Haftalık Bağımsız Gazete 26 Eylül 2020

Kadıköy’ün tarihine sanal bir yolculuk

Eski belgeler, fotoğraflar, gazete kupürleri... Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarla takipçilerini Kadıköy’ün tarihine yolculuğa çıkaran “Kadıköy Kültür Atlası” ile söyleştik

Kadıköy’ün tarihine sanal bir yolculuk
Erhan DEMİRTAŞ

Sosyal medya kullanıyorsanız ve Kadıköy’ün tarihine de meraklıysanız birkaç hesap dikkatinizi çekmiştir. Semtin tarihine ilgi duyan Kadıköylüler, 100 yıl öncesine ait fotoğrafları, 50’li yılların sinema ve tiyatro biletlerini, şimdi yerinde yeller esen tarihi bir apartmanın satılık ilanını gösteren gazete kupürlerini bizlere ulaştırıyorlar. Belki buna online efemeracılık da denebilir. Sandığından eski belgeleri, fotoğrafları aynı zamanda bilgileri de çıkaran “Kadıköy Kültür Atlası” da bir tür online efemeracı. Twitter üzerinden Kadıköy hakkında ilginç bilgiler paylaşan “Kadıköy Kültür Atlası” ile söyleştik. Böyle diyorum çünkü hesabın sahibi kendi isminin değil “Kadıköy Kültür Atlası” adının kullanılmasını istiyor.

- Gizemli bir hava oluşacak ama sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

O.D.T.Ü Sosyoloji mezunuyum. Öğrencilik yıllarımda girdiğim sınavı ve kursu başarıyla tamamladım. 25 yıldır profesyonel turizm rehberiyim ve turizmin her alanında çalıştım. Gündemdeki konu olan Ayasofya'nın Fransızca dilinde hazırlanan  protokol rehberlerinden birisiyim.

- Kadıköy Kültür Atlası hesabını açma ihtiyacı nereden doğdu?

Bir ihtiyaç değil bir biriktirme alanı arayışından doğdu. Sosyal medya çok da meraklısı olduğum bir mecra değilken Twitter’ın esas anlamı olan micro-blog tam da bana göreydi. Yani elinde ve kafanda olanları en kolay yolla saklama alanı. Üstelik biriktirdiğin bu sözel ve görsel hazineni başkaları da görüp seni yönlendirebiliyor ya da motive edebiliyorlar.

“EN KIYMETLİSİ SÖZLÜ ANLATIMLAR”

- Kadıköy ile nasıl bir ilişkiniz var?

Kadıköy'le ilişkim 70'li yıllarda "Anne hadi Kadıköy'e gidelim" dediğim okul öncesi Suadiye yıllarımdan başlar. "İmam'ın bahçesi" dediğimiz boş arsada top oynadığımız, ağaçlardan erik, kiraz, dut toplayıp yediğimiz yıllardı. Bostancı-Erenköy tren yolu hattında yürüdüğümüz babaannemim yol boyu otlar topladığı ve akşama onları pişirdiği yıllardı. "Hadi Kadıköy'e gidelim"in arkasında yatansa alış veriş ve içilecek bir gazozdu. O dönem Suadiye-Erenköy-Göztepe hattı hala alış veriş için Kadıköy'e giderdi. Bana alınan her şeyin Bahariye Bonmarşesi ve Nubebe'den olduğunu hala hatırlarım. Gitmişken kırtasiye alışverişlerimiz de Bahariye'den yapılır ve son olarak bir kahve molası verildiğinde ben de gazozumu hak ederdim. Genelde yazın hafta sonu akşamları Moda'ya dondurama yemeğe ya da çay içmeye gitmek unutulmayacak güzellikte hatıralardır. İlişkim ilk gençlik yıllarımda Bağdat Caddesi'nde Atlantik ve Suadiye Sineması’na, Kadıköy'e Süreyya ve Opera Sineması'na gitmekle, karşıdaki okuluma her gün vapurla gidip gelmekle ve bazen okul dönüşlerinde Kadıköy çarşısında veya Moda'da ufak gezintilerle devam ederdi. Üniversite yıllarımda sık sık Mavi Tren'le Ankara’dan İstanbul'a geliş gidişlerimde Haydarpaşa Garı da önemli yer tutar.

- Çok sayıda döküman ve hikaye paylaşıyorsunuz. Bu belgeleri nereden elde ettiniz?

