Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) 22 Mart Dünya Su Günü’nde yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada suyun yaşamın kaynağı olduğuna dikkat çekilerek herkes için eşit, ücretsiz ve güvenli biçimde erişilebilir olması gereken temel bir insan hakkı olduğu belirtildi. Açıklama şöyle devam etti: “Ancak bugün; suya erişim hakkı giderek daralmakta, su kaynakları ticari bir meta haline getirilmekte ve kamusal bir hak olması gereken su hizmetleri özelleştirme politikalarıyla piyasanın insafına bırakılmaktadır. Bilinmelidir ki; su bir insan hakkıdır, ticari bir mal değildir!”
Temiz, sağlıklı ve yeterli suya erişimin yaşam hakkının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilen açıklamada artan fiyatlar, faturalandırma politikaları ve eşitsiz erişim koşulları nedeniyle milyonlarca insanın suya erişiminin her geçen gün daha da zorlaştığı vurgulandı. “Su, piyasanın değil toplumun ortak değeridir.” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Vahşi madencilik faaliyetleri, kontrolsüz sanayi yatırımları ve doğayı hiçe sayan HES projeleri; su havzalarını kurutmakta, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirletmekte, ekosistemi geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir. Su kaynaklarını yok eden her politika, doğrudan yaşam hakkına yönelmiş bir tehdittir. Eğer su kaynaklarımızı koruyamazsak; bugün enerjide yaşanan dışa bağımlılık, yarın suda ve gıdada da kaçınılmaz hale gelecektir.”