Haftalık Bağımsız Gazete 03 Aralık 2020

Kadınlar Mor Mekân’da buluşuyor

Kadıköylü kadınlar “Birbirimizden aldığımız gücü büyütmek için yola çıktık” diyerek, Bahariye’deki Mor Mekân çatısı altında biraraya geliyor

Kadınlar Mor Mekân’da buluşuyor
Erhan DEMİRTAŞ

Kadıköylü kadınlar kendi çabalarıyla kendi mekânlarını yarattı ve Mor Mekân çatısı altında birleşti. Bahariye’deki bu mekânda, seramik atölyesinden Flâmenko’ya, düzenli film gösterimlerinden masal atölyesine, satranç atölyesinden resme, takı yapımından el işine, ritim atölyesinden koro çalışmalarına kadar çeşitli atölyeler düzenlenecek. Sosyal Dayanışma Ağı üzerinden ise ev eşyasından kıyafete, elektroniğe iş ilanlarına kadar her şey paylaşılacak. 13 Ekim Cumartesi günü kapılarını Kadıköylü kadınlara açacak olan Mor Mekan’da yürütülecek çalışmaları Rukiye Şimşek ile konuştuk.

MOR MEKÂN’DA NELER VAR?

Mor Mekân’ı kurma fikri nasıl oluştu?

Hatırlayacağınız üzere 2016 yılının 8 Mart’ı iktidar tarafından yasaklanmaya çalışılmıştı. O süreçte kadınlar hem 6 Mart’ta Kadıköy’de yapılacak olan 8 Mart mitinginde polis şiddetinin karşısında direnmiş ve bütün Kadıköy sokaklarını 8 Mart alanına çevirmişti, hem de 8 Mart Feminist Gece yürüyüşünde Taksim’i mora boyamıştı. Ve biz o direnişin ve coşkunun verdiği ilhamla, kadınların yeniden aynı coşkuyla biraraya geleceği bir günü hayal ederek nisan ayında Morfest ile Beşiktaş Abbasağa Parkı’nda MorFest Kadın Festivali düzenlemiştik. Morfest’le biraraya gelerek mücadelemizi konuşmuş, çeşitli üretim ve tartışma atölyelerimizde bilgi ve yeteneklerimizi kolektifleştirmeye gayret etmiştik. Morfest bize beklediğimizden daha fazlasını verdi. Yalnızca o dönem açısından kadınları biraraya getirme zemini olmakla kalmadı, işte şu an açmakta olduğumuz Mor Mekân fikrini yeşertti.

Mor Mekân’da ne tür çalışmalar yapılacak?

Çeşitli alanlarda atölyeler düzenleyeceğiz. Gerçekleştireceğimiz atölyelerin bizlerin ilgi alanlarını, yeteneklerini, becerilerini ortaya çıkarmasını, bunları geliştirmesini ve paylaşmaya olanak sağlamasını hedefliyoruz. Seramik atölyesinden Flâmenko’ya, düzenli film gösterimlerinden masal atölyesine, satranç atölyesinden resme, takı yapımından el işine, ritim atölyesinden koro çalışmalarına kadar çeşitli atölyelerimiz olacak. Bir kısmına hemen başlıyoruz, bir kısmına ilerleyen zamanlarda başlayacağız. Bu çeşitliliği sayarken aslında bir sınırımızın olmadığını ve tamamlanmış bir süreç olmadığını ifade etmeye çalışıyorum. Tüm kadınlar bu atölyelere katılımcı olarak gelebileceği gibi kendisi bir atölye başlatmak üzere de bu mekana gelebilirler.

BEDEN POLİTİKALARI TARTIŞILACAK

Bu atölyeler dışında sanırım tartışma atölyeleri de düzenleyeceksiniz…

Evet, feminist tartışma ve uygulama atölyelerimiz var. Bunlardan bir kısmı Feminist Öz Savunma atölyesi, Beden-Cinsellik-Dans atölyesi, Flört Şiddeti atölyesi. Bu atölyelerde toplumsal cinsiyeti, ataerki ve denetim mekanizmalarını, beden ve güzellik politikalarını, romantik-cinsel ilişkilerimizdeki baskı unsurlarını ve daha birçoğunu tartışmaya açarak farkındalık arttırmayı hedefliyoruz. Atölyelerin dışında çeşitli başlıklarda panel, söyleşi ve seminerler gerçekleştireceğiz. Bunların bir kısmını gündemle paralel konularda ilgili alanlarda çalışmalar yapan kadın arkadaşlarımızı davet ederek gerçekleştireceğiz. Bir kısmı ise yaşamımızı, bedenimizi ve emeğimizi nasıl savunabileceğimize yönelik haklarımızı ve yöntemlerimizi paylaşabileceğimiz içerikte gerçekleştireceğiz. Aynı zamanda çeşitli okuma-tartışma grupları ile kendimizi geliştirmek istiyoruz. Dünyada kadın hareketini takip edebilmek ve tartışmalara hakim olabilmek için bir çeviri ekibi kurduk. Başlamak üzere olan bir kadın medya çalışmamız var.

Merkezde dikkat çeken detaylardan biri de “Kendine ait bir oda”nın olması. Kadınlar burayı nasıl kullanacak?

