Haftalık Bağımsız Gazete 07 Aralık 2019

“Her engellinin yapabileceği bir iş vardır”

3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü’nde 29 yıldır Kadıköy Belediyesi çağrı merkezinde çalışan görme engelli Sinan Ateş ile konuştuk. Ateş, engellilere bakışın yıllara göre olumlu anlamda değiştiğini belirtirken yaşadığı zorlukları ve hikayesini anlattı

“Her engellinin yapabileceği bir iş vardır”
Fırat Fıstık

Engellilerin hem sorunlarına dikkat çekmeyi hem de engelli haklarının daha görünür olmasını amaçlayan Uluslararası Engelliler Günü’nde, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de farklı etkinliklerle farkındalığı arttırmak amaçlanıyor. 

TÜİK rakamlarına göre 81 ilde engelli nüfus onbinlerle ifade ediliyor ancak çoğu engelli, hakların ülkemizde uygulanmaması yüzünden evden dışarı çıkmakta, kamusal alanlarda var olmakta zorlanıyor. 

1990’DAN BERİ ÇAĞRI MERKEZİNDE

Engelli hakları konusunda duyarlılığın yaratılması ve engelli çalışanların istihdam edilmesi konusunda belediyelerin de sorumluluğu var. Kadıköy Belediyesi de engelli çalışanları istihdam eden belediyelerden biri. Çağrı merkezi çalışanı Sinan Ateş, 51 yaşında, görme engelli ve 1990 yılından beri Kadıköy Belediyesi’nde görev yapıyor.

Belediyede çalıştığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Ateş, “işe yaramadığımı hissettiğim an emekliliğe başvururum diyor” ve devam ediyor: “Arkadaş ortamım çok iyi. Zaten işe yaramadığımı hissettiğim an emeklilik dilekçesini veririm. Sürekli kendime bunu söylüyorum. Şu anda iyi çalıştığımı düşünüyorum, hala verimli olduğuma inanıyorum. Çağrı merkezinde çalışan biri olarak ne zaman numaraları unutmaya başlarsam o zaman emekliliğimi veririm. Hayatımda çok şey değiştirdi bu iş. Belediyede insanlar o kadar farklı işlerde uğraşıyorlar ki; bir kere belediyeye girmek büyük bir nimet. Burada emeğinin karşılığını alabilmek çok güzel bir duygu. Belediye bize bayağı yardımcı oluyor, dostluk anlamında da çok şey kazanıyorsunuz. Arkadaşlar karşılıksız yardımcı oluyorlar. İlla görmediğim için değil, insan olduğum için yaklaşıyor buradaki arkadaşlarımın hepsi.”

Engellilere bakış açısının ve bu konudaki farkındalığın iyiye gittiğini söyleyen Ateş, “Açıkçası, birebir diyaloglarla çözülebilecek bir durum bu. Ben görmüyorum siz görüyorsunuz. Ben görmek ne demek hiç bilmediğim için hiç sıkıntı yaşamadım.” diyor.

“MAÇI SİZDEN DAHA İYİ ANALİZ EDERİM”

Ateş, koyu bir Fenerbahçeli. Fırsat bulduğunda maçlara gittiğini, sporla özellikle de futbolla arasının çok iyi olduğunu eklemeyi ihmal etmiyor. Öyle ki; söyleşi sırasında iddiasını da gizlemiyor: “Bu yaştan sonra spor yapmak biraz zor ama lise dönemlerinde, gören insanlarla maçlar yapardık. Sizinle maç seyretsem maçı daha iyi analiz edeceğime inanıyorum.”

Sinan Ateş, eskiden Görme Engelliler Derneği’ne giderek, sesli kütüphanede ses kayıt montajı yaptığını, elektrikle arasının çok iyi olduğunu da ekliyor. 

“KAMYONLARDAN KORKUYORUM”

İnsanların yardımından mutlu olduğunu ve bu sayede beş yıldır baston kullanmayı dahi bıraktığını belirten Ateş, burada insanların yaklaşımı sayesinde araca ihtiyaç duymadığını söyledi. Ateş, engelli olarak yaşadığı en büyük zorlukları ise şöyle anlattı: “Engelli olarak yollar bizim için büyük problem. Kaldırımlar, mesafeler, abuk subuk park eden araçlar... Bunlar bizim için gerçekten çok zor koşullar. Mesela ben hep kamyonlardan korkar ve nefret ederim. Baston araya giriyor, kafanı çarpmak zorunda kalıyorsun. Engelli olmak kolay iş değil, düzelir ama herhalde.”

“ÇALIŞMA, GEL GİT DEDİLER”

Ateş, belediyelerde engellilerin istihdam edilmesinin çok önemli olduğunu söyledi ve kendi hikâyesini paylaştı: “Her engellinin yapabileceği bir iş mutlaka bulunabilir diye düşünüyorum. Bedensel engelli, görme engelli, farklı gruplar olabilir, engellileri oturtmamak lazım. İşe yaramazsın dememek lazım ya da acıyarak bakmamaları lazım. Ben şu an işimi yapıyorum, vicdanen rahatım. Yapmayanlara da belediye kendi içinde bir çözüm bulmalı. Herkesin yapabilecek bir işi vardır mutlaka. Amirlerin veya bürokratların bu işi çözmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben 1990 yılında belediyede işe girdim, bana ‘Sen çalışma, gel git’ dediler. 1990 yılından bahsediyorum, yok dedim, o zaman ben neden burada işe başlayayım ki? Ben kendi bildiğim işi yapabiliyorum. Şu an onu kabul etmiş olsaydım ben de geziyordum, boş yere maaş alıyordum. Onlar iyi niyetle yapmış olabilirler ama bu noktada engellilere de iş düşüyor.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.