Haftalık Bağımsız Gazete 27 Ekim 2020

Gündelik hayatımızın tarihi: Fotoğraflar

“Resimli Tarih” Instagram hesabında eski dönemlere ait fotoğraflar paylaşan Necati Göksel, fotoğrafın hikayesini çözmek için kah bir lambanın kah ise bir tabelanın izini sürüyor

Gündelik hayatımızın tarihi: Fotoğraflar
Evin Arslan

Bir fotoğrafı hiç derinlemesine incelediniz mi? Fotoğraflar, bazen bizi tarihin hiç bilmediğimiz anlarına götürüyor. Fotoğrafta gördüğümüz bir nesne veya herhangi bir dükkan o döneme dair ipuçları veriyor. Kadıköy’de yaşayan Necati Göksel de fotoğrafların izinden gidiyor ve ipuçlarını yakalayarak fotoğrafın hikayesini çözmeye çalışıyor. Televizyonda 28 seneyi aşkın bir süre prodüktörlük yapan Göksel'in aynı zamanda yedi romanı var. Göksel yazmaya ve çizmeye devam ederken “Resimli Tarih” hesabından da bulduğu fotoğrafları okuyucuları ile paylaşıyor. Göksel ile hem “gündelik hayatın tarihi” olarak sunduğu Resimli Tarih hesabına hem de Kadıköy’e dair konuştuk.

“Resimli Tarih” hesabını açmaya nasıl karar verdiniz? 

Benim ilgi alanlarım sayılamayacak kadar çoktur. Sinemayı iyi bilirim. Tarihe ve arkeolojiye meraklıyım. Hayatım binlerce kitapla geçti. Edebiyatın içindeyim. Görsel sanatlara meraklıyım... Kişisel hesaplarımdan zaman zaman görseller paylaşıp yanlarına bilgi notları düşerken bunun beni tatmin etmediğini fark ettim. Önce sadece İstanbul’a dair bilgiler paylaşmak istiyordum. Fakat İstanbul’la ilgili bütün isimler alınmıştı. Aklıma Resimli Tarih ismi geldi. Bu isim altında paylaşım yapmak alanı genişletti. Tarihten arkeolojiye, sinemadan müziğe, felsefeden uzay bilimlerine kadar her şey tarihin bir parçasıydı. Ve böylece yol almaya başladım.

Tarih ile olan bağınız nasıl?

16 yaşımda biraz da başkalarının ısrarıyla Hitit başkenti Hattuşaş’a gidince beynim kafatasımdan adeta yuvarlandı. Aslında içimde zaten mevcut olan kimi hisleri zamanda uçuşurken buldum. İstanbul’a 16 yaşımda geldim. Üniversiteye o yıl başladım. Galata Kulesi’nin dibinde, kasım ayının kül rengi akşamı şehre ve omuzlarıma düşerken hissettiğim duyguları tarif edemem. 800 yıl önce birileri o kuleyi örmüştü ve ben aynı taşa dokunuyordum. Sanki kendimi zamanda yolculuk yapıyor ve duvar ustasının ellerine dokunuyor gibi hissetmiştim. O zamanlardan sonra içimde adeta doymak bilmez açlık belirdi. Tarihe ilişkin çok şey okudum ve öğrendim. Bu bazen konuştuğum arkeologları bile hayrete düşürüyordu.

Hesabınızda fotoğraflarla birlikte fotoğrafların hikâyelerini de paylaşıyorsunuz bazen. Paylaştığınız fotoğrafları nasıl buluyorsunuz? Araştırma süreciniz nasıl geçiyor?

Çoğu zaman plansız gidiyorum. Bir şey paylaşırken fikirler zihnime yığılıyor. O konunun ötesini berisini, başını sonunu da paylaşmak istiyorum. Örneğin geçen gün Beyazıt Kulesi’nden Galata Kulesi’ne doğru belirli bir açıdan bir fotoğraf paylaşınca oradaki zaman akışını bir dizi haline getirmek istedim ve 50 yıl içindeki değişimi fotoğraflarla aynı açıdan sundum. İnternet, bilen için büyük bir nimet. Düşünsenize, dünyanın neresinde olursa olsun bütün çevrimiçi kitaplıklara girip fotoğrafları tarayabiliyorum. Benim gibi arayıp araştıran hesapları da takip ediyorum. Onların paylaştığı bir fotoğraf bazen onların amaçlamadığı ışıkları zihnimde yakabiliyor.

“ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM”

Aynı zamanda fotoğraflardaki ipuçlarından o fotoğrafın nerede, ne zaman çekildiğini de tahmin ediyorsunuz değil mi? Ne tür ipuçlarını takip ediyorsunuz?

Örneğin, İstiklal Caddesi’ne dair bir fotoğrafta tramvay raylarının olmaması o fotoğrafın 1870’lerden önce çekilmiş olduğunu düşündürüyor. Kişilerin giyiminden bir sokak lambasına, bir tabeladaki yazıdan, bir binanın ayrıntısına kadar pek çok ipucu bana hem fotoğrafın tarihi hakkında bir fikir veriyor hem de fotoğraftaki kişi ve mekânlara dair hikâyeler anlatıyor.

Sizi heyecanlandıran, şaşırtan bir görsel ile karşılaştınız mı? Nasıl bir his fotoğrafların izinden gitmek?

Pek çok kere karşılaştım. Süreç içinde ben de bilmediğim pek çok şeyi öğrendim. Mesela Galata Kulesi’nin külahı bütün kaynaklarda 1870’lerden sonra hasar görmüş diye yazıyordu. Oysa Resimli Tarih Instagram hesabını açtıktan sonra hemen fark ettim ki, aslında 1862’den beri külah yok. Fotoğraflı kanıtı var. Kaynaklar o fotoğrafa hiç bakmadan aynı yanlışı tekrarlayıp durmuşlar. Külah uçmuş. Külahın olduğu yere iki kat üst üste ahşaptan iki seyir odası yapmışlar. Sanıyorum o haliyle kullanmayı tercih etmişler. Yani aslında külahı koymak yerine oda yapmayı tercih etmişler. Instagram sayfasını açmadan neredeyse 30 sene önce, İstanbul semalarında zeplinli bir fotoğraf bulmuş ve arşivlemiştim. O fotoğrafı da ilk kez Resimli Tarih hesabında paylaştım.

Hesabı takip edenlerden geri dönüşler nasıl size?

Paylaşımlarda gerek içerik, gerekse görsel olarak belirli bir kalitenin üstünde olmaya çalışıyorum. O kaliteye paralel takipçi istiyorum. Onlar da kendilerine uygun olanı seçince seviyeli bir diyalog oluşuyor. Pek çok ünlü ve namlı kişinin hesabı takip ettiğini görmek elbette hoşuma gidiyor. Yayınevleri kitaplar yolluyor. Etkinlik davetleri oluyor zaman zaman. Bir buçuk yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen tamamen doğal ve kendiliğinden 80 bin takipçi var. Nadiren düzeysiz insanlar ortaya çıksa da elimine ediyorum. Benim derdim takipçi sayısından ziyade takipçilerin kalitesi oldu. Doğru yoldayız sanıyorum.

“KADIKÖY, EN NEZİH İLÇELERDEN”

Kadıköy ile bağınız nasıl? 

Ben Kadıköylüyüm. Feneryolu Mahallesi nüfusuna kayıtlıyım. Öğrenciliğim karşı yakada geçti. Fakat Kadıköy’de oturduktan sonra bir daha başka yere gitmedim. Nüfus kütüğümü bile buraya nakil ettirdim. Şehrin bütün kalabalığına rağmen Kadıköy en nezih ilçelerinden biridir. On, on beş sene önce çok daha harika bir yerdi ama yine de hala güzel.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Fotoğraflara, özellikle günlük, sıradan hayatları içine alan fotoğraflara metinler yazdığım oluyor. Bir gün bir takipçi, paylaştığım fotoğrafın hayatında gördüğü en olağanüstü fotoğraf olduğunu yazdı. O denli basit, alelade bir fotoğraftı ki, kendi aile albümünde bile daha ilginç şeyler vardır. Aslında onu etkileyen fotoğrafın altındaki yazıydı. Ben o fotoğrafa yazdığım metinle çok sayıda duyguyu, hatırayı, hassasiyeti harekete geçirmiştim. Kendi hislerimi başkalarıyla paylaşmıştım aslında ama o kişiye hiçbir şey söylemedim. Okuyanlar da, ben de mutlu olmuştuk. Bir şey ilave etmek lüzumsuzdu.

Instagram: @resimlitarih


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.