“Üniversiteler daha fazla siyasi denetime açılıyor”

"Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin açıklama yayımlayan ÜNİVDER, teklifin yükseköğretimin temel sorunlarına çözüm getirmediğini savundu

17 Temmuz 2026 - 09:37

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÜNİVDER), TBMM Başkanlığına sunulan “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne tepki gösterdi. Hazırlanan teklifin yükseköğretimdeki derin krize çözüm üretmekten uzak olduğunu belirten dernek, teklifte öğretim elemanlarının özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik hiçbir düzenleme bulunmadığına dikkat çekti.

Açıklamada, akademik özgürlük, üniversite özerkliği, liyakat ve iş güvencesi gibi temel ilkelere teklifte yer verilmediği vurgulandı.

ÜNİVDER, teklifin 26. maddesiyle getirilmek istenen, öğretim elemanlarının atanabilmesi için “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması” şartını “en vahim düzenleme” olarak nitelendirdi. Bu adımın basit bir idari prosedür değişikliği olmadığının altını çizen dernek, şu uyarılarda bulundu: “Bu düzenleme; akademiye girişte bilimsel yeterlilik ve liyakatin yerini siyasal iktidarın güvenlik aygıtlarının değerlendirmesine bırakan açık bir rejim değişikliğidir. Yıllardır fiilen işletilen siyasal kadrolaşma mekanizması, ilk kez bu kadar açık biçimde kanuni güvenceye kavuşturulmak istenmektedir. Akademiye girişin yalnızca iktidarın uygun görmesiyle mümkün olacağı bu sistem, üniversiteleri özgür bilgi üretiminin merkezi olmaktan tamamen uzaklaştıracaktır.”

Açıklamada, kanun teklifinin vakıf üniversitelerinde görev yapan on binlerce akademisyenin kronikleşen sorunlarına değinmediği ifade edildi. Vakıf üniversitelerindeki düşük ücretler, güvencesiz istihdam, keyfi işten çıkarmalar ve sendikal hakların engellenmesi gibi temel problemlere yönelik hiçbir iyileştirme önerilmediğini belirten ÜNİVDER, tıp fakültesi bulunan kurumlara hastane açma süresinin uzatılmasını da eleştirdi. Dernek, bu ertelemenin eğitim kalitesini artırmak yerine vakıf üniversitelerinin yatırım yapmadan gelir elde etmeye devam etmesini gözettiğini savundu.

“ÖĞRENCİ AFFI EKSİK, ÖZLÜK HAKLARI YETERSİZ”

Azami öğrenim süresini dolduran öğrenciler için getirilen af düzenlemesine de değinilen açıklamada, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken eylemler nedeniyle üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilerin af kapsamı dışında bırakılmasının önemli bir eksiklik olduğu ifade edildi.

Emeklilik yaşını aşmış sözleşmeli personelle ilgili düzenlemelerin sınırlı kaldığı, tüm öğretim elemanlarını kapsayan genel bir iş güvencesi ve maddi koşulları iyileştirmeye yönelik bir adım atılmadığı belirtilen açıklamada, intihal ve akademik hırsızlığa yönelik cezaların artırılmasının tek başına yetersiz olduğuna da dikkat çekildi.

“ÇÖZÜMSÜZLÜK KURUMSALLAŞIYOR”

Üniversitelerde bilimsel üretimin kalitesini yükseltmeye yönelik hiçbir öneri sunulmadığına dikkat çekilen açıklama, şu sözlerle son buldu: “Sonuç olarak teklif, Türkiye'de yükseköğretimin giderek derinleşen sorunları hakkında sessiz kalarak çözümsüzlüğü devam ettirmektedir. Bunun da ötesinde, öğretim elemanlarının atanması için güvenlik soruşturmasından geçme şartı getirerek, üniversitelerin siyasal iktidarın ideolojik ve idari denetimi altında yeniden yapılandırılmasını hukuken kurumsallaştırmayı hedeflemektedir.”

 


ARŞİV