Halk TV’den Cengiz Karagöz’ün haberine göre, Kanal İstanbul projesi kapsamında Karadeniz çıkışında yer alan Karaburun ve Yeniköy mahallelerini kapsayan “Karaburun Millet Bahçesi”ne ilişkin imar planları, İstanbul 5. İdare Mahkemesi tarafından “kamu yararı bulunmadığı” ve “şehircilik ilkelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptal edildi.
Kanal İstanbul kapsamında, Karadeniz çıkışında bulunan Arnavutköy ilçesine bağlı Karaburun ve Yeniköy mahallelerine ilişkin imar planlarında değişikliğe gidilmişti.
Arnavutköy Belediyesi tarafından revize edilen planlarda, 1990’lı yıllarda hazırlanan mevcut imar düzenlemelerinin İstanbul Havalimanı ve Kanal İstanbul gibi büyük ölçekli projeler sonrasında bölgenin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığı savunulmuştu.
Söz konusu plan değişikliklerinde, bölgede yapılması öngörülen “Millet Bahçesi”ne de yer verilmiş; bu kapsamda “Karaburun Millet Bahçesi” adı altında yeni bir alan tanımlanmıştı. Ancak planlar, meslek odaları ve şehircilik çevreleri tarafından yoğun eleştirilere konu oldu.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, planların şehircilik ilkelerine ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya başvurdu. Açılan dava sonucunda İstanbul 5. İdare Mahkemesi, Karaburun ve Yeniköy mahallelerini kapsayan imar planlarının iptaline karar verdi.
ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE AYKIRI
Mahkeme kararında, Karaburun ve Yeniköy mahallelerini kapsayan “Millet Bahçesi” amaçlı imar planlarının şehircilik esaslarına, planlama ilkelerine ve mevzuata uygun olmadığı vurgulandı.
Kararda; alan seçimine ilişkin gerekli analizlerin yapılmadığı, ulaşım organizasyonu, otopark ve altyapı gibi temel kentsel ihtiyaçların planlarda çözümlenmediği, birçok planlama kararının avan projeye bırakılmasının şehircilik anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi.
Mahkeme, Kıyı Kanunu’nu hatırlatarak projede öngörülen cami, millet kıraathanesi, tematik bahçeler ve açık alan kullanımlarının deniz doldurulmasını zorunlu kılmadığına dikkat çekti.
Dolgu yapılabilmesi için yasada aranan “kamu yararı” ve “başka uygun alternatif bulunmaması” koşullarının karşılanmadığına hükmedildi.
Kararda şu ifadelere yer verildi: "Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik gereğince kıyılarda doldurmanın sadece kamu yararının gerektirdiği hallerde daha uygun alternatifler bulunmaması veya kıyı alanının yetersizliği nedeniyle ve uygulama imar planı kararı ile yapılabileceği, dava konusu alanda doldurma yapılabilmesi için öncelikle kamu yararının olması dışında bu dolgunun yapılabilmesi için uygun alternatiflerin bulunmaması ve kıyının yetersizliğinin belirlenmesi gerektiği, dava konusu imar planlarına ilişkin plan açıklama raporlarında ise, kıyıda planlanan fonksiyonları ve dolguya neden ihtiyaç duyulduğunun açıklanmadığı, kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olan millet kıraathanesi, cami, mescit yapıları ile açık spor alanları, meydan, tematik bahçeler gibi açık alan kullanımlarına dair denizin doldurulmasının zorunluluğuna yönelik açıklamalara yer verilmediği görülmektedir.
1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatine varıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmemiştir.”