Yiyoruz ama besleniyor muyuz?

Beslenmek için mi doymak için mi yiyoruz? Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Zafer Şenyurt, “İnsanlar gelir adaletsizliğinden dolayı, ihtiyacı olan besinleri bilse de onlara ulaşamaz durumdalar” diyor

16 Ekim 2019 - 10:37

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, Dünya Gıda Günü olarak kutlanıyor. Gıda konusunda dünyada durum biraz karışık. Bir yandan açlık öte yandan obezite yaşanıyor. Biz de Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Zafer Şenyurt’la ne yediğimizi, nasıl yediğimizi, güvenli gıdaya nasıl ulaşabileceğimizi konuştuk.

“GÜVENLİ GIDAYA ERİŞİM İNSAN HAKKIDIR”

  • Ne yiyoruz, nasıl besleniyoruz?

Son dönemde gıda güvenliği ile ilgili riskler, gıda hileleri, genetiği değiştirilmiş ürünler çokça gündeme geldiği için tüketicilerde bir merak ve farkındalık oluşmaya başladı. Bu önemli bir şey. Ancak bunun yanında bilgi kirliliği de had safhada.

Yiyoruz ama besleniyor muyuz, ya da doyuyoruz ama besleniyor muyuz sorularının yanıtını verebilmek için ekonomik politik tarafını iyi ortaya koyabilmek lazım. İnsanlar gelir adaletsizliğinden dolayı ihtiyacı olan besinleri bilse de onlara ulaşamaz durumdalar. Nüfusun ekonomik sıkıntı çeken kısmı doyuyor ama beslenmiyor bunu çok net söyleyebiliriz.

Güvenli gıdaya erişim bir insan hakkıdır. Bunu sağlamak da kamunun görevidir. Bunu sağlarken de gelir adaletini, üretim- tüketim dengesini gözetmek onları kurgulamak kamunun görevidir.

  • Doğal nedir? Organik nedir?

"Doğal domates" diye bir yerde yazarsa bunun kesinlikle yanlış olduğunu bilin. Bir domates eğer alçıdan yapılmamışsa zaten doğaldır. Bütün ürünler eğer sentetik değilse, ikame edilmemişse, toprakta ya da suda üretilmişse doğaldır.

Organik ürün ise tohumdan ürüne hatta tüketilinceye kadar sağlık riski oluşturmayacak şekilde üretim süreci işlenmesi demektir. Bir ürünün organik ürün olabilmesi için tohumun hiçbir genetik değişikliğe uğramaması lazım. Herhangi bir kimyasalla işlem görmemiş olmaması lazım. Bunlara da artık erişim kolay değil. Çünkü verimlilik de burada önemli. Çok emek verip, çok masraf edip az ürün elde ettiğinizde onun da değeri artıyor. Bu yüzden de herkes buna erişemiyor.

  • Güvenli gıda ne demektir?

Bir gıdanın güvenilir olduğunu söylemek için o gıdanın fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak bütün risklerden uzaklaştırılmış ve besleyici gıda olması gerekir. İçerisinde yabancı maddelerin, kimyasal maddelerin olmadığı, biyolojik olarak tarihi geçmiş vb olmadığı bunlardan arındırılmış ve besin değeri açısından besleyici özelliğini yitirmemiş gıdaya güvenli gıda denir. Güvenilir gıdayı sağlayabilmek için Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri vardır. Güvenli gıda için kamu denetimi devreye giriyor.

Mevzuatımız, eksikleri olmakla birlikte iyi seviyede. Mevzuatın doğru uygulanıp uygulanmama meselesi var. Gerçekten kötü niyetli kişiler insanların sağlığıyla oynarcasına, sağlık riski oluşturacak ürünleri piyasa sürebilirler. Bu noktada merdiven altı diye tabir ettiğimiz herhangi bir kaydı olmayan yasadışı çalışan işletmelerin ürettiği ürünlerin çok riskli olduğunu söyleyebiliriz. Firmaları yılda bir defa denetleyerek bu süreci sağlayamazsınız.

