Haftalık Bağımsız Gazete 15 Kasım 2018

Emeğin ANNE hali...

Şükran Koruklu, bedensel engelli olan oğlunu, hem evde hem okulda hem de işte yalnız bırakmadı. Jeofizik Mühendisi olan oğlunun iş arkadaşı olan Koruklu, iş yerinde de oğlunun hem eli hem kolu oldu

Emeğin ANNE hali...
Seyhan Kalkan Vayiç

İki heceden oluşan ve tek kelime olan anne sözcüğü karşılıksız sevginin, emeğin ve fedakârlığın adıdır. Hayata sıkı sıkıya bağlı olmak, yaşamın akışının neler getirebileceğini öngörmek ve hayatı planlamaktır annelik… Okurlarımız için sayfamıza konuk ettiğimiz Şükran Koruklu da oğlu Baran için yeri geldiğinde hem hemşire hem de okul ve iş arkadaşı olan bir anne. 

Kadıköy Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü Kentsel Yenileme Bürosu’nda 2013 yılından beri Jeofizik Mühendisi olarak çalışan bedensel engelli oğlu Baran Koruklu’nun iş arkadaşı olan Şükran Koruklu, oğlunun bedensel engelli olmasına yol açan kazayı ve sonrasında yaşanan süreci anlattı.

“YENİ DOĞMUŞ BİR BEBEK GİBİ BAKTIK”

Şükran Koruklu, o zor günleri “Baran’ın boynu 2006 yılında Heybeliada’da sığ suya atlama nedeniyle kırıldı. Ağır ve uzun süren bir ameliyat geçirdi. Ameliyatın ikinci gününde kalbi durdu. Çok uzun uğraşlar sonucunda hayata döndü. 3 buçuk ay yoğun bakımda kaldı. Konuşma yetisi yoktu. Boynundan aşağısı hareket etmiyordu. Tamamen cihazlara bağlı olarak yaşadı. Ciğerlerinde yarı yarıya fonksiyon kaybı vardı. O yüzden solunum cihazına bağlıydı. Çok büyük çöküntü yaşadık. Ne yapabilirimi düşünmeye başladık. Yeni doğmuş bir bebek gibi nakış gibi işledik. Her gün yoğun bakıma giriyordum. Doktorlardan neler yapabilirim diye öğrenmeye çalışıyordum. Konuşamadığı için büyük kâğıtlara yazılar yazdım. Bu şekilde iletişim kurmaya çalıştım. Sürekli sevdiği müzikleri dinletiyordum ve konuşuyordum. Fizik tedaviye başladık. Tedaviden 3 ay sonra milim milim parmaklar oynamaya başladı. İki yıl boyunca hastanede kaldık. Baran hastane yemeklerini sevmediği için her gün ona özel yemekler yapıp götürdüm ve ellerimle yedirdim. O günlerden bu günlere geldik.” sözleriyle anlattı.

“EVDE, OKULDA VE İŞTE BİRLİKTEYİZ”

Oğlu Baran’ın kazayı geçirdiği zaman Kocaeli’de üniversite birinci sınıfı okuduğunu dile getiren Şükran Koruklu, “Baran iki yıldan sonra okula devam etme kararı aldı. Kocaeli uzak olduğu için gidip, gelemezdik. O yüzden İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptı.  Ben de onunla birlikte okula gittim. Ellerini kullanmadığı için ders notlarını yazdım.  Projelerinin çizimlerini yaptım. Baran dinledi, ben de yazdım. Okul birincisi olarak mezun oldu. Yüksek lisansa başvurdu. Şu an yüksek lisansa devam ediyor. Kadıköy Belediyesi’ne iş başvurusu yaptık ve Baran işe başladı. Ama ellerini kullanamadığı için özel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yanında birinin olması gerekiyordu. Ben de onunla birlikte işe başladım” dedi.

“ENGELİLER HER ALANDA DÜŞÜNÜLMELİ”

“Baran’ın masasını düzenliyorum. Yemeğini tek başına yiyemiyor, ben yediyorum. Özel ihtiyaçlarını karşılamasında yardımcı oluyorum. Evde, işte, okulda yaşamın her anında birlikteyiz. Elimden daha fazla şey gelse onu da yaparım.” diyerek duygularını paylaşan Şükran Koruklu, yolların, kaldırımların ve binaların yapımında engellilerin düşünülmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

ANNEM BENİM HER ŞEYİM”

Yaşadığı zorlu süreç sonucunda annesinin desteğiyle yaşama yeniden tutunan Baran Koruklu da, annesi hakkındaki düşüncelerini şu şekilde dile getirdi; “Çok kötü bir kaza geçirdim. Annem o dönemden sonra benim elim, kolum, ayağım kısacası her şeyim oldu. Beni sürekli motive etti. Yoğun bakım hemşiresi gibi çalıştı. Onun azmi ile fizik tedaviye devam edebildim. Burnum kaşındığı zaman kaşıyamayacak durumdaydım. O günlerden bu günlere geldim. Okula annemle devam ettim. Diplomayı aldım. Onun desteği ile yüksek lisansa başladım. Yüksel lisans devam ederken Kadıköy Belediyesi’nde işe girdim. İş yerinde de annem projeleri açıyor. Yemeğimi yediriyor, suyumu veriyor…”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.