Tek kullanımlık plastiklere yasak hazırlığı

Çevre Bakanlığı’nın hazırladığı taslakla plastik çataldan pipete kadar birçok ürünün kademeli olarak kaldırılması planlanıyor. Greenpeace Türkiye’den Berk Butan, düzenlemenin önemli bir adım olduğunu ancak üretim yasağı olmadan yeterli olmayacağını vurguladı

27 Mart 2026 - 09:28

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik taslağıyla, tek kullanımlık plastik ürünlerin kademeli olarak piyasadan kaldırılması hedefleniyor. “Sıfır Atık” politikası ve döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda hazırlanan taslak; plastik çatal, kaşık ve bıçaklar, tabaklar, pipetler, karıştırıcılar, kulak çubukları ve köpük (EPS) gıda kapları gibi çok sayıda ürünün yasaklanmasını içeriyor. Ayrıca plastik bardaklar ve bazı gıda kaplarının da süreç içinde kısıtlanması planlanıyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte yılda yaklaşık 1,5 milyon ton karbon salımının önlenmesi ve 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf edilmesi hedefleniyor. Taslak metnin kamu kurumları, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının görüşüne açıldığı, değerlendirmelerin ardından nihai halinin verilerek yürürlüğe gireceği belirtiliyor.

“YASAK YETMEZ, ÜRETİM DURMALI”
Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Kampanyalar Sorumlusu Berk Butan, düzenlemeyi şöyle değerlendirdi: “Bakanlığın bu taslağı görüşe açması tarihi bir adım. Greenpeace Türkiye olarak ‘tek kullanımlık plastikler yasaklansın’ talebiyle sürdürdüğümüz ve 700 bine yakın insanın imzasıyla büyüyen kampanyamızın sesinin duyulduğunu görmek bizi çok umutlandırıyor. Bu adımın, yıllık 1,5 milyar TL atık yönetim maliyetinden tasarruf ve devasa bir karbon salımı engellemesi potansiyeli var. Bakanlığın bu iradesi oldukça önemli ve bundan geri adım atılmamasını bekliyoruz.”

“Bilimsel verilere ve sahadaki gerçeklere baktığımızda bu adımın tek başına yeterli olmadığını görüyoruz.” diyen Butan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Taslak mevcut haliyle ürünlerin ‘piyasaya arzını’ yani vitrine çıkmasını yasaklarken, ‘üretimini’ durdurmuyor. Oysa küresel çalışmalar, üretimi durdurmayan ve sadece kullanımı kısıtlayan politikaların plastik krizini çözmediğini net bir şekilde gösteriyor. Üretim bantları çalışmaya devam ettikçe sistemdeki sızıntılar sürecektir.”

“KAĞIT ÜZERİNDE KALMA RİSKİ VAR”
Düzenlemenin uygulanabilirliğine ilişkin risklere de değinen Butan şunları söyledi: “Eğer bu düzenleme, üreticiyi mali ve yasal olarak sorumlu tutan EPR maddeleriyle desteklenmezse ve üretimi durdurmadan geri dönüşüm efsanesinin arkasına sığınılırsa, hedeflenen etkiyi yaratamaz. Aralık ayında Greenpeace ABD tarafından yayımlanan ‘Efsane Tüccarları’ raporu durumu tüm şeffaflığıyla ortaya koyuyor: Plastik geri dönüşümü ekonomik ve teknik olarak başarısız bir girişim. Örneğin geri dönüşüm kapasitesinin en yüksek olduğu sanılan ABD'de bile plastik atıkların yıllık sadece yüzde 5'i geri dönüştürülebiliyor; geri kalanı yakılıyor veya çöp sahalarına gömülüyor. Plastik geri dönüşümünün çalışmasını engelleyen toksisite ve ekonomik bariyerler aşılamıyor. Dolayısıyla, endüstrinin ‘geri dönüştürülebilir ambalaj’ vaatlerine güvenen ve üretimi sınırlandırmayan bir yasa, kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm oluyor.”

