Yazgan ailesinin asırlık evi

Hasanpaşa’nın 107 yıllık ahşap evi, ilk Kuvayi Milliyecilerden Cemil Yazgan ve ailesinin yuvası olmuş. Yazgan’ın torunu Adnan Mühür, hem evin hikayesini hem de dedesini anlattı

01 Mart 2018 - 11:27

Kadıköy Kent Konseyi Kültürel Miras ve Kent Belleği Çalışma Grubu’nun Hasanpaşa Mahallesi’ni mercek altına alarak yaptığı sözlü tarih çalışmasını 925. sayımızda haberleştirerek sizlere ulaştırmıştık. Kadıköy’ün tarihine ışık tutacak olan sözlü tarih çalışmasının önemli noktalarından birini de Hasanpaşa’daki tarihi evler, konaklar ve köşkler oluşturuyordu. Ancak haberde yer verdiğimiz ve Nazifbey Sokak ile Faik Bey Sokak’ın köşesinde yer alan bahçe içindeki tarihi ahşap evle ilgili bilinmeyen bir gerçek ortaya çıktı. Kent Konseyi’nin yaptığı çalışmada iki katlı, sarı boyalı ve bakımlı bu tarihi ahşap evde Demirci Resul ve ailesinin yaşadığı rivayet edilirken, asıl gerçek Adnan Mühür’ün verdiği bilgilerle gün yüzüne çıktı.1940’lı yıllarda Kadıköy’e gelen Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti subaylarından Cemil Yazgan, ailesiyle birlikte bu evde yaşamış.

SAVAŞ ALANLARINDAN KADIKÖY’E

Doğma büyüme Hasanpaşalı olan Adnan Mühür, Cemil Yazgan’ın en büyük torunu. Evinde bizi misafir eden Mühür, ilk olarak dedesine ait olan belgeleri ve fotoğrafları gösterdi. Mühür’ün anlatımlarına göre; Cemil Yazgan İzmir’in en köklü ailelerinden olan Katipzade ailesine mensup bir asker. Yazgan’ın annesi Zübeyde Hanım, Osmanlı Devleti’nde silahtarlık yapan Salim Bey ile evlenince İzmir’den İstanbul’a taşınmış. Küçük yaşta askeri okula kaydını yaptıran Cemil Yazgan, genç yaşta Kuvayi Milliye mensubu olmuş. Piyade Binbaşı rütbesini alan Cemil Yazgan hem doğu hem de batı cephesindeki birçok savaşa katılmış. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da görevine devam eden Cemil Yazgan, Atatürk’ün Muhafız Alay Subayı olarak da görev yapmış. Trablusgarp Savaşı’nda esir düşen Yazgan’a Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği başarılar nedeniyle 1936 yılında bir de madalya verilmiş.

AİLE HATIRASINA SAHİP ÇIKIYOR

Cemil Yazgan, Osmanlı Devleti’nde başladığı askeri görevlerine Türkiye Cumhuriyeti döneminde de devam etmiş. İstanbul’daki çeşitli komutanlıklarda görev yapan Cemil Yazgan 1940’lı yılların başında Kadıköy’e gelerek Hasanpaşa’daki ahşap evi satın almış. Ailesiyle beraber burada ikamet eden Yazgan 1967 yılında hayatını kaybetmiş. Tapu kayıtlarında yapım yılı 1901 olarak geçen 107 yıllık bu evde şimdi Yazgan’ın en büyük torunu Adnan Mühür yaşıyor. Aile hatıralarına sahip çıkmak için evi terk etmediğini söyleyen Mühür, “Hasanpaşa’yı ve burada yaşayanları çok seviyorum. Bu ev bir dönem annemin ve teyzelerimin yaşadığı bir yerdi. Her köşesinde anıları yaşıyor.” diyor.

Cemil Yazgan silah arkadaşarıyla birlikte (ön sırada ortada)

Yarım asırdan fazla bir süredir Hasanpaşa’da yaşayan Mühür, çocukluk ve gençlik yıllarındaki Hasanpaşa’yı şu sözlerle anlatıyor: “Bana göre Kadıköy ve Hasanpaşa o zamanlar daha güzeldi. Çok nezih bir yerdi bir kere. Haberinizde de bahsettiğiniz gibi mahalle konaklar ve köşklerle doluydu. Meyve bahçeleri vardı ve biz çocukken bu ağaçlardan meyve yerdik. Bu kadar kalabalık olmadığı için herkes birbirini tanırdı. Çok da moderndi. Annem ve teyzemler o yıllarda güvenlik kaygısı yaşamadan Kalamış ve Kurbağalıdere’de kayıklara binip kürek çekermiş.” 

Cemil Yazgan ailesiyle beraber Hasanpaşa'daki evinin bahçesinde

1980’li yıllarda yaşanan yoğun göç ve çarpık kentleşmeyle beraber Hasanpaşa’daki tarihi dokunun da kaybolmaya başladığını ifade eden Mühür, mahalledeki tarihi yapıların korunması gerektiğini de ifade ediyor.

Cemil Yazgan ve kucağında torunu Adnan Mühür


ARŞİV