“DENETİMLER YETERLİ DEĞİL”

  • Firmalar yılda bir kez mi denetleniyor?

2018 yılı rakamlarına göre 675 bin kayıtlı onaylı işletme var, 6 bin 800 civarında denetçi var ki bunların hepsi sahaya da çıkmıyor. Ve bunların içinde 2 bin 230 tanesi gıda mühendisi. Yani biz denetimlerin yeterli olmadığını ve etkin yapılmadığını düşünüyoruz.

Bugün kamuda istihdam edilemeyen çok sayıda gıda mühendisi, ziraat mühendisi var. Bunların mutlaka istihdam edilmesi gerekiyor.

  • Peki denetimlerde görülen uygunsuzluklara karşı ne yapılıyor?

Bu da işin trajikomik tarafı. Cezalar çok yetersiz. Yapılan işlem 153 lira ceza. Bizim önerimiz şu; denetim hem nicelik hem nitelik olarak arttırılmalı. Elde edilen bulgularla bir suç işlenmişse o işletmecinin farklı isimlerle işletme açması engellenmeli. Hapis cezası öngörülmesi lazım. Halkın sağlığı ile oynamak bu kadar kolay olmamalı. İnsanların sağlığı, güvenliği, sermaye sahiplerinin vicdanıyla cüzdanı arasında bırakılmamalı?

Dünyada yılda 600 milyon insan gıdaya bağlı hastalıklarla karşı karşıya geliyor. Ortalama 320 bin kişi de hayatını kaybediyor.

  • Biz güvenli gıdayı nasıl bulacağız?

Bildiğimiz güvendiğimiz satış noktalarından alışveriş yapacağız. Bildiğimiz güvendiğimiz ürünlerini tercih edeceğiz. Mümkünse kendi ürünlerimizi yetiştireceğiz. Açıkta satılan ürünleri sorgulayalım. Şüpheli durumlarda Alo 174 ihbar hattına ihbar edelim. En gerçekçi çözüm tüketicilerin bilinçli olması.

  • Peki bütün bu açıklamalar ışığında biz güvenilir gıdaya erişebilir miyiz?

Türkiye’nin hem insan kaynağı hem de yer altı yer üstü kaynakları kendine yetebilir durumda. Ama bunlar kötü kullanıldığı ve adaletsiz bir biçimde bölüşüldüğü için Türkiye şu anda sıkıntılı bir durumda. Ama bunu tersine döndürmek mümkün. Türkiye ürettikleriyle kendine yeter hale gelebilir. Yeter ki bu politikaları benimseyen ve bu konuda kararlı siyasi bir irade olsun.

 HERKES İÇİN ULAŞILABİLİR GIDA!

Dünya Gıda Günü’nün bu yılki teması, “Sağlıklı ve Sürdürülebilir Beslenmeyi Herkes İçin Ulaşılabilir Kılma” olarak belirlendi. Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü , “Eylemlerimiz geleceğimizdir. Sağlıklı beslenme ile açlığa son verilmiş bir dünya” sloganıyla kutluyor. Gıda Günü kapsamında Kozyatağı Kültür Merkezi’nde Kadıköy Belediyesi ev sahipliğinde 19 Ekim Cumartesi günü saat 12.00-17.00 arasında bir etkinlik düzenlenecek.

Güvenilir Gıdaya Erișimde Bilimsel Yaklașımın Önemi, Üretimden Tüketime Gıda Egemenliği, Gıda Güvenliği Ekseninde Meslek Disiplinlerinin Rolü başlıklarında söyleşilerin yapılacağı etkinlikte Prof.Dr. Beraat Özçelik, Prof. Dr. Gökhan Özertan, Prof.Dr. Mikdat Kadıoğlu, Prof.Dr. Aziz Ekși, Taner Öztürk, Abdullah Aysu, Aziz Koçal, İlknur Menlik, Zafer Șenyurt, Saadet Selin Top, Prof.Dr. Murat Arslan, Murat Kapıkıran gibi isimler konuşmacı olacaklar.


ARŞİV