“Çocuklar, sınava ebeveynlerinin gözünüzden bakar”

“Sınav Yolculuğunda Ebeveyn Olmak” başlıklı toplantıda, klinik psikolog Ece Topal ebeveyn tutumunun çocukların sınav kaygısı ve başarı algısını doğrudan etkilediğini vurguladı

29 Nisan 2026 - 11:09

Kadıköy Belediyesi Çocuk Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi tarafından, 26 Nisan Pazar günü Kozyatağı Kültür Merkezi’nde “Sınav Yolculuğunda Ebeveyn Olmak” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Klinik psikolog Ece Topal’ın konuşmacı olduğu etkinlikte, sınav sürecinde ailelerin nasıl bir tutum sergilemesi gerektiği ele alınırken, başarı, sınav kaygısı ve sınav stresi konuları da değerlendirildi.

Klinik psikolog Ece Topal, öğrencilerin yakın zamanda Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavlarına gireceğini hatırlatarak, “Öğrenciler bu yıl ‘bitse de gitsek’ moduna erken girdiler. Geçen yılın zorluklarını gördükleri için bu yıl hazırlanan sorular da bir tık daha zorlayıcı oldu.” dedi. Ebeveynlerin sınavlara bakış açısının çocuklar üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayan Topal, “LGS grubu ön ergenlik, YKS grubu ise ergenlik döneminde. Çocukların iç sesi büyük ölçüde ebeveynlerinden oluşur; siz onlara ne söylerseniz, onlar da kendilerine onu söyler. Eğer başarıyı yalnızca sınav başarısıyla eşleştirirseniz, çocuk da kendini bu çerçevede değerlendirir.” ifadelerini kullandı.

“BEN KİMİM?”

YKS’ye hazırlanan çocukların yaşadığı sorunlar hakkında Topal şöyle konuştu: “Aileler odaya gelip, ‘hocam hedefimiz 490’ dediğinde ‘kimin hedefi, sınava kim girecek siz mi o mu’ diye soruyorum. Genelde çocuklar odaya geldiğinde başka dertler anlatıyorlar, sınavla ilgili taktik konuşuyoruz ama onların dertleri gerçekten ‘ben kimim’ sorusuna dair oluyor. Bazıları sınava çok iyi hazırlanıyor, denemelerde puanı 470 veya 480. Ama ‘ben yurtta kalırsam nasıl hayatta kalırım’, ‘okula nasıl gidiliyor, kendi mahallem dışında hiçbir yere gitmedim’ ya da ‘nasıl arkadaş edineceğim’ diye soruyor. Bunlar çok büyük dertler, girecekleri sınavlardan daha büyük dertleri var.”

HATALAR İLE ÖĞRENME

Sınav kaygısının zihinsel, fizyolojik, duygusal ve davranışsal olmak üzere dört belirti üzerinden izlendiğini söyleyen Topal şu sözlerle konuştu: “Kalp çarpıntısı, titreme, nefes almada zorluk gibi fizyolojik belirtiler başladığında aileler genellikle bize geliyor. Duygusal olarak endişe, karamsarlık yaşıyorlar. Bitse de gitsek moduyla beraber test çözmek istemiyorlar artık, bazılarının sınav sorumluluğu var ve yapmadığı için de vicdan azabı çekenler var. Onlar daha aksi moddalar çünkü vicdan azabını yönetmediği için ona ‘su getir’ deseniz, çok korkunç davranabilir çünkü kendini yönetemediği için derdi yine kendiyle. Son belirti ise davranışsal; ders çalışmayı, sınava çalışmayı bırakma. Sürekli bir erteleme hali bitmeyen 5 ila 10 dakikalar.”

Topal, “Çocuklar ‘yapamayacağım’ ile başlıyorlar, çünkü her şeyi o kadar tam yapmaya odaklıyız ki mükemmeliyetçi tutumdan etkileniyorlar. Deneme sınavlarında hata yapacaklar, çünkü adı üstünde deneme. Son aylarda onlardan istediğim şey denemelerindeki hatalarına geri dönüp bakmaları.” dedi.


 


ARŞİV