"Çocuk işçiliğine kılıf aranmasını reddediyoruz!"

Sosyal-İş Sendikası raporunda, ‘çocuk işçiliğiyle mücadeleye kaynak ayırması gereken devlet kurumlarının, çocuk işçiliğini meşrulaştırmak için kamu kaynaklarını kullandığı’ vurgulandı

23 Ocak 2026 - 08:51

Sosyal-İş Sendikası, son günlerde çocuk işçi ölümleriyle ve protestolarla gündeme gelen MESEM’lerle (Mesleki Eğitim Merkezi) ilgili bir rapor yayınladı. “Türkiye’de Çocuk İşçiliği ve MESEM Belası” başlıklı raporda, Türkiye’de ve dünyada çocuk işçiliğinin ulaştığı boyut ele alınırken Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu programla milyonlarca çocuğun yasal yolla işçileşmesine yol açtığı vurgulandı.

“ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ MEŞRULAŞTIRMAK”

Raporda 2013 ile 2024 yılları arasında Türkiye’de en az 689 çocuğun işyerinde çalışırken hayatını kaybettiği kaydedilirken “2025’te 13’ü Kasım ayında olmak üzere en az 91 çocuk iş cinayetlerinde öldürüldü. Bu ülkede, hepimizin gözü önünde yaşanan bir çocuk katliamı bu. Üstelik bu çocukların bir kısmı MESEM uygulamasıyla, doğrudan devlet eliyle bu işyerlerine gönderildi. MESEM, Millî Eğitim Bakanlığı’nın ve Bakan Yusuf Tekin’in iftihar projelerinden biri. Her gittikleri yerde ne kadar harika bir proje olduğunu; çocukların mesleki eğitim aldığını, teoride öğrenemeyeceklerini pratikte öğrendiklerini; bu dahiyane ‘buluş’la eğitimde çağ atlatıldığını gururla anlatıyorlar.” denildi. 

MESEM uygulamasının lise çağındaki çocukları ucuz işgücü olarak piyasaya sürdüğünü kaydeden çalışmada “MESEM kapsamında çalıştırılan 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerine asgari ücretin üçte biri, 12. sınıf öğrencilerine ise asgari ücretin yarısı kadar ödeme yapılıyor. İşletmeler bu ödemeleri, İşsizlik Fonu’nu karşılayan kamudan geri alıyorlar. Çocuk işçilerin sigortası da kamu kaynaklarıyla karşılanıyor.” denirken çocuk işçiliğiyle mücadeleye kaynak ayırması gereken devlet kurumlarının, çocuk işçiliğini meşrulaştırmak için kamu kaynaklarını kullandığı ifade edildi.

(Bu görsel yapay zekayla hazırlanmıştır)

ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

MESEM programı kapsamında lise öğrencilerinin çalıştığı işyerlerini denetleme yükünün koordinatör öğretmenlere yüklendiğine de dikkat çekilen raporda, “Koordinatör öğretmenlerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda yetkinliği bulunmadığı gibi, işyerlerini düzenli şekilde denetleyebilecek zamanı da işyerlerinin gerekli tedbirleri almasını sağlayacak gücü de yok. Oysa ulusal mevzuata ve uluslararası sözleşmelere göre; işyerlerindeki asgari sağlık ve güvenlik şartlarının sağlanması, öncelikle işverene ait bir yükümlülüktür. Koordinatör öğretmenlerin görevi ve yetkisi, ancak öğrencilerin çalıştığı işyeri ortamının eğitim-öğretime uygun olup olmadığını denetlemek olabilir. İşyerlerinin işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından denetimi yalnızca gerekli eğitimleri almış iş güvenliği uzmanları tarafından yapılabilir.” açıklaması yapıldı.

Raporda, “Yoksulluk, hayat pahalılığı, ücretlerin her gün erimesi; milyonlarca emekçi ailesinin ‘çocuğum MESEM’de çalışırsa en azından kendi masraflarını çıkarabilir’ diye düşünmesine, bütün sorunlarına ve tehlikelerine rağmen binbir zorlukla yetiştirdiği çocuğunun MESEM’e gitmesine çaresizce izin vermesine yol açıyor. Patronların cebine üç kuruş daha fazla para girsin diye memleketin milyonlarca çocuğunu kâr cetvellerine yazanların, pazarlık malzemesi hâline getirenlerin yarattığı bir düzen MESEM. Sorun yalnızca bir eğitim sorunu değil, düzenin bütünüyle ilgili bir sorun. Sömürünün çocuk yaşta kabul ettirilmesi, normalleştirilmesi amacıyla bilinçli şekilde yaratılan bir sorun.” tespitinde bulunuldu. Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere MESEM uygulamasının derhal durdurulması çağrısında bulunulan raporda,  “Memleketin bütün emekçilerini, bütün sendikalarını, meslek örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partilerini ve ‘Türkiye’nin geleceği patronların üç kuruşuna değişilemez’ diyenleri MESEM projesine karşı sesini yükseltmeye çağırıyoruz” diyerek ortak mücadele çağrısı yapıldı.

MESEM SORUNLARI

  • Çocuklar okullarından koparılıyor.

  • Tehlikeli iş ortamlarında çalıştırılarak fiziksel ve ruhsal gelişimleri tehlikeye atılıyor.

  • Usta öğretici belgesi kolaylıkla temin edilebildiğinden, çocuklar yetkin olmayan kişilere teslim ediliyor.

  • Öğrenciler kamu kaynakları aracılığıyla patronlara bedavaya işçi olarak kullandırılıyor.

  • Çocuklar kendilerine herhangi bir mesleki katkısı olmayacak işlerde çalıştırılıyor.

 


ARŞİV