“YÜZDE 80'İNİ OLUŞTURUYOR”
Butan’a göre tek kullanımlık plastikler mikroplastik kirliliğiyle doğrudan bağlantılı. Verilerin bu ilişkinin doğrudan ve çok güçlü olduğunu kanıtladığını vurgulayan Butan, şunları paylaştı: “Deniz çöpünün yaklaşık yüzde 80'ini tek kullanımlık plastik ürünler ve plastik içeren balıkçılık ekipmanları oluşturuyor. Doğaya karışan bu makroplastikler zamanla ufalanarak mikroplastiklere dönüşüyor. UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Programı) verilerine göre her yıl 19 ila 23 milyon ton plastik atık göl, nehir ve denizlere sızıyor. Bu atıkların en büyük kaynağı ise kullanım ömrü sadece dakikalarla ölçülen tek kullanımlık plastikler. Dolayısıyla bu ürünlerin kullanımını ve daha da önemlisi üretimini kaynağında kesmek, ekosisteme ve besin zincirimize karışan mikroplastik miktarını dramatik ölçüde düşürmenin bilinen tek gerçekçi yolu. Ancak bunun için ilgili düzenlemenin mutlaka üretim yasağını içermesi gerekiyor. Üretimin devam ettiği, sadece piyasaya arzın kısıtlandığı bir durumda böylesi bir azalmadan söz etmek gerçekçi olmaz.” 

SIRADAKİ ADIM: ATIK İTHALATI
Butan, Türkiye’de plastik kirliliğiyle mücadelede bir sonraki adımı da şöyle tanımladı:“Önümüzdeki ilk ve en acil adımımız saatle yarışıyor: 3 Nisan tarihine kadar sitemiz üzerinden binlerce kişinin dijital katılımıyla Bakanlığa ‘Üretimi Durdur, Üreticiyi Sorumlu Tut’ temalı görüşümüzü iletmek ve bu yönetmeliği gerçek bir çözüm sunabilir hale getirmek.Bu süreci başarıyla tamamladıktan sonraki ana stratejimiz ise çok net: Türkiye'nin plastik atık ithalatının tamamen durdurulması. Türkiye, 2026 yılı Kasım ayında BM İklim Değişikliği COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak. Bu süreçte "Sıfır Atık" teması da sıklıkla vurgulanıyor. Gerçek ‘sıfır atık’ için ‘sıfır atık ithalatı’ şart. Kendi tek kullanımlık plastiklerini yasaklama iradesi gösteren bir ülkenin, dışarıdan başka ülkelerin plastik çöpünü ithal etmesi kabul edilemez.”

TALEPLER İLETİLECEK
Butan, Bakanlığa iletilecek görüşte yer alacak talepleri de şöyle aktardı: “Bakanlık, taslak metni görüşe açtı. Greenpeace Türkiye olarak tek kullanımlık plastiklere yönelik bir üretim yasağı takvimi ve genişletilmiş üretici sorumluluğu (EPR) konularınının da düzenlemeye dahil edilmesini talebiyle bir görüş hazırladık. İmza kampanyamıza verilen desteklerle görüşü bakanlıkla paylaşmaya hazırlanıyoruz. Herkesi, hazırladığımız görüş metninin altına imza atmaya davet ediyoruz. Böylece 3 Nisan’da sadece Greenpeace’in değil, çok sayıda insanın talep ettiği görüş olarak yorumlarımızı Bakanlığa iletebiliriz.”

KÜRESEL TABLO VAHİM 
Butan, plastik üretimi ve tüketimine ilişkin verileri de şöyle paylaştı: “OECD ve Birleşmiş Milletler verileri tablonun vahametini gösteriyor: Küresel plastik üretimi yılda 460 milyon tonu aşmış durumda. En çarpıcı olanı ise, üretilen tüm bu plastiklerin yaklaşık yüzde 40'ının tek kullanımlık ürünlerden oluşması. Küresel çapta mevcut plastik atıkların yalnızca yüzde 9'u geri dönüştürülebildiği düşünüldüğünde ortaya korkunç bir tablo çıkıyor. Bugün dünyada ucuz yeni plastiğin seri üretimi öyle bir boyutta ki, bu üretim seli tüm geri dönüşüm yatırımlarını ekonomik olarak anlamsız kılıyor. Türkiye de ciddi bir tüketim pazarı ve maalesef atık ithalatı sebebiyle dışarıdan gelen plastik yükünün de taşıyıcısı konumunda. Ancak tek kullanımlık plastiklerin üretiminin yasaklanması, atık ithalatının durdurulması gibi bu tabloyu değiştirebilecek fırsatlar önümüzde duruyor. Türkiye’nin bu öncü iradeyi göstermesinin önünde hiçbir engel yok.”

“SON ADIM” KAMPANYASINA ÇAĞRI
Greenpeace Türkiye, tek kullanımlık plastiklere yönelik hazırlanan yönetmelik taslağına ilişkin “Son Adım” başlıklı bir imza kampanyası başlattı. Kampanya ile yurttaşların, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na iletilecek görüş metnine destek vermesi hedefleniyor.

Kampanya sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. 


ARŞİV