Eğitim için birlikte mücadele çağrısı

CHP Kadıköy İlçe Eğitim Komisyonu’nun “Eğitimin güncel sorunları ve çözüm önerileri” başlıklı panelinde eğitimdeki güncel sorunlar masaya yatırıldı, çözüm önerileri için fikirler paylaşıldı

16 Nisan 2026 - 14:04

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadıköy İlçe Eğitim Komisyonu, Kadıköy Belediyesi KozyatağI Kültür Merkezi Meclis Salonu’nda “Eğitimin güncel sorunları ve çözüm önerileri” başlıklı panel düzenledi. Katılımın yoğun olduğu, CHP Kadıköy İlçe Eğitim Komisyonu Başkan Yardımcısı Avukat Yeşim Habibi’nin moderatör olduğu panelin konuşmacıları ise Prof. Dr. Emine Erktin, Eğitim-Sen İstanbul 2 No’lu Şube Hukuk Sekreteri Çayan Çalık, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi Avukat Ayşenur Demirkale  ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Filiz Meriçli’ydi. 

“GENÇLER GELECEK KAYGISI TAŞIYOR”

Panelin açılışında konuşan CHP Kadıköy İlçe Eğitim Sekreteri Ege Yahşi, eğitim sisteminin çok boyutlu krizlerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Yahşi, “Üniversite öğrencileri barınma ve geçim sıkıntısı yaşıyor, gençler gelecek kaygısı taşıyor ve hayal kurmakta zorlanıyor” dedi. Bilimsel ve eşitlikçi bir eğitim sistemi için ortak çaba çağrısı yapan Yahşi, “Bilimsel, laik ve eşitlikçi bir eğitim için birlikte düşünmek, üretmek ve mücadele etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Eğitim Politikaları Komisyonu Yürütme ve Akademik Kurulu Üyesi, CHP Kadıköy İlçe Eğitim Politikaları Komisyonu Başkanı Dr. Öğr.Üyesi Özlem Özden  Tunca ise eğitim politikalarının kısa vadeli yaklaşımlarla ele alınamayacağını vurgulayarak, “Eğitim, siyaset üstü bir anlayışla; bilimsel veriler, toplumsal ihtiyaçlar ve çocukların yüksek yararı temelinde şekillendirilmelidir.” dedi.

“BİLİM ÖZGÜR ORTAMDA YEŞERİR”

Panelde ilk sözü alan Prof. Dr. Emine Erktin, eğitimin çok disiplinli bir alan olduğuna dikkat çekerek öğretmen yetiştirme süreçlerinin üniversite ortamından koparılmasına ilişkin kaygılarını dile getirdi. Erktin, “Eğitim bir bilim alanıdır. Bilim baskıdan uzak ve özgür ortamlarda yeşerir. Öğretmenlikte bir meslektir. Onun için bilimin yapıldığı üniversite ortamında bulunması gerekir. Öğretmen akademisi diye bir şey çıktı ortaya. Olabilir. İşleyebilir. Ama üniversiteden, bilim üretilen bir merkezden uzaklaştığı zaman nasıl öğretmen yetiştirilecek. Benim bu konuda çok derin kaygılarım var. ”diye konuştu.

 Eğitimde nitelik konusuna da değinen Prof. Dr. Erktin, “Nitelik puanlarla, istatistiklerle ölçülen mekanik bir başarı göstergesi olarak algılanabilir. Ancak eğitimin toplumsal bir öğrenme kültürüne dönüşüp dönüşmediğine bakılması gerekiyor. Toplumsal öğrenme bireylerin bir kuşatma karşısında bir araya gelerek ortak değerler, etik normlar ve kamusal bir bilinç inşa edilmesiyle nitelik kazanıyor. Nitelik sadece eğitim programlarının teknik içeriğiyle değil toplumun zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişimiyle kurduğu bağlarla tanımlanabilir. Eğitim politikalarının bu derinliği hedeflemesi lazım. Eğitim, bireyin zihinsel gelişiminden toplumun ortak vicdanına uzanan ve sürekli kendini yenileyen bir öğrenme ekosistemi olarak betimlenmeli.” ifadelerini kullandı.

“SİSTEM GERİCİLEŞİYOR”

Eğitim-Sen temsilcisi Çayan Çalık ise eğitim sisteminin yıllar içinde ideolojik bir dönüşüme uğradığını belirterek “AKP döneminde 6 veya 7 Milli Eğitim Bakanı değişti. 4+4+4 sistemi eğitimi çoraklaştırmanın en önemli adımlarından biriydi. İmam hatipler ihtiyaç olmamasına rağmen her yere açıldı.”  dedi.Eğitimin bilinçli şekilde gericileştirilip piyasalaştırıldığını savunan Çalık “Bu bir eğitim hakkı gaspıdır” diyerek, laik ve bilimsel eğitim için birlikte mücadele çağrısında bulundu.

“HER ÇOCUĞUN EĞİTİM HAKKI VAR”

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi Avukat Ayşenur Demirkale ise çocuk hakları perspektifinden eğitimi değerlendirdi.Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaş altındaki herkesin çocuk kabul edildiğini ve eğitim hakkının gelişim hakkının bir parçası olduğunu vurgulayan Demirkale,  “Her çocuğun eğitim hakkı vardır. İlkokul ücretsiz ve zorunludur, ortaöğretime erişim mümkün olmalı, hiçbir çocuk dışlanmamalıdır.” dedi. Türkiye’de yasal düzenlemelerin büyük ölçüde yeterli olduğunu ancak uygulamada ciddi sorunlar yaşandığını belirten Demirkale, “Asıl problem mevzuatta değil, uygulamadaki aksaklıklarda ve bütüncül çocuk politikalarının eksikliğinde.” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIN HER ZAMAN YANINDAYIZ”

Prof. Dr. Filiz Meriçli de Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin eğitimde fırsat eşitliğinden hareket ederek özellikle kız çocuklarının okuması için yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Derneğin burs projeleri, okul öncesi eğitim seferberliği ve yurt inşaatları gibi faaliyetleri ile çocukların her zaman yanında olmak için durmadan çalıştığına dikkat çeken Prof. Dr. Filiz Meriçli, “Eğitimde bölgeler arası, yaş gruplarında ve cinsiyetler arası eşitsizlikler var. Bölgeler arası eşitsizlikler doğuyla batı hatta şehirler arası, iller arası,  ilçelerde semtler arasında bile eşitsizlik var. Beşiktaş eğitim durumuyla hemen yanı başındaki Armutlu'daki eğitim durumu, çocukların eğitim haklarına ulaşma oranları birbirinden çok farklı olabiliyor. Örgün eğitim veren kurumlara kayıtlı olmayan çocuk sayımız 1,5 milyon civarında. Bu resmi rakamlar. Biliyoruz ki bu rakamlar çok daha fazla. “ dedi.

ÇYDD’nin kamu kurumlarıyla işbirliğinin zaman içinde kesildiğini ancak çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Meriçli, “Çocuklarımızı çağdaş ve bilimsel eğitimden uzak bırakmamak için alternatif projeler üretmeye devam ediyoruz” dedi. Eğitimde olumsuz bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Meriçli, konuşmasını “Sorunların farkındayız ama umudu kaybetmeyeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Panel, soru ve cevap bölümü ile sona erdi.

 

ARŞİV