Haftalık Bağımsız Gazete 15 Kasım 2018

İstanbul’un yaban sakinleri de var!

İstanbul’un Yaban Sakinleri panelinde, yaralı güvercin ile karga gördüğümüzde ya da karaya vurmuş yunus ile karşılaştığımızda ne yapmamız gerektiği konuşuldu

İstanbul’un yaban sakinleri de var!
Seyhan Kalkan Vayiç

Yaşam Hakkına Saygı Derneği’nin düzenlediği “İstanbul’un Yaban Sakinleri” adlı panel, 18 Mart Cumartesi günü Bahane Kültür’de gerçekleşti. Kadıköylü hayvan severlerin ilgi gösterdiği,  yaralı bir kuş ya da karaya vurmuş bir yunus görüldüğünde ne yapılması gerektiğinin üzerine aydınlatıcı bilgilerin paylaşıldığı panelin konuşmacıları ise; Yaşam Hakkına Saygı Derneği Başkanı Özgün Öztürk, Veteriner Hekimler Esra Dağlı, Işıl Aytemiz Danyer ile Nilay Tezsay’dı.

Gönüllü derneklerle hayvanların yaşam hakkı için çalışılması gerektiğini dile getiren Yaşam Hakkına Saygı Derneği Başkanı Özgün Öztürk, hayvanların aç ve susuz kalmama, acı çekmeme ve yaralanmama ve korku ile endişe duymama hakkına sahip olduklarının altını çizdi. Özgün Öztürk, empati yapmanın öğrenilmesi gerektiğini belirtip, “Empatiyi öğrenirsek, hem insanları hem de hayvanları anlamış olacağız. Empati en büyük eksikliklerden bir tanesi.” dedi. 

“KİRPİYE ANNELİK YAPTIM”

“Kediye köpeğe ya da herhangi bir canlıya şiddet uygulanmışsa, şiddeti uygulayan sosyal medya aracılığıyla bulunmaz. O kişileri ilgili mercilere şikayet etmemiz gerekir” diyen Öztürk, konuşmasına şu bilgileri ekledi; “Yaban hayvanların yaşam alanlarını işgal ettik. Yaban hayatını koruyabiliriz. Bu konuda herkes bir şey yapabilir. Yabani hayvanlar evde bakılmaz. Her canlı kendi yaşam alanında olmalı. Fakat bazı durumlarda veteriner hekimle koordineli çalışarak, evlerimizi yaban hayvanlara açabiliriz. Örneğin, bir kirpiye geçici annelik yaptım. Üç yıldır evimde bir kargayla birlikte yaşıyorum. Karganın kanatları sakat. Dışarı bıraksam yaşama şansı yok.” diye konuştu.

“YABAN HAYVAN ÇOK FAZLA”

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nda Veteriner Hekim olan Esra Dağlı, “İstanbul ne kadar metropol olsa da yüzde 44’ü orman. Yaban hayvan potansiyeli çok fazla. Şile, Çatalca, Beykoz ile Polonezköy yaban hayatının yoğun olduğu yerler. Buralarda daha çok karaca, domuz, tilki ve çakal var. Her bulduğunuz yaban hayvanı yetkililere bildirmeniz gerekir. Yaban hayatında yavruda hastalık varsa anne yavruyu terk eder. Doğru olan budur. İstanbul’da çok fazla yaralı yaban hayvanı oluyor. Ciddi bir rehabilitasyon merkezine ihtiyaç var. Veteriner hekim sayısı çok az. Veterinerlik fakültelerinde yaban hayatı ile ilgili olan dersin seçmeli değil zorunlu olmalı; Tıp fakültelerinde olduğu gibi veterinerlik fakültelerinde de alanda uzmanlık olmalı.” şeklinde konuştu.

“HASTALIKLAR ÖLDÜRÜCÜ OLABİLİR”

Yaban hayatının bir okyanus olduğuna dikkat çeken Veteriner Hekim Nilay Tezsay, kendini geliştirmek için çok fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Serçe, martı, güvercin ya da karga yavrusu bulursak ne yapmalıyız sorusuna yanıt olarak, ona ikinci şansı vermeliyiz. Bu kuşlara yaklaşmak için eldiven takmalısınız ve öpmemelisiniz. Güvercinlerde kuş türü tüberküloz, martılar da ise parazitler var. Yardım edeyim derken hastalık kapabilirsiniz. Veteriner kliniğine hemen götürmelisiniz.  Ev ortamında kısa bir süre bakabilirsiniz. Yırtıcı kuşlar ise ev ortamında bakılmaz. Bakanlığa bilgi vermelisiniz. Örneğin, yan yatmış ve nefes alış verişi kesintili olan bir kuşa su verilmez. Eğer verilirse ölür. Yarasalar, kuduz ve birçok hastalık taşır. İnsanlara bulaştığında öldürücü olabilir.” diye konuştu.

“GÖLGEDE VE ISLAK TUTUN”

Yunusların balık olmadığını, memeli bir canlı olduğunu söyleyerek, konuşmasına başlayan Veteriner Hekim Işıl Aytemiz Danyer de yunusların yavrularını emzirdiğini, yavrularına dönüşümlü olarak baktıklarını, grup halinde yaşadıklarını ve hasta olan yunusu arkada bırakmadıklarını ifade etti. Işıl Aytemiz Danyer, “Yunuslar hasta olduklarında ya da yakalandıklarında karaya vururlar. Karaya vurmuş yunus görürsek, ilk önce 158’den sahil güvenliği aramalıyız. Gölgede ve ıslak tutmalıyız. Yoksa ateşi çıkar. Deniz suyuyla ya da ıslak bezlerle üzerini serin tutabiliriz. Yunuslar ısırabilir. Ağız kısmından uzak durmalıyız. Yunuslardan geçen hastalıklar da var. O yüzden eldivensiz yaklaşmamalıyız.” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.