Haftalık Bağımsız Gazete 24 Temmuz 2021

Yalnız Kadınlar Sokağı Fotoğrafçısı’na ödül

“Geleceğin İletişimcileri” yarışmasının kazananları belli oldu. Radyo Yayıncılığı Drama Programı kategorisinde ödül alan “Yalnız Kadınlar Sokağı Fotoğrafçısı”nın yaratıcıları gazetemize konuştu

Yalnız Kadınlar Sokağı Fotoğrafçısı’na ödül
Görkem Durusoy

2019-2020 Akademik yılı içerisinde gerçekleştirilen 6. TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’na bu yıl Radyo, Televizyon, Haber ve İnternet Yayıncılığına ek olarak Ev Hayat Dolu kategorilerinde olmak üzere beş ana dalda toplam 75 üniversiteden 731 öğrenci 625 eser ile yarıştı. Radyo Yayıncılığı Drama Programı kategorisinde yarışan “Yalnız Kadınlar Sokağı Fotoğrafçısı” yaratıcıları, ödül almanın mutluluğunu yaşıyor. Senaryosu kendine ait olan Aysel Kırılmaz, sunduğu bir haberden ilham alarak senaryoyu yazdığını dile getiriyor. Kurgu ve yönetmenliğini Ümit Aygül’ün üstlendiği, seslendirmesini ise Aysel Kırılmaz ve Deniz Zeybek’in yaptığı radyo tiyatrosu, üçüncülük ödülüne layık görüldü.

İLK DENEYİM, İLK ÖDÜL

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisi olan Deniz Zeybek, iki sene boyunca İstanbul Üniversitesi’nin radyosu olan Radyo İletişim’de radyo programcılığı yaptığını belirtiyor. Zeybek, 2019’da ilk şiir kitabı olan Denize Saçılan Manşetler’i çıkarttı ve şiirleri hâlâ farklı dergilerde yayımlanıyor. Deniz Zeybek, radyo tiyatrosuyla olan serüvenini ise şöyle anlatıyor: “Yalnız Kadınlar Sokağı Fotoğrafçısı benim ilk radyo tiyatrosu deneyimim ve bu, sevgili Aysel Kırılmaz sayesinde oldu. Beni arayıp bu projeden bahsettiğinde çok heyecanlandım. Senaryoyu yazıp radyoda okuduğumda çok farklı hislere büründüm ve duygulandım diyebilirim. İletişim alanında ve TRT gibi bir kurumdan aldığım ilk ödül olduğu için ben ayrıca heyecan duydum. O gecede olmak, sahneye çıkıp ödülü almak, konuşma yapmak... Bunlar elbette ki değerli ve unutulmaz anlar.”

“SESE DUYGU VERMEK ZOR İŞ”

“Seslendirme demek ses sanatçılığı yapmak demektir” diyen Deniz Zeybek, seslendirme yapmanın tekniklerinden de bahsediyor. Zeybek, “Sesinizle oynuyorsunuz, yani oyunculuk sergiliyorsunuz. Seslendirme/dublaj eğitimim var fakat bu eğitim uzun süren bir eğitim değildi. Çocukluğumdan beri kitapları ve özellikle de şiirleri sesli okurdum. Bunların sesimin gelişmesinde etkili olduğunu düşünüyorum. Görüntü olmadan sese duygu vermek ise gerçekten zor bir iş. O yüzden elbette ki belli başlı teknikleri var, herkes seslendirme yapabilir ama herkesin bunda ne kadar başarılı olabileceği bir tartışma konusudur” diyor ve şunları ekliyor: “Şu an beni mutlu eden bu ödül, yaşayıp da görürsem 42 yaşına geldiğimde de beni yine şu anki hislerimle karşı karşıya getirecektir.”

“SESİN BİR BÜYÜSÜ VAR”

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü mezunu olan Aysel Kırılmaz, televizyon ile büyüyen bir kuşağın çocuğu olmasına rağmen radyonun kendisini her zaman büyülediğini söylüyor. Kırılmaz, “Sesin bir büyüsü olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle üniversiteye girer girmez ilgi alanım hep radyo oldu. Fakültemizin radyosu olan Radyo İletişim’de çeşitli programlar hazırlayıp sunmaya başladım. Bu arada Radyo İletişim’in koordinatörü ve öğretim üyelerinden Doç. Dr. Fırat Tufan’a, bana bu fırsatı tanıdığı için teşekkür borçluyum” diyor ve şöyle devam ediyor: “Fakülteye başladığım ikinci sene şiire olan tutkum nedeniyle edebiyat programı hazırlayıp sundum. Yine o yıl yıllarca severek dinlediğim ‘Arkası Yarın’ kuşaklarının yapım aşamalarını merak ettiğim için ve hazır bu fırsatı teknik olarak üniversitemiz sayesinde yakalamışken Radyo Tiyatrosu yapmak ve onun içinde olmak istedim. Bu amaçla Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye Destanı’nı radyoya uyarlamayı planladım ve öğrencilerle birlikte bir ekip oluşturduk. Yönetmenimiz Ümit Aygül ile ilk radyo tiyatrosunu Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye Destanı ile eserin telifini aileden alarak yapmış olduk. O yıl TRT’nin Geleceğin İletişimcileri yarışmasında ikincilik kazandık. Başlangıçtaki amacımız öğrenmek, eğlenmek, üretmek iken üstüne bir de ödül kazanmamız ve kazandığımız ödülü bir vakfa bağışlamamız bizi daha da alevlendirdi. İkinci sene ‘Bir Bahar Akşamının Hüznü’ adlı, senaryosu bana ait olan ve yönetmenliğini yine Ümit Aygül’ün yaptığı eserle yine aynı yarışmada finale kaldık. Bu yıl da ‘Yalnız Kadınlar Sokağı Fotoğrafçısı’ adlı eserimizle yarışmada üçüncü olduk.”

“SUNDUĞUM HABER BANA İLHAM OLDU”

Ödül almanın kişiyi olduğundan farklı kılmadığını fakat perçinleyen, üretme isteğini arttıran itici bir güç olduğunu söyleyen Ayşe Kırılmaz, son ödül aldıkları senaryonun ortaya çıkış hikâyesini ise şöyle anlatıyor: “Deniz Zeybek ile üniversitemizin radyosunda tanıştık ve birlikte ‘Ve Şimdi İyi Haberler’ adıyla bir haber programı hazırlayıp sunuyorduk. ‘Yalnız Kadınlar Sokağı Fotoğrafçısı’ adlı eserimizin senaryosu bu programda sunduğum bir haber üzerine doğdu aslında. Kadın cinayetleri üzerine farkındalık yaratmak için bir kadın fotoğrafçımızın Ankara’da açmış olduğu fotoğraf sergisi haberi bana ilham oldu. Sonrasında kadın cinayetleri üzerine araştırma yapmaya başladım ve senaryodaki kadın kahramanları temsili olarak seçtim. Böylece bir kadının kadrajından, kadını ve yaşadığı sorunları bir fotoğraf karesi üzerinden anlatmaya çalıştım.”

“Almış olduğum eğitimi topluma en iyi şekilde yansıtmak en büyük hayallerim arasında” diyen Ayşe Kırılmaz, son olarak şunları ekliyor: “Seslendirmeye sesli kitap okuyarak başladığımı söyleyebilirim. Ve tabii şiir seslendirmeleri bana çok yardımcı oldu. Çünkü radyo tiyatrolarında önemli olan sesiniz ile duyguyu geçirebilmek ve bir hayâl dünyası yaratabilmektir.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.