‘Akademi Şehirde Geziyor’ etkinlik serisinin açılışı, ‘Tasarımda Dijital Teknolojiler’ temalı söyleşiyle 21 Ocak Çarşamba günü Tasarım Atölyesi Kadıköy’de (TAK) gerçekleştirildi. Maltepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Mimarlık ve Tasarım Fakültesi tarafından düzenlenen etkinlikte, dijital teknolojilerin tasarım, mekân ve algı üzerindeki etkileri farklı disiplinlerden sunumlarla ele alındı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Maltepe Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nden Doç. Dr. Asena Kumsal Şen Bayram, “Sentetik Diyaloglar” başlıklı sunumunda yer aldığı projeleri katılımcılarla paylaştı. Bayram, 2022 yılında Contemporary İstanbul’da sergilenen “Disruption” projesinin yanı sıra, Venedik Mimarlık Bienali’nde Türkiye’yi temsil eden ve kil malzeme kullanılarak üretilen “Bio-informed 3D Printed Masonry” projesine ilişkin bilgi verdi.

SURLARIN DİJİTAL İZLERİ
Araştırma Görevlisi Elif Erkol, ‘Artırılmış Arayüz: Kara Sularının Dijital İzleri’ başlıklı tez çalışmasını katılımcılarla paylaştı. Çalışmanın bağlamını aktaran Erkol, “İstanbul’un iki kıtayı birbirine bağlaması kenti doğal olarak bir ara konuma yerleştiriyor. Bizans döneminde inşa edilen ve Tarihi Yarımada’yı çevreleyen kara surları, kentin savunma ihtiyacı için yapılmıştı. Uzun yıllar boyunca da şehrin iç ve dış sınırını tanımlayan, mekânsal ayrımı sağlayan bir çeper işlevi gördü.” dedi. Erkol, çalışma kapsamında surların tarihsel ve fiziksel olarak çok katmanlı yapısını ele aldıklarını belirterek, bu yapıların taşıdığı anlatı katmanlarını sinema aracılığıyla okumayı amaçladıklarını ifade etti. Anlatıları günümüz dijital teknolojileri ve frekanslar üzerinden deneyimsel bir forma dönüştürdüklerini söyleyen Erkol, “Çalışma kapsamında surları mekân olarak kullanan, yerli ve yabancı toplam 12 filmi taradım. Malkoçoğlu, Kara Murat gibi karakterlere çoğumuz aşinayız.” şeklinde konuştu.

YENİ NESİL MÜZECİLİK
Dr. Öğr. Üyesi Belis Öztürk ile Araştırma Görevlisi Dilara Özçakır, “Yeni Nesil Müzecilik: Dijital Teknolojilerle Zenginleşen Deneyimsel Müze Mekânları” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi.
Dr. Öğr. Üyesi Belis Öztürk, müzelerin dijital çağla birlikte geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek, “Müzeler artık yalnızca geçmişi sergileyen sessiz mekânlar değil; ziyaretçileriyle etkileşime giren, onları deneyimin bir parçası hâline getiren canlı alanlar hâline geldi. Dijital teknolojilerin gelişimiyle birlikte müzecilik anlayışı da köklü bir değişim geçiriyor.” dedi. Ziyaretçilerin eserleri yalnızca gözlemlemesinin değil, aynı zamanda deneyimlemesinin önem kazandığını vurgulayan Öztürk, “Bu yaklaşımlar öğrenme sürecini daha kalıcı ve ilgi çekici kılıyor. Ziyaretçiler mekânla etkileşime girerek görsel, işitsel, dokunsal ve hatta koku gibi duyular üzerinden daha derin bir bağ kurabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Araş. Gör. Dilara Özçakır ise dijital sanat kavramını ele alarak, dijital teknolojilerin yazılı, görsel ve işitsel sanat üretimi ile sergilenmesindeki rolüne dikkat çekti. Özçakır, bu yaklaşımın somut bir örneği olarak Efes Deneyim Müzesi’ni paylaştı.
Etkinlikte ayrıca yüksek lisans tezleri kapsamında yürütülen çalışmalar da sunuldu. Yüksek Mimar Şevval Deniz Kılıç, “Sanal Gerçeklik Deneyiminin Mekân Algısına Etkisi: Sergileme Mekânları Üzerinden Bir İnceleme” başlıklı çalışmasını aktarırken; Yüksek Mimar Dila Erdoğdu ise “Sesin Görsel Algıya Etkisi: Sanal Gerçeklik Alanları Üzerinden Bir İnceleme” başlıklı tezinde, sanal gerçeklik ortamlarında sesin algı üzerindeki belirleyici rolünü ele aldı.