Divan Şairesi Adile Sultan'ın Kasrı direniyor

Validebağ Korusu'nun tarihini araştıran Dr. Nurcan Armağan, korunun geçmişine dair ilginç ve gün ışığına çıkmamış bilgileri siz okurlarımızla paylaşıyor

24 Temmuz 2015 - 09:33
Üsküdar ve Kadıköy ilçesi sınırında Tophanelioğlu Caddesi, Kalfaçeşme Sokağı ve Atıf Bey Sokağı ile çevrilmiş, 780 bin metrekareden zaman içerisinde yaşadığı kayıplar ile yaklaşık 354 bin metrekareye düşen Validebağ Korusu; içinde sayısız ağaç, bitki, hayvan türü barındırmakta olup Anadolu yakasının can damarından biridir.
Çeşitli kaynaklardan edinilen bilgilere göre; koru yaklaşık 200 yıl önce III. Selim’in yaptırdığı bir bağ evi ile hayat bulmuştur. Alanın mülkiyeti Sultan Abdülmecid’e geçtikten sonra annesi Bezmialem Valide Sultan’a hediye edilmiştir. Yurtiçinden ve yurtdışından getirilen bitki türleriyle arazi modern bir botanik bahçesine çevrilmiştir. Valide Sultan’ın vefatından sonra Validebağ arazisi Altunizade ailesinin mülkiyetine geçmiş, Altunizade İsmail Zühtü Paşa, burada Küçük Su Kasrı’na benzeyen bir köşk inşa ettirmiştir. Bu köşkün güzelliğini duyan Sultan Abdülaziz “Sen sultanlara layık bir köşk yaptırmışsın, öyle mi?” sözü üzerine köşkü “Sultanlara layık bu köşk size hediyemdir” diyerek padişaha verir. Ancak padişah, köşkün halk arasında “İsmail Paşa Köşkü” diye anılmasından rahatsız olup köşkü yıktırır; yerine günümüze kadar gelen kasrı yaptırır.

KADINLARA ARMAĞAN
Kasır, kadınların haremden dışarı çıkmasına öncülük eden, yardımseverliği ve hümanistliği ile çok sevilen Adile Sultan’a hediye edilir. Adile Sultan’ın kızı Hayriye Sultan’ın vereme yakalanıp, annesine ait bu köşkte bir müddet tedavi gördüğü birçok kaynakta yer almaktadır. Kasrın havasının güzel olması, manzarası ve bol sulu bir yere kurulmuş olması Hayriye Sultan'ı verem denilen illetten kurtaramasa da daha sonraları burada yüzlerce hastanın tedavi olacağı bir sağlık kompleksi olabilmesinin ilk adımlarını atmıştır. Kasır, 1909 yılına kadar Osmanlı hanedanının valideleri tarafından kullanılmaya devam etmiştir.
1916-1917 yıllarında kız öğrenciler için Dar-ül Eytam (Yetimler Yurdu) olarak düzenlenmiş, sonrasında Maarif Vekaletine bağlanmış ve “Validebağ Şehir Yatı Mektebi” olarak hizmet vermeye başlamıştır.
Ülkenin tarihsel mirası olan Validebağ Korusu, Cumhuriyet döneminde Atatürk tarafından Maarif Vakaletine devredilmiştir.

VEREMLİ ÇOCUKLAR İÇİN…
Adile Sultan Kasrı da boş ve bakımsız kalmaması için 1927’de 60 yataklı bir çocuk prevantoryumuna dönüştürülmüştür. Burada tedavi gören çocukların eğitimlerinde kadrolu öğretmenler görev almıştır.
1973 yılında Validebağ Öğretmen Hastahanesi’nin açılmasıyla, Adile Sultan Kasrı hizmet dışı kalmış, 1991’de dönemin Milli Eğitim Müdürü Turgut Akan’ın önerisiyle, öğretmenevi ve kültür merkezine dönüştürülmesine karar verilmiştir. Tarih içerisinde gerek fonksiyon değişikliği, gerekse bakım amacıyla yapı defalarca restorasyon geçirmiştir. Örneğin; Prevantoryum olarak kullanıldığı yıllarda mevcut çatı kaldırılarak tedavi amaçlı solaryum katı ilave edilmiş, ancak bu ilave öncesinde, statik incelemesi yapılmadığından, bu kat daha sonra yıktırılmıştır. Bu ilaveler ve yıkımlar Kasrın orjinalliğine ve sağlamlığına gölge düşürmüştür. En son haline ise 2008 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları ile gelinmiştir. Restorasyon çalışmaları sırasında birçok parçanın tahrip olduğu veya yerinin değiştiği de tespit edilmiştir. Bu sözleri doğrularcasına hamamın kurnası bahçe içerisinde çeşme olarak segilenmekte, tarihe tanıklık etmiş bu eserlerin bu şekilde yitip gitmesi içimizi acıtmaktadır.
1.DERECE TARİHİ ESER
Kasır dikdörtgen biçiminde olup simetrik bir plana sahiptir. Bodrum katıyla beraber toplam 3 kattır. Plan 19.yüzyıl İstanbul konak, saray vb büyük konutların sofalı şemasından geliştirilmiştir. Dikdörtgen eksenlerin kesiştiği noktada, birinci ve ikinci katlarda büyük orta sofa-salon bulunmaktadır. Tavanları renkli nakışlarla süslenmiştir. Birinci kat salonun sağından çift taraflı ahşap basamaklı bir merdivenle ikinci kata çıkılır. Büyük salonu ahşap bir kubbe örter. Bodrum katta Hünkar Hamamı vardır. Adile Sultan Kasrı, Abdülaziz Av Köşkü, Güvercinlik Köşkü, Çamlı Köşk gibi tarihi eserlere ev sahipliği yapan, yüzlerce kuş, kelebek gibi hayvanları, sayısız ağacı barındıran Validebağ Korusu'nu korumak için bir araya gelen Validebağ Gönüllüleri'nin çabaları sonucu Adile Sultan Kasrı 12.07.1991 tarih ve 8006 sayılı karar ile İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 1.Derece Tarihi Eser olarak belirlenmiştir.
Kasrın günümüzde tüm karşı çıkışlara rağmen bahçesi doğal ortamından uzaklaştırılıp mermer bloklar ile kaplanmıştır. Oysa ki burada bulunan ağaçların köklerinin zarar görmemesi için uygulama detaylarına sadık kalınmalı ve doğal doku tahribatı en aza indirilmeliydi. Adile Sultan Kasrı’nın bahar aylarından başlayarak düğün, nişan, mezuniyet töreni gibi sayısız organizasyona ev sahipliği yapar duruma getirilerek bir açıkhava düğün salonuna dönüştürülmüş olmasını tarihe yapılan bir saygısızlık olarak görmekteyiz.

*Prevantoryum: Vücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu

ARŞİV