Evet, mekanımızda bir de “Kendine ait bir oda”mız var. Kadınların nefes alabileceği, dinlenebileceği, düşünebileceği, yazabileceği, müzik dinleyip kitap okuyabileceği, birkaç saat kestirebileceği ya da hiçbir şey yapmadan sakinleyebileceği bir oda olmasını istiyoruz.

HUKUKİ VE SOSYAL DESTEK...

Kadıköy özelinde düşünürsek; kadınların en fazla hak arama mücadelesinin olduğu bir semtte yaşıyoruz. Ama bu semtte yaşayan kadınlar farklı sorunlarla mücadele etmek zorunda. Sizce Kadıköylü kadınların yaşadığı temel problemler neler?

Elbette ki kadınlar açısından yaşadıkları semtin sosyo-kültürel yapısı önem arz ediyor. Ve Kadıköy de bu açıdan avantajlı semtlerden birisi. Ancak bu maalesef yeterli olmuyor. Kadınlar olarak yaşadığımız semtten bağımsız bir çok şiddet türüne maruz kalıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Kadıköy’de yaşanan bir tecavüz haberi medyaya yansımış ve kadınlar günlerce eylem yapmıştı. Yine aynı şekilde bir çok mekanda kadına yönelik şiddet ve taciz vakaları yaşandı. Ya da hâlihazırda Yeldeğirmeni’nde bir kafe işleten kadın arkadaşımız ve diğer o bölgede yaşayan kadınlar oradaki bir erkeğin sözlü ve fiziki saldırısına uğradı, bunun hukuki mücadelesi devam ediyor.

Ama semtten de bağımsız olarak, belki de herkesin “en güvenli alanım” dediği evlerinde yaşadığı şiddet en görünmez olanlardan. Hatta öyle ki, semt bu şiddetler için neredeyse hiçbir anlam ifade etmiyor. Flört şiddetinden, ekonomik şiddete, duygusal şiddetten, fiziksel şiddete kadar maalesef bir çok şiddeti deneyimlemek zorunda kalıyoruz.  O yüzden de kol kırılır yen içinde kalır demek yerine bunu fark etmeyi ve buna karşı mücadele etmeyi hedefliyoruz.

“Mor Kadın Mekânı aynı zamanda kadınların sosyalleşme mekanı olacak” diyorsunuz. Bunun için hangi çalışmaları yapacaksınız?

Etkinliklerimiz ve toplam olarak mekânımız tüm kadınlara açık. Her yaştan, cinsiyet kimliğinden ve cinsel yönelimden, etnik kökenden, ırktan, sınıftan, meslekten kadının katılımı bizi zenginleştiren ve güçlendiren bir etken olacak.  Çünkü bu bir, ‘Gelin, birlikte olalım, güçlü olalım’ çağrısı.

Bu barındırdığı çeşitlilik aynı zamanda çeşitlenen deneyimlerimizi paylaşabilmek için de bir alan olacak ve kadınlar burada birbirini anlamayı, dayanışmayı yeniden keşfedecek. Masal atölyesinden, film günlerine kadar birçok sosyal faaliyeti burada yapabilecek; evinde tek başına çay içmek yerine gelip burada diğer kadınlarla birlikte içecek. Takas pazarı  yapacak, aklına takılan konuyu burada tartışacak.

Türkiye’deki en temel sorunlardan biri de şiddete ve tecavüze uğrayan kadınlara hukuki desteğin yoksunluğu. Sizin de buna dair çalışmalarınız olacak sanırım. 

Evet, bu konuda da bir dizi çalışmamız olacak. ‘Nasıl bir mekan?’ sorusuna yanıt ararken ilk önce bu konuya dair fikir yürüttük. Olanaklarımızı da göz önüne alınca aslında şöyle bir cevap verdik. Bütün kadınlara tek tek hukuki ve psikolojik destek vermek takdir edersiniz ki oldukça zor. Ama kadınlara haklarının neler olduğunu, psikolojik destek için nereye başvurabileceğini bu alanın uzmanlarıyla anlatabiliriz. Bir kadın boşanmak istiyorsa, şiddet gördüyse, sığınma evine ihtiyaç duyuyorsa bu kanallara ulaşmasını sağlayabiliriz dedik. Sizin de bildiğiniz üzere bu alanlarda çalışma yapan bir çok kadın kuruluşları, dernekleri var. İstiyoruz ki Mor Mekân bu kurumlarla kadınlar arasında bir köprü olsun.

Mekânda bir de Sosyal Dayanışma Ağı olacak. Nedir bu ağ?

Ufak tefek ihtiyaçlarımızı, ev eşyasından kıyafete, elektroniğe birbirimizle paylaşacağımız; iş ilanlarını önce birbirimizle paylaşacağımız bir ağ yaratmak istiyoruz. Ya da evde kombi bozuldu ama aslında bozulmamış basıncının ayarlanması lazım neden birbirimize öğretmeyelim. Araba sürmeyi, musluğu değiştirmeyi birbirimize öğretelim istiyoruz. Hem Facebook’ta açtığımız ‘Kadın Savunma Ağı’ grubuyla hem de Mor Mekân’la bir dayanışma-paylaşım ağı kurabileceğimizi düşünüyoruz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.