Haftalık Bağımsız Gazete 07 Aralık 2019

Engel yok mizah var”

Engelsiz Pedal Derneği, engellilerin bir gün hatırlanmasına tepki olarak Tasarım Atölyesi Kadıköy’de “Engel Yok Mizah Var” isimli bir atölye çalışması gerçekleştirdi

Engel yok mizah var”
Seyhan Kalkan Vayiç

Engelsiz Pedal Derneği, Uluslararası Engelliler Günü’nün bir tek güne sığdırılmasını eleştirmek ve tepki göstermek için 2 Aralık Pazartesi günü Kadıköy Belediyesi Tasarım Atölyesi Kadıköy’de “Engel Yok Mizah Var”  isimli bir atölye çalışması yaptı. Mizah Atölyesi kurucusu ve eğitmeni Cengiz Ferhat Altay’ın yürütücü olduğu atölyede, katılımcılar oynanan çeşitli oyunlarla hem korku ile tedirginliği hem de mutluluğu birarada yaşadı. Katılımcıların yüzlerinde gülümsemenin hiç eksik olmadığı atölyede, Cengiz Ferhat Altay günlük hayatta ve iş hayatında karşılaşılan engellerin mizaha başvurarak nasıl aşılabileceği hakkında ip uçları verdi.

“MİZAH MOTOR YAĞI GİBİDİR”

Alfabedeki harfleri kullanarak hikâye anlatılmasını içeren oyunla başlayan atölye, katılımcıların birbirinden farklı oluşturduğu hikâyelerin yüzlerde bıraktığı kocaman tebessümle devam etti. Oyunun ardından Cengiz Ferhat Altay, şöyle konuştu; “Hepimiz hikâyenin içine kendimizi bırakarak güldük. Ne anlamsız cümlelere kahkaha attık. Biz toplum olarak gülmeye belirli engeller koyuyoruz. Rezil olursam ya da anlatamazsam kaygılarını çok yaşıyoruz. Bu oyunda da sıra bana geldiğinde harfi hatırlamazsam ya da yanlış harf söylersem korkusu ve tedirginliği yaşandı. Bu durum hem günlük hem de iş hayatına o kadar işlemiş ki. Mizah arabanın motor yağı gibidir. Vücudun ve ortamın fazla ısınmasını engeller.“

“KOMİK OLMAK ZORUNDA DEĞİL”

“Kendimize engel koyuyoruz. Yaşadığımız engelleri bir şakayla nasıl aşabileceğimizi konuşabiliriz.” diyen Cengiz Ferhat Altay, “Mizah sadece komik olan şeyler değil. Komik olmak zorunda da değil. Aslında kökü itibariyle farklılıkları birarada görebilme becerisidir. Kemal Sunal’ın Kapıcılar ve Çöpçüler Kralı filminde acı çekilen ama gülünen bir durum var. Bunları örnek verdim çünkü siz gülmeyi sadece bir tüketim malzemesi olarak görürseniz elinize çok fazla bir şey geçmiyor. Ama işe yarar hale getirirseniz işler değişiyor. Örneğin şişman olduğunuz için bir kişi size sürekli olarak takılıyor. Buna direnç göstermek sonsuza kadar devam edecek olan bir hikâyenin başlangıcı. Ama esprili mizahi bir dille bunu çerçevelemek işi daha kolay hale getirir.” şeklinde konuştu.

“BİR GÜN DEĞİL HER GÜN”

Atölyenin katılımcılarından Hülya Çelik, atölyenin ismini duyduğu zaman çok hoşuna gittiğini, beklentilerini karşıladığını söyledi ve sözlerine şu bilgileri ekledi; “Güldüğüm ve keyif aldığım bir atölye oldu. Hikâye oyunu yaratıcılığı ön plana çıkardı; korkularımızı ve tedirginliğimizi yenmemizi sağladı. Görme engelli olarak engellilerin senede bir gün değil her gün hatırlanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü engellerle her zaman karşılaşıyoruz.”

Zeynep Aslan da düşüncelerini şöyle dile getirdi; “Enerji dolu bir atölyeydi. İletişimde karşımıza çıkardığımız engelleri bir kez daha görmemizi sağladı. Korku, tedirginlik, özgüven eksikliği ve anlaşılamama durumumu... hepsi biraradaydı. Mizahla bunları nasıl aşabileceğimizi öğrendik.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.