Haftalık Bağımsız Gazete 01 Mart 2021

“Pandeminin hesabını biz ödemeyeceğiz”

Kafe ve Bar Çalışanları Dayanışması ile Otel ve Turizm İşçileri Sendikası'nın çağrısıyla Süreyya Operası'nın önünde düzenlenen basın açıklamasına katılan esnaf, kafe ve bar çalışanları, “Pandeminin hesabını biz ödemeyeceğiz” dedi

“Pandeminin hesabını biz ödemeyeceğiz”
Seyhan Kalkan Vayiç

Korona virüsü salgını tedbirleri kapsamında restoran, kafe ve barların da içinde yer aldığı işyerleri, süresiz bir şekilde kapatıldı. Ekonomik olarak zor günler geçiren esnaf ve çalışanlar “Tedbirler alınsın, işyerleri açılsın” diyerek sürekli olarak seslerini duyurmaya çalışıyor. Esnaf, kafe ve bar çalışanları, 22 Şubat Pazartesi günü Kafe ve Bar Çalışanları Dayanışması ile Otel ve Turizm İşçileri Sendikası'nın çağrısıyla Süreyya Oprerası'nın önünde düzenlenen basın açıklamasında yine biraradaydı.

“İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Ölmek de batmak da istemiyoruz”, “Milyonlar aç, milyonlar işsiz işte sizin düzeniniz” sloganın atıldığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ile Züleyha Gülüm, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin ve Kent Emekçileri Dayanışması da katılarak destek verdi. Grup adına basın açıklamasını Lizge Biter okudu.

PANDEMİ DESTEKLERİ KESİLİYOR”

“Koronavirüs pandemisi tedbirleri doğrultusunda çalıştığımız iş yerleri bugün itibariyle 170 gündür kapalı. 2020’nin yarısını işsiz ve gelirsiz geçirdik. Barlarda çalışan arkadaşlarımız ise 345 gündür işsiz ve gelirsiz. “diyen Lizge Biter, şöyle devam etti: “Hükümet pandemi destekleri doğrultusunda çalışanlara kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin nakdi ödeneği sağlandı. Kısa çalışma ödeneği alanlar 1.500 TL, ücretsiz izne çıkarılanlar ise 1.170 TL ile geçinmek zorunda bırakıldı. Şimdi mekanların ne zaman açılacağı belli olmamasına rağmen hükümet kısa çalışma ödeneğinin 31 Mart’ta, ücretsiz izin nakdi yardımının ise 17 Mart’ta kesileceğini belirtti. İnsanların aylarca net asgari ücretin bile yarısından az olan bir rakamla geçinmesi beklendi. Şimdi o da kesiliyor. İş yerlerinin kapatıldığı dönemlerde kısa çalışma ödeneğinden ve işsizlik ödeneğinden faydalandırılan işçiler, sosyal güvenlik primlerinden de faydalanamıyor. İşçilere bir miktar para veriliyor ama karşılığında sosyal güvenceleri ellerinden alınıyor. Ücretsiz izin ve kısa çalışma dönemleri çalışanların emeklilik haklarında mağduriyete sebep olmamalıdır.”

Lizge Biter, “Yeme-içme sektöründeki iş yerlerinin, pandemi nedeniyle tam kapasiteyle değil düşük kapasiteyle açılacağı konuşuluyor. Düşük kapasiteyle açılması demek birçok insanın işine dönememesi demektir. Bu sebeple kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin nakdi yardım desteği tüm sektörler için kaldırılsa bile yeme-içme sektörü için yıl sonuna kadar devam ettirilmelidir. Aksi takdirde sektördeki birçok arkadaşımız işsizlikle, açlıkla yüz yüze kalacaktır. İl ve ilçelerin koronavirüs pandemisinin yaygınlığına göre düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olarak kategorize edileceği buna göre açılacağı duyuruldu. Mekanlar düşük, orta, yüksek, çok yüksek ayrımı yapılmadan açılmadır.” diye belirtti.

