Kadıköy Belediyesi, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından harekete geçen ilk belediyelerden biri oldu. Depremin hemen ardından Kadıköy Belediyesi Kentsel Arama Kurtarma Takımı (BAK Kadıköy) bölgeye doğru yola çıkarken, ilçede de geniş çaplı bir dayanışma süreci başladı. Belediyenin çağrısıyla harekete geçen çok sayıda Kadıköylü, BAK Kadıköy tarafından verilen eğitimlere katılarak mahalle afet gönüllüsü oldu. Kadıköy Belediyesi Arama Kurtarma (BAK) çatısı altında buluşan gönüllüler, sadece yardım ulaştırmakla kalmayıp, olası bir İstanbul depremine karşı mahalle gönüllüsü oldu.

“SÜRECİN PARÇASI OLDUK”
Depremin ilk günlerinde belediyeye koşan gönüllülerin ortak motivasyonu “bir işe yarama ve dayanışma” hissiyatıydı. 26 yaşındaki Deniz Barış Gülyurt, oradaki kargaşayı gördüğünde insanların bir şeyler yapmak istediğini ancak ne yapacaklarını bilmediklerini fark ettiğini söylüyor. Depremin ardından harekete geçen Gülyurt, ilkokuldan üniversiteye kadar arkadaş çevresiyle iletişime geçerek Kadıköy Belediyesi’nin yardım çalışmalarına katıldı. Sürecin kısa sürede organize bir dayanışmaya dönüştüğünü belirten Gülyurt, “İnsanlar bir şeyler yapmak istiyordu ama ne yapacağını bilmiyordu. Belediyenin yönlendirmeleriyle bu kargaşa organize bir dayanışmaya dönüştü. Hepimiz bir ucundan tutarak sürecin parçası olduk.” dedi.
Deprem sonrası gönüllülük çalışmalarını sürdürmekle yetinmeyen Gülyurt, olası afetlere karşı daha bilinçli hareket edebilmek amacıyla mahalle afet gönüllüsü olmaya karar vermiş. e Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği eğitimlere katılan Gülyurt, eğitimlerin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, “Destekten birlik doğuyor. Afet anında ne yapacağını bilmek gerçekten hayat kurtarabiliyor. İnsanların kendi evlerindeki eksiklikleri minimuma indirmesi, bizim için maksimum can anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.
Gönüllülük sürecinin kendisine büyük bir sorumluluk ve gurur duygusu kazandırdığını belirten Deniz Barış Gülyurt, tüm Kadıköylüleri mahalle afet gönüllüsü olmaya davet ederek, doğru eğitim ve bilinçle afetlerin etkilerinin azaltılabileceğini vurguladı.
“GÖNÜLLÜLÜKTE ENGEL YOK”
Yaklaşık 10 yıldır Kadıköy’de yaşayan Özden Toplar’ın afet gönüllülüğü süreci, pandemi döneminde Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen çevrim içi afet eğitimlerine katılmasıyla başladı. 6 Şubat depreminin yaşandığı sabah eşinin uyarısıyla uyandığını anlatan Toplar, belediyenin çağrısına kayıtsız kalmadığını belirterek, “O sabah ne yapmam gerektiğini düşünmeden belediyeye gittim. Herkes bir şey yapmak istiyordu.” dedi.
Belediye binasında yaşanan atmosferi “çok yoğun ve duygusal” olarak tanımlayan Toplar, dayanışmanın gücünden etkilendiğini şu sözlerle ifade etti: “İnsanlar hiç tanımadıkları kişiler için canhıraş bir şekilde çalışıyordu. Kimse su içmeyi, yemek yemeyi düşünmüyordu; tek amaç yardım malzemelerinin bir an önce hazırlanıp, yola çıkmasıydı.”
Yardım çalışmalarını Kadıköy ile sınırlı tutmayan Toplar, yardım araçlarından birine binerek Hatay’a gitti. Daha önce kısa bir süre önce gittiği kenti yıkılmış hâliyle görmenin kendisini derinden sarstığını dile getiren Toplar, “Hatay’ı o hâliyle görmek çok zordu ama Kadıköy ekibiyle birlikte orada olmak bana güç verdi. Düzenli bir organizasyonun parçası olmak ayakta kalmamı sağladı.” dedi.
Deprem sonrası deneyimini Kadıköy Belediyesi bünyesindeki Mahalle Afet Gönüllüsü çalışmalarıyla sürdürmeye karar veren Özden Toplar, bu sürecin kendisi için daha bilinçli ve profesyonel bir boyut kazandığını ifade etti. Aldığı eğitimler sayesinde teknik donanımının arttığını, kriz anlarında sakin kalabilmeyi öğrendiğini belirten Toplar, afetlerde dışarıdan yardım gelene kadar geçen ilk 72 saatin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Yaşın gönüllülük için bir engel olmadığını vurgulayan Toplar, saha çalışmalarının yanı sıra planlama, koordinasyon ve destek süreçlerinde de pek çok görev üstlenilebileceğini belirtti.
Gönüllülük sürecini “doğru yerde ve doğru yolda olmak” olarak tanımlayan Özden Toplar, tüm Kadıköylüleri bu dayanışmanın parçası olmaya davet etti. Toplar, Kadıköy Belediyesi Kentsel Arama Kurtarma Takımı (BAK Kadıköy) bünyesindeki çalışmalarını ise tek bir cümleyle özetledi: “BAK’san yaşatırsın.”
