2022 Dijital Haber Raporu yayımlandı

Oxford Üniversitesi Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nün hazırladığı 2022 Dijital Haber Raporu yayımlandı. Rapora göre habere güven ve ilgi düşüşte

23 Haziran 2022 - 17:20

Türkiye dahil 46 ülkede 93 bin kişinin katıldığı araştırmanın sonuçlarına göre her 10 kişiden dördü "bazen" ya da "çoğunlukla" haberleri takip etmekten kaçınıyor. Araştırmacılar, bu oranın 2017 yılından bu yana 9 puan artış gösterdiğine dikkat çekiyor. İngiltere ve Brezilya dahil bazı ülkelerde haberleri takip etmekten kaçınanların sayısının son beş yılda neredeyse iki katına çıktığı belirtiliyor. Özellikle 35 yaş altındakiler olmak üzere çalışmaya katılanların yüzde 36'sı, haberleri takip etmenin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini söylüyor. 

Araştırmacılar, koronavirüs pandemisi ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi olayların bu artışa neden olduğunu öne sürüyor. Katılımcıların yüzde 43'ü, haber akışında siyasete ve koronavirüse çok fazla yer verildiğini belirtiyor, akışın yeterince değişken olmadığını savunuyor. Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 47'si hâlâ haberlerle çok ilgilendiklerini söylüyor. 2015'te bu oran yüzde 67'ydi.

TÜRKİYE’DE DURUM NE?

Katılımcıların yüzde 29'u doğrudan haberlere olan güvenlerinin azaldığını ve haberlerin "güvenilmez" veya "taraflı" olduğu yönünde görüş bildirdi. 23 ülkedeki okurlar / izleyiciler haberleri güvenilmez ve taraflı bulurken, yedi ülkede okurlar / izleyiciler haberlere hem güveniyor hem de tarafsız buluyor. Raporun Türkiye bölümündeki sonuçlara göre haber kurumlarına olan güven, geçen seneye kıyasla azalarak yüzde 36'ya indi. Haber kurumlarının siyasi olarak kutuplaştığını ve taraflı olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 38. Buna rağmen araştırmacılar, haberciliğe olan güvenin pandemi öncesine kıyasla yükseldiğini kaydetti. Katılımcıların yaklaşık yüzde 42'si haberlere "çoğunlukla" güvendiğini ifade etti. Bazı kişiler etrafındaki insanlarla tartışmaya yol açtığı gerekçesiyle haberlerden kaçındığını söylerken (%17), bazısı haberlerin kendilerini 'güçsüz' hissetmelerine yol açtığını (%16) belirtti. Katılımcıların yüzde 5'i haberleri hiç takip etmediklerini söyledi.

YAZILI MEDYA SONUNCU SIRADA

Rapora göre Türkiye’de haber tüketiminde basılı medyadan uzaklaşmanın sürdüğü göze çarpıyor. Basılı medyadan haber takibi yapanların oranı geçen seneye göre 2 puan azalışla yüzde 28’i gerilemiş. Buna karşın online medyadan haber tüketimi 2 puan artışla yüzde 83’e, televizyondan haber takibi ise 2 puan artışla yüzde 63’e yükselmiş. Sosyal medyadan haber tüketimi ise yüzde 60 ile geçen seneyle aynı oranda gerçekleşiyor.

Araştırmaya göre Türkiye’de geleneksel haber kurumları genç nesillere ulaşmakta zorlanıyor. Araştırmanın sonuçlarına bakılacak olursa 18-24 yaş arası gençler, genellikle sosyal medya platformları aracılığıyla haber tüketiyor, yalnızca yüzde 23'ü haber uygulamalarını veya web sitelerini kullanıyor. Gençlerin birçoğu ise Facebook'tan da uzaklaşarak Instagram ve TikTok gibi platformlara yöneliyor.

TÜRKİYE’DE MEDYA BASKI ALTINDA

Raporun Türkiye’ye ayrılan kısmında 20 yılın en yüksek enflasyonun medyayı büyük ticari baskı altında bıraktığına dikkat çekildi. Halihazırda zor siyasi koşullar altında çalışan bağımsız gazetecilerin giderek artan finansal güvence sorununa işaret edildi.

Hükümet karşıtı ve alternatif medyanın, hükümet yanlısı olanlara göre ekonomik kriz karşısında daha kırılgan’ olduğu ifade edilerek, AKP hükümetini eleştiren Fox, Tele 1, Halk TV gibi kanallara RTÜK tarafından birçok kez para cezası verildiği hatırlatıldı. Siyasi sansürün bağımsız medyanın üzerine ekstra bir baskı uyguladığı belirtildi ve haber sitelerine erişim engeli ile haberi yayından kaldırma taleplerinin devam ettiği yazıldı. Özellikle devlet ihalelerinin kötüye kullanılmasıyla ilgili haberlerin hızlı mahkeme kararlarıyla yayından kaldırılması örneği verildi. Bütün bunlar vatandaşların habere erişim hakkını etkileyen girişimler. Bu dikkate alındığında vatandaşların yalnızca yüzde 23’ün medyanın siyasi etkiden bağımsız olduğunu düşünmesinin şaşırtıcı olmadığı dile getirildi. Türkiye’de yanlış ve yanıltıcı haberin yaygın (Yüzde 62) bir endişe kaynağı olarak kalmaya devam ettiği belirtildi.

 


ARŞİV