Haftalık Bağımsız Gazete 11 Nisan 2021

Yaşasın 8 Mart


Banu YELKOVAN

Banu YELKOVAN

Okunma 25 Şubat 2021, 15:40

Covid geçtiğimiz yıl bu zamanlardan itibaren hepimizin hayatını tepetaklak etti. Pandemi şartlarında bir yılı tamamlarken, kadınlar günü şerefine olaya bir kez daha bizim açımızdan bakmaya ne dersiniz?

Bugün ofise gitmem lazım. Aslında dün de gitmem gerekiyordu ama eşimin de işi olduğu için evde kaldım. Sabahın 8’inde oturduğum ve özellikle tahta ve rahatsız bir sandalye olsun ki uzun uzun oturamayayım, arada bir kalkmak zorunda hissedeyim, kendimi işe kaptırıp çok uzun oturunca sonra akşam oram buram ağrıyor diyerek son derece bilinçli şekilde eskiciden aldığım, sırtı kırık sandalyemden, taaa akşamın saat 22.00’sinde kalkabildim. Sandalye kökenli, kendi kendime uydurduğum sistem işe yaramadı. Gönül isterdi, her 20 dakikada bir kalkayım, kahve olsun, çay olsun, şöyle kalkıp bir esneme gerinme olsun, tatlış teneffüsler yaratayım kendime. Olmadı.

Sabah 8 sularında, evde kalma nedenim, online eğitim gören canım çocuğa kahvaltı hazırladım. Sonra topladım. Akşamdan bu tabağı da koyarım diye düşünerek çalıştırmadığım bulaşık makinasına yerleştirip çalıştırdım. Sonraki kalkışta, ekran karşısında oturmaktan beti benzi solan online çocuğa öğle yemeği yaptım. Yedi. Durmuş bulaşık makinasını sıcak sıcak boşalttım. Yeni çıkan bulaşıkları içine koydum. Tencere makinada iyi çıkmıyor diye elde yıkadım. Sonra günün üçüncü zoom toplantısına girdim. Bir noktada kendim hiçbir şey yemediğimi hatırladım. Hızlıca bir şey attım ağzıma; ne pişirdim, ne ısıttım, tam kelimesiyle kemirdim. Ha bu esnada, muhtelif toplantılarda diğer home-office kadınların ekranlarından, ki pek çoğu gayet üst düzey, ortalığı kasıp kavuran iş insanları ha yanlış anlamayalım, artık kapamaya bile çalışmadıkları “Anneeaaa” sesleri yansıdı gündemimize. Pandeminin ilk başlarında saklamaya çalışıyorduk bu bizi pek de profesyonel göstermeyeceğinden korktuğumuz yansımaları ama sanırım artık toptan saldık. Toplantılarımıza günde en az bir kere ağlayan, arkadan geçen, patavatsız bir yorumla pat diye dalan bir çocuk yansıyor istisnasız ama nedense hep kadınların ekranlarından. Aramızda büyük bir empati var, halden anlamak hiç bu kadar anlamlı olmamıştı. 

Pandemi sürecinde endişe, tükenmişlik sendromu, depresyon, çocuk ve evde çocuk bakmayla ilgili sorunlar, sağlık kaygıları, ailenin yaşça büyük üyeleri konusundaki bakım ve sağlık endişeleri, finansal güvensizlik hali cinsiyet ve yaş gözetmeksizin hepimiz için arttı. Evden çalışmak demek, iş saatlerinin olmaması demek. Bir toplantıdan çıkıp, bir dakika sonra diğerine girmek demek. Giderek azalan iş imkanları çağında, giderek artan iş beklentilerini karşılayamamak ya da karşılamak için fazlasıyla özveriyle çalışmak demek. Bütün bu ortak dertlerin evdeki kadının sırtına eşit değil, çok daha ağır yüzdeyle binmesi demek. İşin sonunda, tam da bu sebeplerden, birçok kadının işi bırakmak zorunda kalması demek. 

Arkadaşlar, ben istemez miyim size Manchester City’nin önceki akşam Şampiyonlar Ligi’nde bu senenin flaş ekibi, tarihinde ilk kez bu seviyeye gelmeyi başaran Mönchengladbach karşısında nasıl bir oyun oynayarak galip geldiğini, rakibini sürklase ederek ama kaynaklarını da zorlamadan akıllıca oynayarak kazandığını anlatmayı? İzlemelere doyamadığımız, yaptığı her hamlenin arkasında bir felsefe olduğunu bildiğimiz Pep Guardiola’nın ortaya çıkardığı bu pragmatik takımın son dönemde iyiden iyiye bir tez konusu haline geldiğinden bahsetmeyi? Belki Covid koşulları olmasaydı ve maç Bükreş yerine Gladbach’ın kendi sahasında, seyirciyle oynansaydı durum farklı olabilirdi konusunda akıl yürütmeyi ve sezon sonunda Dortmund’a kaptırdıkları teknik direktörleri Marco Rose’dan konuşmayı? Evet isterdim. Ama önümüz 8 Mart, ben maçı izlerken uyuyakaldım ve maalesef bugün de ofise gidemedim. Maruzatım budur. Arz ederim.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.