Haftalık Bağımsız Gazete 25 Temmuz 2017

Feneryolu’nda bir ev kütüphanesi

Çocuk kitapları yazarı Sevim Ak, Feneryolu’ndaki evini çocukların ücretsiz yararlandığı bir ‘ev kütüphanesi’ne dönüştürdü.

Feneryolu’nda bir ev kütüphanesi
Gökçe UYGUN

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yaşadığımız bu hafta, siz yetişkin ve çocuk okurlarımızı özel bir kütüphaneye davet ediyoruz. Burası kelimenin tam anlamıyla nevi şahsına münhasır bir mekan. Feneryolu/Kuyubaşı mevkiinde bahçesinde ağaçların çiçeklerin olduğu klasik bir Kadıköy apartmanı giriş katı. 2 oda 1 salon, normal bir ev gibi görünüyor dışarından, ama değil. İçi, çocuklar için yaratılmış bir başka dünya adeta. Burası bir kütüphane. Adı da ‘Ev Kütüphanemiz

Sahibi/kurucusu ise kendisi de yıllardır Kadıköy’de yaşayan, ödüllü çocuk kitapları yazarı Sevim Ak. Bu daire, anne-babasının son yıllarını yaşadıkları yer. Daha sonra evi sahibinden satın alan Sevim hanım, burayı bir ‘çocuk-gençlik kütüphanesi’ne dönüştürmeyi hayal etmiş. Zira kendi anlattığına göre Samsun’da öğretmenlik yapmış olan ebeveynleri, haftasonları öğrencileri için ücretsiz kurslar açıp, dersler verirlermiş. Onların bu sosyal sorumluluk ruhunun izinden giden Sevim Ak, yanına kardeşi karikatürist Behiç Ak’ı da alarak burayı kurdu. Ak kardeşler kişisel kitaplıklarındaki çocuk ve gençlik kitaplarını buraya taşıdılar, yayınevlerinden gelen kitaplar da eklenince yaklaşık 10 bin kitaplı bu kütüphanesi  hayata geçmiş oldu. Geçen yılın başında açılan Ev Kütüphanemiz’e ilk aşamada çevredeki okulların öğrencileri gelmeye başlamış. Sadece cumartesi günleri açık olan bu kütüphanenin adı zamanla daha bilinir hale geldikçe, başka semt ve hatta başka ilçelerden –Gaziosmanpaşa gibi uzak ilçelerden bile- de öğrenciler gelir olmuş.

Daha çok ilköğretim öğrencilerine hitap eden bu kütüphane, isimdaşları gibi sadece ‘sessizce kitap okunan’ bir mekan değil. Elbette ki kitaplar okunuyor, kitap takasları yapılıyor, ödünç kitap alınıyor. Ama buranın asıl özelliği çocuk sesleriyle cıvıl cıvıl, yaşayan bir yer olması. Zira burada pek çok etkinlik yapılıyor.  Her etkinlik de mutlaka bir kitapla bağlantılı oluyor. Müzik, kitap tartışma, fen deneyleri, yazarlarla buluşmalar, felsefe atölyesi…Bu özellikleriyle de Okul Kütüphanecileri Derneği tarafından 53. Kütüphane Haftası kapsamında verilen 'Kütüphane ve Okuma Kültürüne Katkı Ödülleri 2017'de ödüle layık görülmüş. 

Ev gibi kütüphane!

Sevim Ak’ın anlattığına göre burada artık bir aile ortamı oluşmuş adeta; ‘’Aslında ben burada tekim. Kapıyı ben açıyorum, galoşları ben veriyorum, çayları ben ikram ediyorum. Fakat kendimi yalnız hissetmiyorum çünkü buraya gelenler bazı anneler ve babalar burayı o kadar sahiplendiler ki. Kapıyı açıp misafirleri karşılayıp, çayı kahveyi yapanlar, kek börek getirenler… Günün sonunda bazen bulaşıkları bile yıkıyorlar. Hiç tanımadığımız insanlarla da burada aile gibi olduk. Bu çok umut veriyor bana. Türkiye’nin bugünkü haline bakınca burada çok aydınlık şeyler oluyor...‘’

Sevim Ak, çocukların kütüphaneye bir kez gelip bir daha gelmemesindense sürekliliği tercih ediyor. Bunun nedenini de şu sözlerle açıklıyor; ‘’Benim aslında bu dönemki çocuklarla pek ilişkim kalmamış, onu fark ettim. Bizim için de bir laboratuar aslında burası. Burayı çarken ‘yüzlerce çocuk gelsin’ gibi büyük hedefler koymadık. Bir grup çocuk sürekli gelsin ve biz onların yıllarca gelişimlerini, kitapla olan bağlarını takip edelim istedik. Ki galiba oluyor bu. Çünkü bir gelen genelde sürekli gelmek istiyor. Ben de gözlemliyorum. Mesela 1. Sınıf öğrencileri ilk zamanlarda kitapla olan etkinliklerden sıkılıyorlardı ama şimdi en çok kitap kısımlarını seviyorlar. Kitaplarla farklı bir ilişki kurmaya başladılar, o nedenle de hevesle, isteyerek geliyorlar buraya. Anne babalar da bu değişimi fark ettikleri için çocuklarını sürekli getiriyorlar.’’

 ‘’Örnek olsun’’

Sevim Ak, böyle bir kütüphanenin ‘’Türkiye’de ilk ve tek’’ olduğunu öğrendiğinde şaşırdığını da itiraf ediyor; ‘’Birileri zaten yapmıştır diye düşünmüştüm. Umarım burası örnek olur. Mesela düşünün ki mahallelerde böyle yerler olsa ve onlar da birbirleriyle bağlantılı olsa ne hoş olur’’ yorumunu yapıyor. Ak, çocuklarını kitaplarla haşır neşir etmek isteyen ebeveynlere de ‘’Çocuğunuzu mümkün olduğunda çok kitaplarla buluşturun. Çocuğun okuduğu kitapla bir bağ kurmasını sağlayın, sık sık kitapçıları ziyaret edin’’ tavsiyesinde bulunuyor.

Çocuklararası eşitsizlik…

Çocuklar ve gençler için kitaplar yazan ve hatta çeşitli sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında ‘çocuk hakları aktivisti’ misyonu da olan Sevim Ak’ın 23 Nisan’da ülke çocuklarına dair gözlemi de şöyle; Çok büyük bir eşitsizlik var. Mesela buraya geçen sene Cizre’den çocuklar gelmişti. Oradan kamyonlarla kaçmışlar, Başakşehir’e gelmişler. Öğretmenleri buraya getirdi. Kitap okuduk, etkinlikler yaptık. Onların hikayelerini dinlediğimiz zaman o kadar hüzünlendik ve umutsuzluğa kapıldık ki... Çok çelişkili bir toplumuz biz. Bir tarafta her türlü ihtiyacı karşılanan, her istediği yapılan özenle yetiştirilen çocuklar var diğer tarafta da bir çöp kadar değeri olmayan, savaşın sürüklediği çocuklar var. Bir denge nasıl kurulacak bilmiyorum...

   

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.