Günümüzde belge edinmek araştırmayı bilene çok da zor değil aslında. En kıymetli belge sözlü anlatımlar. Çevrenizden, ailenizden tanıdıklarınızın yaşadıkları, fotoğrafları sizi güzel hikayelere götürüyor. Türkiye'den ve yurt dışından birçok üniversitenin arşivlerine, kütüphanelerine açık erişimle ulaşabiliyorsunuz. Yerli ve yabancı gazete arşivlerine ulaşmak da artık internet sayesinde eskisinden çok daha kolay. Mimarlık ya da İstanbul üzerine yayın yapan dergilerin eski sayılarını sahaflarda karıştırdığınızda Kadıköy'den bir sokak, bir ev, bir bina ya da insan hikayesi bulmanız da büyük olasılık.

BİLİNMEYEN ALANLARDA GEZİNTİ

- Elinizde ya da arşivinizde Kadıköy ilgili neler var? Çok mu bunların sayısı?

Benim için en değerli olanlar ailemden, yakın çevremden bana geçen 50'li yıllar sonrası fotoğraflar. Benim kendi koleksiyonumu oluşturmam 80'li yıllarda başladı. Çok sayıda sinema, tiyatro, spor karşılaşması bileti ve tabii İstanbul ve Kadıköy üzerine hem kitap hem dergilerden oluşan zengin bir kütüphane.

- Nasıl bir mesainiz var? Bunca belgeyi toplamak için ciddi emek harcamak gerekiyordur.

Ailemden gelen belgeler dışında, belgeye ulaşmanın en zevkli yolu sahaf gezmek. Eski fotoğrafları karıştırırken bir tanesinde umulmadık bir ayrıntı yakalayabilirsiniz. Eski dergileri karıştırmak da aynı şekilde hep sürprizlere açıktır. Gazete arşivlerini okumaya hep meraklıydım. Çok yıllar öncesinde üniversite kütüphanesinde ve Taksim Atatürk Kitaplığı’nda yapardım bunu. Özelde Kadıköy odaklı gazete arşivi taramak ayrı bir mesai. Tarihin akışı içinde kimseyi ilgilendirmeyen ve bugün de  Kadıköy için haber değeri pek olmayan olaylar ayrıca ilgilendiğim bir bölüm. 30'lu yıllarda 17 ve 19 yaşında iki kız kardeşin evlerinin balkon korkuluğunun kırılması sonucu balkondan sokağa düşmeleri ve kızlardan birini ölmesiyle sonuçlanan olayın geçtiği sokağın bugün pub'larla dolu olması ve orada balkonlu hiçbir ev kalmaması gibi detaylara harcadığım epey bir mesai var.

ANILARA YAPILAN TAHRİBAT

- Sizi takip edenler bilir, Kadıköy hakkında popüler olmayan bilgileri de paylaşıyorsunuz. Kadıköy ile ilgili çok fazla bilinmeyen birkaç şey sayabilir misiniz?

Bilinmeyen bir şeyi bildiğimi söylemek iddialı olur ama bilinmesini istediğim ilginç hikayeler var. Ünlü müzisyen ve bestekar ayrıca İstiklal Marşımızın ilk bestecisi Kadıköylü Ali Rıfat Çağatay'ın oğlu Cafer Çağatay hem eczacı hem de ilk milli futbol takımımızın kadrosunda yer alan Fenerbahçeli bir futbolcudur. Cafer Çağatay aynı zamanda ünlü şairimiz Oktay Rifat'la amca çocuğudur. Oktay Rifat da Nazım Hikmet'le teyze çocuğudur. Dolayısıyla kan bağı olmasa da Cafer Çağatay'la Nazım Hikmet arasında uzaktan bir akrabalık vardır. Cafer Çağatay futbolu bıraktıktan sonra dede memleketi Trabzon'a gider orada eczacılık yapar. İşte o yıllarda Ali Sami Yen'le birlikte Trabzon'da sporun gelişmesi ve bir futbol stadının yapılması için çok uğraşırlar. Pek bilinmese de Trabzon'da sporun ve futbolun gelişmesi için bir Fenerbahçeli ve bir Galatasaraylı çok uğraşmıştır.

Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen de çocukluğundan itibaren 30-35 sene Erenköy'de yaşamış bir Kadıköylüdür. İşte o yıllarda Ali Sami Yen'le birlikte Trabzon'da sporun gelişmesi ve bir futbol stadının yapılması için çok uğraşırlar. Pek bilinmese de  Trabzon'da sporun ve futbolun gelişmesi için biri Fenerbahçeli ve biri Galatasaraylı iki Kadıköylü çok uğraşmıştır.