“HERKESE İHTİYAÇ VAR”
Caferağa Mahallesi’nde yaşayan bilgisayar ve tasarım uzmanı Yılmaz Serkanpınar, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığı çaresizlik hissini gönüllülüğe dönüştüren Kadıköylülerden biri oldu. Serkanpınar, bugün Kadıköy Belediyesi Kentsel Arama Kurtarma Takımı (BAK Kadıköy) bünyesinde mahalle temelli afet hazırlık çalışmalarına katılıyor.
6 Şubat sabahı yaşadıklarının kendisi için bir kırılma anı olduğunu belirten Serkanpınar, harekete geçme motivasyonunu şu sözlerle anlattı: “6 Şubat depreminden sonra sosyal medyada gördüklerimiz içimizi burkmaya yetti. Sessiz kalamadım, bir şeyler yapmak istedim.”
Afet bölgesine hazırlıksız gitmek istemediğini vurgulayan Serkanpınar, bilgi eksikliğinin farkına vardığını belirterek, “AFAD gönüllüsüydüm ama eğitimsiz gitmek istemedim. Oraya gidip yük olmaktansa ne yapabilirim diye düşündüm.” dedi. Bu düşünceyle Kadıköy Belediyesi’nde yürütülen yardım çalışmalarına katıldığını ifade etti.
1999 Marmara Depremi’nde bilgisayar bilgisiyle kayıt işlerinde görev aldığını hatırlatan Serkanpınar, bu kez daha aktif bir rol üstlenmek istediğini belirterek şunları söyledi: “O zaman bilgisayar başındaydım, bu kez orada kalmak istemedim. İstanbul depremi vazgeçilmez bir gerçek. Bununla yaşamak zorundayız ve öğrenmek zorundayız.”
Mahalle ölçeğinde örgütlenmenin önemine dikkat çeken Serkanpınar, İstanbul’un büyüklüğüne vurgu yaparak, İstanbul çok büyük. İlk 72 saat ne yapılabilecekse bunu kendimizce yapmaya çalışacağız. Bunu da mahalle içinde, hep beraber yapacağız. Herkese ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.
BAK Kadıköy bünyesinde yer almanın kendisine güven verdiğini dile getiren Serkanpınar, ekip çalışmasının önemini ise şu sözlerle özetledi: “Takım ruhu, beraber olmak insana daha iyi hissettiriyor. Deprem gerçeğine karşı her şeyden önce bilgileniyorum.”
“UNUTABİLECEĞİM BİR ŞEY DEĞİL”
Dumlupınar Mahallesi’nde eczacılık yapan Berra Kılıçköme, 6 Şubat depremlerinin ardından yalnızca mesleki bilgisiyle değil, sahada olma ısrarı ve dayanışmaya duyduğu inançla da öne çıkan gönüllülerden biri oldu. Kılıçköme’nin hikâyesi, afet anında teknik hazırlığın yanı sıra derin bir duygusal deneyimi de barındırıyor. Eşinin Hataylı olması nedeniyle deprem felaketi Kılıçköme için daha da yakıcı ve kişisel hâle getirdi.
Depremin ilk günlerinde belediyede ilaç tasnifi çalışmalarına katılan Kılıçköme, aklının ise sürekli deprem bölgesinde olduğunu söylüyor. “Yerimde duramıyordum. Sadece belediyede kolileri koymak bana yetmedi. Bir şeyler yapmam lazım, gitmem lazım dedim.” sözleriyle sahaya gitme arzusunu dile getirdi.
Kendi imkânlarıyla Hatay’a ulaşan Kılıçköme, orada daha önce hiç tanımadığı BAK Kadıköy ekibiyle bir araya gelmiş ve bir hafta boyunca onlarla birlikte bir cezaevinin koğuşunda konaklamış. Bu süreçte sahada tanık olduğu çalışma disiplinini şu sözlerle anlatıyor: “Bu kadar kocaman bir ekibin bu kadar sinerjik çalışmasına hayran kaldım. Hayatım boyunca unutabileceğim bir şey değil.”
Hatay’ın köylerinde ilaç dağıtımı sırasında yaşadığı bir anın hafızasında hâlâ çok canlı olduğunu belirten Kılıçköme, çaresizliği de şu sözlerle aktarıyor: “Yaşlı bir hasta bir ilaç istedi. Ben ‘yok’ dedim. ‘Ben ne yapacağım şimdi?’ dedi. Ne diyeceğim? O ilacın ‘yok’ demesi ben üzdü. Aklımdan hiç çıkmıyor.”
Hatay dönüşünde Kadıköy Belediyesi’nin “Afet Gönüllüsü” programına dâhil olan Kılıçköme, yaklaşık iki yıldır çeşitli afet eğitimleri alıyor. Bu süreçte edindiği bilgi ve deneyimlerin kendisini hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk açısından güçlendirdiğini belirten Kılıçköme, motivasyonunu şu sözlerle ifade ediyor: Çok çeşitli eğitimler aldık. Bir çok konuda öğreneceğimiz şeyler var. Hilti ile beton kırmayı bile öğrendim. Deprem gerçeği diye bir şey varken neden bilinçlenmeyelim.” dedi.
“Deprem olduğunda bize en yakın gelebilecek olan kişiler komşularımız” şeklinde konuşan Kılıçköme, ilk müdahalenin bilinçli yapılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor: “Bir enkaza nasıl girilir, nasıl güvenlik önlemi alınır bilerek mi ilk müdahale daha iyi olur? Bunun belediyeyle ilgisi yok, bunun insanlıkla ilgisi var.”