Haftalık Bağımsız Gazete 17 Mayıs 2021

Tarih yazan kadınlar-9

Osmanlı İmparatorluğu döneminde profesyonel olarak fotoğrafçılık yapan ilk Müslüman Türk kadın olan Naciye Hanım'ın öyküsü...

Tarih yazan kadınlar-9
Gökçe UYGUN

Basında eskiden çokça rastladığımız ‘arka sayfa güzeli’ geleneğini geri getiriyoruz ancak büyük bir farkla! Alanında ilk’lere imza atmış, ‘kadınlar yapamaz’ denilen mesleklerdeki cinsiyetçi kalıpları kırmış, cesur ve azimli kadın kahramanları tanıtacağız size. Onlar, bizlerle bu topraklarda yaşadı, mücadele etti ve başarılar kazandı. Lakin erkek egemen tarih anlayışı çoğunlukla onları yok saydı. Bu kadınları tarihin tozlu sayfalarından çıkarıp, kamuoyunun yeniden dikkatine sunmayı hedefliyoruz. Buyurun tarih yazan kadınların öykülerine…

İlk Müslüman Türk kadın fotoğrafçı: Naciye Suman

Osmanlı İmparatorluğu döneminde profesyonel olarak fotoğrafçılık yapan ilk Müslüman Türk kadın olan Naciye Hanım (Suman), 23 Nisan 1881’de Üsküp’te doğdu. Annesi hakkında bilgiye ulaşılamayan Naciye hanımın babası Salih Beydir (paşa).

22 yaşındayken, İsmail Hakkı Bey (subay) ile evlenen Naciye hanımın fotoğrafçılık hayatı bir mecburiyetle başladı; "Birinci Dünya Savaşı başladı ve kocam cepheye gitti. Üç kızım, bir oğlum, annem, üç evlatlığımız, ninem ve evde bize hizmet eden dört, beş askeri geçindirmek mecburiyetinde idim. Savaş yıllarında, paramız tükendi ve ailemden kalma gümüş bir tepsiyi satmak zorunda kaldım. Ama önemli bir karar almama da sebep oldu. ‘Ben insan değil miyim, ben hayatımı kazanamaz mıyım, çocuklarıma bakamaz mıyım? İlla ki bunları satarak mı yaşayacağız’ dedim ve ertesi günü bir fotoğrafhane açmaya karar verdim. Zaten çatı katındaki çamaşırlık, kocamın fotoğraf merakı yüzünden bir stüdyoya dönmüştü. Burası camlı bir bölümdü ve fotoğraf çekimi esnasında kocam, camlardaki perdeleri bir sopa yardımıyla çekerek ışığı yönlendirirdi.”

Böylelikle Naciye hanım 1919 yılı başında, Beşiktaş Yıldızı'da oturdukları Sait Paşa konağının önüne "Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi - Naciye" yazdırdığı bir tabela astı. 2 yıl burada çalıştıktan sonra, stüdyosunu Beyazıt'ta 3 katlı bir apartmana taşıdı. Alttaki iki kat oturmaları için ayrıldı, çatı katı ise yine fotoğrafhaneye dönüştürüldü. Çatı tamamen kaldırılıp camlarla kaplandı. Fotoğraf çalışmalarına burada ara vermeden devam etti.

Stüdyodaki portre çekimlerinin dışında, düğünlere de fotoğraf çeken Naciye hanım, Sultan Reşat’ın torunlarına fotoğraf dersleri vermek için haftada iki gün saraya da giderdi. Haftada bir gün de harem ağalarıyla birlikte sultanlar gelerek, onun stüdyosunda karanlık oda dersleri alırlardı. 

Cepheden dönen İsmail Hakkı Bey yıllarca savaşta olmanın ve aldığı yaraların etkisiyle sinirli bir adam olmuştu. Bu durum Naciye Hanım’la ayrılmalarına neden oldu. Soyadı kanunundan sonra oğlunun aldığı “Suman” soyadını kullanan Naciye Hanım, torunu oluncaya kadar Beyazıt’taki fotoğrafhanede çalışmalarını sürdürdü. Torunu Sevgi Divitçioğlu’yla (ressam) daha fazla vakit geçirmek isteyen Naciye hanım, 1930’da fotoğrafhaneyi kapatıp Ankara’ya gitti. Naciye Hanım, 23 Temmuz 1973’teki vefatına kadar da bir daha fotoğraf çekmedi.

 6 FOTOĞRAF KALDI…

Naciye Hanım fotoğraf arşivi günümüze ulaşmadı. Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi - Naciye damgasını taşıyan altı tane, Gülderen Bölük koleksiyonunda bulunuyor. Ancak Naciye Hanım’dan geriye kalan fotoğrafların sayısı sınırlı da olsa çalışmaları hakkında fikir verir. günışığı kullanarak yaptığı çekimlerde, dönemin stüdyolarında sık görülen resimli fon perdesi, sehpa, saksı içinde çiçek gibi aksesuarlar göze çarpar.

 KADINLARDAN DESTEK

1919’da Kadınlar Dünyası dergisindeki bir haberde, Naciye Hanım'ın fotoğrafhanesi tanıtılarak, kadınlar tarafından desteklenmesinin önemi vurgulandı; "Naciye hanım namında bir hemşiremizin hanımlara mahsus bir fotoğrafhane işletmekte olduğunu haber aldık. Bu müteşebbis ve faal hemşiremizi takdir ve teşvik etmek borcumuzdur."

Keza, kadın oluşu ona ticari bir avantaj da sağlar. Kadınlar, onun karşısında sadece peçelerini değil saçlarını, omuzlarını açmakta da bir sakınca görmezler ve bu özel fotoğraflarını, cephedeki eşlerine, özlem dolu mektuplarıyla birlikte gönderirlerdi. 

Kaynakça: Gülderen Bölük arşivi, Kadınlar Dünyası dergisi, (Serpil Çakır’ın Osmanlı Kadın Hareketi kitabı,  Seyit Ali Ak2ın  "İlk Profesyonel Kadın Fotoğrafçımız: Naciye Hanım" yazısı, http://www.istanbulkadinmuzesi.org/naciye-hanim-suman/?tur=Alfabetik, http://tayfunserttas.blogspot.com.tr, www.hopa.gen.tr








 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.