KONSER SALONLARI VE TİYATROLAR DA AÇILMALI”

Milyonlarca insanın içinde olduğu bir sektörün yok olma tehlikesiyle, işçilerin ise açlıkla karşı karşıya kaldığını ifade eden Lizge Biter, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre 180 bin işyeri kapalı. Bu işletmelerin her birinde 10 kişi çalışsa 2 milyon insan ediyor. Aileleriyle birlikte 10 milyon insan açlığa, yoksulluğa mahkûm edilmiş durumda. Cumhurbaşkanı, ‘‘Kapanan dükkan yok’’ dedi. Ama Ticaret Bakanlığı 2020 yılında 99 bin 588 esnafın iş yerini kapattığını açıkladı. Kalabalık salonlarda kongreler yapılabiliyor. Cumhurbaşkanı bile salonlar için, ‘‘Salon lebalep dolu’’ diyor. Sağlık Bakanı'nın katılıdığı bir cenaze törenini de hep beraber izledik. Cami avlusu hınca hınç doluydu. Soruyoruz, bu koronavirüs hiçbir yerde bulaşmıyor da sadece bizim iş yerlerimizde mi yayılıyor. HES kodu ile toplu taşıma araçlarına biniliyor, kapalı yerlere giriliyorsa siyasi partiler kongre yapabiliyorsa kafeye, bara, lokantaya da gidilebilir. Konser salonları ve tiyatrolar da açılmalı. Son iki ayda Duran Ay, Erdem Topuz ve Mert El adlı müzisyen arkadaşlarımız işsizlik sebebiyle intihar etti.”

“Kahvehane, lokanta, meyhane, kafe ve bar çalışanları sendikasız olduğu için bu süreçte hak arama zeminlerinden yoksun kalmıştır.” diyen Biter sözlerine son olarak şu bilgileri ekledi: “ Tüm arkadaşlarımızı iletişim kanallarımızı arttırmak, yan yana gelişlerimizi çoğaltmak ve içine düşürüldüğümüz yoksulluğa karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz. Sektörde çalışan tüm arkadaşlarımızı, Kafe ve Bar Çalışanları Dayanışması ile Otel ve Turizm İşçileri Sendikası’nda örgütlenmeye çağırıyoruz. Hesabı biz ödemeyeceğiz.”

İŞÇİLERİN TALEPLERİNİ DUYAN YOK”

Basın açıklamasının ardından söz alan HDP İstanbul Milletevekili Züleyha Gülüm, şunları söyledi: “Sarayın kulakları buraya açık değil. “Tedbirler alınsın işyerleri açılsın” diyen sesi duyan yok. Halkın yaşadıklarını, işçilerin taleplerini duymak istemiyorlar. Sermayeye sürekli para aktarılırken, sermayenin borçları ötelenirken, bu ülkenin emekçilerine yönelik bir destek göremiyoruz. ”

Emekçilerin büyük sorunlar yaşadığını belirten CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin, “Pandemi konunsunda dikkatli olunsun deniliyor, ama iktidar yeteri kadar dikkatli değil. Kongreler yapılıyor. Kapanan işletme sayısı çok yüksek. Sıkıntıda olan bu işletmlerde çalışan insan sayısı da çok fazla. Söylüyoruz ama duyan yok.” dedi.

Kent Emekçileri Dayanışması'ndan Sevgi Gülmez de şunları ifade etti: “Aşçı olarak bir meyhanede çalışıyorum. Kasım ayından beri işyerimiz kapalı. Kısa çalışma ödeneğine mahkum kaldık. Bütün kamu kurumlarında, AVM'lerde HES kodu geçerli iken biz neden hala evdeyiz. Biz evdeyken dışarıda bir hayat devam ediyor. Biz üstümüze düşeni yeteri kadar yaptık.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.