Haftalık Bağımsız Gazete 09 Aralık 2019

Dijital değil tamamen gerçek

Altuğ Aygın’ın üzerlerine anıların sindiği pikap, teyp ve radyolarla dolu dükkanında geçmişe doğru yolculuk

Dijital değil tamamen gerçek
Mustafa SÜRMELİ

Daha dijitalin icat olmadığı, metalik seslerin radyo ve teyp hoparlörlerinden yankılandığı yıllara dönüyor insan Altuğ Aygın’ın dükkanında. 60 yıllık pikaplar, teypler, 1940’lardan kalma lambalı radyolar arasında insan kendini küçük bir müzede gibi hissediyor. Çocukluk ve gençlik yılları sanki bir film şeridi gibi geçiyor gözünün önünden.

1967 yılında Kırklareli’de hayata merhaba dedi Altuğ Aygın. Çocukluk yaşlarında akraba ziyaretleri için gelip gittiği İstanbul’da, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi olduğu yıllardan itibaren yaşamaya başladı. Günümüzde, Osmanağa Mahallesi Çuhadarağa Sokak’ta bulunan bir iş merkezinde, çocukluğundan bu yana merak saldığı elektronik üzerine dükkanı olan Altuğ Aygın, yıllardır elektrikle çalışan tüm müzik cihaz ve eşyaları tamir ediyor.

HEM TAHSİL HEM ÇIRAKLIK

Çekirdekten yetişme bir elektronik ustası olan Altuğ Aygın, mesleğine olan merakının, çocukken evde bulduğu elektronik cihazları bozup yapmaya çalışmasıyla başladığını anlattı. İlkokuldan mezun olduktan sonra Babaeski’de çok saygı duyduğu, gittiğinde mutlaka uğrayıp hal hatırını sorduğu aynı zamanda bir öğretmen olan Minür Eser’in elektronik tamir dükkanında çırak olarak mesleğine başladı. Ailesinin tahsiline devam etmesi yönündeki nasihatlerini de dinledi. Ortaokul, lise yıllarında elektronik dükkânında çalışmaya devam ederken, harçlığını da kazandı. Altuğ Aygın, “Elektronik tamiri yapıp da tahsilimden kopmadım. Sırasıyla okumam gereken bütün merhaleleri geçtim” dedi.

Yatılı olarak okuduğu kolejde de çalışanların, öğrenci arkadaşlarının bozulan radyo, teyplerini tamir ettiğini anlatan Altuğ Aydın, diş hekimliği fakültesini kazanmasına rağmen, birkaç yıl okuduktan sonra fakülteden ayrılıp, anne babasının yanına Babaeski’ye döndü. Daha sonra İstanbul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin sınavlarına girdi ve kazandı. Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden mezun oldu. Fakültede okurken de elektronik tamiri işine devam etti.

HEM MÜZİSYEN HEM ELEKTRONİKÇİ

Çocukluğundan beri müziğe ilgisinin olduğunu söyleyen Altuğ Aygın aynı zamanda ünlü sanatçılarla çalışmış bir müzisyen. Yıllardır piyano ve org çalıyor. Evinde hem piyano hem de orgunun bulunduğunu belirten Aygın, müzik çalışmalarının içinde bulunduğu yıllarda bile elektronik cihaz tamirini bırakmadığını söyledi. Dükkanında yine eski model ama gıcır gıcır bir teypten dinlediği müzik eşliğinde eskiyen, bir köşeye atılan müzik çalarları özenle tamir etmeye çalışıyor. Pikapların favori olduğu dönemde, 1970’lerden beri kendi harçlığıyla biriktirdiği eski plaklar da dükkanın ayrı bir güzelliği.

KÜÇÜK BİR MÜZE GİBİ

Tamir atölyesinin yanındaki bölüm ise geçmişin hatıralarıyla dolu. Bir nevi müzik aletleri müzesi gibi. Tozları alınmış, hepsi pırıl pırıl. Onlara değer verdiğini belirten Aygın, satışa hazır olanlar olmasına rağmen satmaya kıyamadığını da ifade etti. İşine olan sevgisi, nostaljiye, yaşanmışlıklara verdiği değer sayesinde işini yapabildiğini ifade eden Aygın, çocukluğunun radyo ve teyplerine de yer vermiş küçük müzesinde.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.