Kadıköy, sosyolojik olarak toplum içinde kadın ve erkeğe uygun görülen rollere karşı çıkmanın ilk öncülerinden olmuştur. Cumhuriyet’in ilk yelken okulu İstanbul Yelken Kulübü’nün sporcuları arasında kadınlar da vardır. Hatta dahası Kalamış’ın bir kadın yelken takımı vardır. 1930'ların başında Leyla (Asım Turgut) Hanım'ın öncülüğünde Fenerbahçe Spor Kulübü Kadın Yüzme takımı kurulur. Nüzhet, Lola, Vecihe, Süheyla Hanımlar ve hatta bir de tramplen atlayıcı Perihan hanım vardır.

Afife Jale adıyla ilk kez Müslüman Türk bir kadının sahneye çıkması da Kadıköy'de, Apollon Sahnesi'nde gerçekleşmiştir.

Sermet Muhtar Alus, yollarda, arabalarda yan yana oturan erkekle kadın görüldüğünde, belediye tarafından görevlilerce yakalanıp karakola götürüldüğü yıllarda; Kadıköy, Kızıltoprak, Erenköy gibi semtlerde hısım akrabanın erkekli kadınlı bir arabaya binebildiğini aktarır.

Üniversite'ye devam edebilmek için kadınlara boşanma hakkının verildiği ilk yıllarda eşinden boşanma cesaretini gösteren ve üniversiteden mezun ilk kadın unvanına sahip, edebiyatçı ve Türk Kadınlar Birliği'nin kurucularından Şukufe Nihal uzun süre Kadıköy Bahariye'de oturmuş ve Kadıköy'ün farklı yerlerinde Nazım Hikmet'in de yer aldığı edebi söyleşilere katılmıştır.

1903 yılında Kadıköy Moda'da doğan Suat Derviş henüz 16 yaşında yazdıklarını bastırmak için bir matbaaya başvuran ilk kadın olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın hekimlerinden biri ve İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kliniği'de Gastroenteroloji bölümünün kurucusu olan Fatma Müfide Küley 1933 yılında muayenehanesini Kadıköy'de açmıştır. 

- Topladığınız belgelerle Kadıköy’ün değişimine daha yakından tanık oluyorsunuz. Semtteki değişim sizi üzüyor mu?

İnsanı üzen şeylerden biri yaşadığımız mekana ve anılarımıza yapılan tahribat. Kent planlamasında geri dönüşü olamayacak hatalar yapmamak gerekir. Dünyanın en güzel tren garlarından bir tanesi atıl bırakılırken ilçenin kalbine gar adı altında yeni bir bina kondurma çabası çok acı. Sembolik olarak bile olsa Kuşdili, İbrahimağa, Haydarpaşa çayırlarını geri kazanmayı bırakın, elimizdeki ufacık alanları bile kaybediyoruz. Anlamsız yeni projelere harcanan parayla Balık Pazarı'nda ve Çarşı içinde yapılacak düzenlemeler ve restorasyonlar sonrası Avrupa'daki birçok örneği gibi Kadıköy merkezini bir müze kent bile yapabilirsiniz.

- Kadıköy'de sizi mutlu eden şeyler nedir?

Kadıköy'ün antik çağlardan bu yana çok kültürlü bir kimliği var. Bunu hissedebilmek ve bundan faydalanabilmek insanı mutlu eder. Kadıköy'ün mahalle, semt, cadde ve sokak isimleri bu kültürel zenginliği gösteriyor aslında. Paşalar ve ağalarla dolu mahalle, semt isimleri ve yazarlar, şairler, gazetecilerle dolu sokak isimleri. Ağaların yaptırdığı camiler (Osmanağa, Caferağa) ve padişahın yaptırdığı camiyle (III. Mustafa İskele Cami) ellişer yüzer metre mesafelerde kiliseler var Kadıköy'de. Osmanlı'dan bu yana her dönem en çok sinema ve tiyatro salonuna sahip ilçelerden biri olması ve günümüzde en çok dayanışma ağının, dernek ve fikir kulübünün Kadıköy'de olması sevindirici şeyler.

Kadıköy Kültür Atlası twitter sayfasını buradan takip edebilirsiniz. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.