade etti. Göçener, “Kızım, torunum gelecek ziyaretime o kadar. Yiyecek olarak her zamanki hazırlık olacak.” dedi. “Emekli parasıyla çok zorlanıyorum. Kendi evim ve birikimim olmasa yaşamam mümkün değil.” diyen Göçener, “Çocukluğumdaki bayramların heyecanı artık kalmadı. Şimdi gençlerde de o heyecan yok. Çalışan çocuklarımız bayramı tatil gibi görüp gezmeye gidiyorlar. Büyüklerini ziyaret etme ve bayramlaşmanın çok önemi kalmadı.” ifadelerini kullandı.

“ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, YAŞAM ZORLAŞTI”

Işıl Altıner ise eski bayramlarda ailelerin bir araya geldiğini belirterek, “Şimdi herkes bir yerlere kaçıyor. Bayram yaklaşınca ayakkabılar, kıyafetler alınırdı. Annem onları yatağın ucuna dizerdi. Artık onlar kalmadı. İnsanların alım gücü de çok düştü. Bu da yaşamı çok zorlaştırıyor. Doktor eşim rahmetli oldu, oğlum doktor ama ona rağmen zorlandığımız oluyor.” dedi. 

 

 

ARŞİV