Küresel sıcaklık artışlarının yol açtığı çölleşme süreci, artık sadece çevresel bir yıkım değil, doğrudan kitlesel bir halk sağlığı krizi olarak kapımızda. Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, iklim krizinin tetiklediği çölleşmenin halk sağlığı üzerindeki ciddi risklerine karşı uyardı. Çölleşmenin yalnızca çevresel bir yıkım değil, aynı zamanda hayati bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Ateş, küresel sıcaklık artışlarının tarımsal üretimi, su kaynaklarını ve gıda sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğini belirtti.
Çölleşmenin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Ateş, “Küresel sıcaklık artışları tarımsal üretimi, su kaynaklarını ve gıda sürdürülebilirliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Verimli toprakların çoraklaşması, besleyici gıdaya erişimi engelleyerek malnütrisyon (yetersiz beslenme) krizini tetiklemektedir.” dedi.
HASTALIKLARA YOL AÇIYOR
Kuraklaşan arazilerden kaynaklanan toz fırtınalarının hava kalitesini düşürdüğünü ifade eden Ateş şöyle devam etti: “Çölleşmeyle beraber kuraklaşan arazilerin rüzgarlarla toza dönüşmesiyle soluduğumuz havaya yüksek miktarda partikül madde karıştırmaktadır. Bu durum astım, KOAH ve solunum yolu enfeksiyonlarında artışa yol açmaktadır.”
Toprağın su tutma ve filtreleme kapasitesinin azalmasının temiz içme suyu kaynaklarını tehdit ettiğini belirten Ateş, su kıtlığının hijyen sorunlarını ve su kaynaklı salgın hastalık riskini de artırdığına dikkat çekti.
İklim krizinin ve çölleşmenin etkilerini hafifletmek için bireylerden kurumlara kadar uzanan ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini hatırlatan Dr. Öğr. Gör. H. İnci Ateş, acil çözüm önerilerini şöyle sıraladı: