Haftalık Bağımsız Gazete 20 Eylül 2017

Çölde vaha; metropolde anne yemeği

‘Anne yemeği’ ile tüketiciyi buluşturan online yemek platformu MamaMe, ev kadınlarına kendi mutfaklarında yaptıkları yemekleri satarak ek gelir imkanı sunuyor. Metropol insanı da özlediği anne yemeklerine kavuşuyor!

Çölde vaha; metropolde anne yemeği
Gökçe UYGUN

Evdesiniz, acıktınız ve dolap tam takır kuru bakır. Ne yapacaksınız? Köşedeki büfeden döner söylemek ya da omlet için yumurta aramak dışında bir alternatifiniz daha var artık; anne yemeği yemek elbette! Üstelik bunu gerçekleştirmek için illa biyolojik annenize ihtiyacınız da yok, gereksinim duyacağınız tek şey internet bağlantısı. Zira evlere servis anne yemeği platformu olan ‘MamaMe’, metropol insanlarına anne mutfaklarında pişmiş yemekleri yiyebilme fırsatı sunuyor. Kadınların da evdeki görünmeyen emekleri yemeklerine maddi karşılık sunuyor.

 Projenin detayları konuşmak üzere Kadıköylü bir MaMe’nin (aşçı, yemek pişiren anne) Feneryolu’ndaki evinde buluştuk.

MamaMe’nin kurucu ortaklarından Evrim Tankuş Hakyemez, sistemin aslında eşinin hayali olduğunu söylüyor; ‘’Eşim yatılı okul bitirdiği için anne yemeklerine özlemi büyük. Bundan  yıllar evvel, evlere tencereyle yemek yapılıp gönderilse ne kadar iyi olur derdi. Biz bunu şimdi gerçekleştirebildik. Diğer kurucu ortaklarla biraya geldik ve projeyi hayata geçirmek için 2 sene önce çalışmalara başladık. Geçen ay da sistem hizmete girdi. Misyonumuz ‘pırıl pırıl mutfaklarda, sevgiyle pişen yemeklere özgürlük!’’

Sistemde çalışan yani kendi mutfaklarından yemek yapan pek çok kadın (MaMe) var. Kim bu kadınlar, nasıl biraya geldiler? Hakyemez anlatıyor; ‘’Hürriyet Gazetesi’nde Melis Alphan bir yazı yazmıştı. O yazıyla birlikte başvurular başladı. Ortalama 100 başvuru filan beklerken Türkiye’nin her yerinden tam 600 kadın başvurdu! İnsanlar evdeki emeklerini geliştirecek bir platform arıyorlar. Çünkü hemen hemen her ev kadını, her anne evinde yemek yapıyor. Bu yemekleri hem başkalarıyla paylaşıp hem de bundan ekonomik getiri elde ettikleri bir sistem bu. Mesela haftanın 3 günü 20 porsiyon yani 2 kap iki çeşitten 10’ar porsiyon satış yapan bir kadın, kaba bir hesapla ayda 2 bin-2 bin beş yüz lira arası para kazanır öngörümüz var.’’

Unutulan yemekler yeniden sofralarda

Evrim Tankuş Hakyemez’in anlattıklarına göre, başvuru yapan kadınlarla önce toplantılar yapılıyor, ardından hijyen eğitimleri veriliyor. Sonraki aşamalarda da sistemdeki her kadının mutfağı düzenli olarak denetleniyor. Yalnızca MamaMe değil, yemeğin yapıldığı mutfağın bağlı olduğu belediye de, MaMe’lerin üye olduğu MaMeKoop kadın kooperatifi de denetliyor. Sonra da başlıyorlar yemek pişirmeye, sipariş almaya ve satış yapmaya. Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı, sızdırmaz kaplar ve naylon paket yerine pamuk iplikten kadınların ördüğü fileler kullanılıyor.

 Peki ‘anne yemeği’ neden bu kadar önemli, bu vurgu niye? Hakyemez yanıtlıyor; ‘’Pek çok yerde ev yemeği deniliyor ama sanayi mutfağından çıkarılıyor. Oysa anne yemeği anne mutfağında yapılır. Bu proje etnik mutfağın korunması açısından da önemli. Bazı yöresel yemeklerimiz bilinmiyor, unutuluyor. MaMe’lerimizden yerel yemekler yapmalarını da istiyoruz bu nedenle. Ayrıca bu sistemde yemek siparişi kullanıcı tarafından bir gün önceden veriliyor. Bu, düzenli yemek tüketimini de teşvik eden bir proje.’’

Evrim hanıma ‘yemeklerin soğuk ve pahalı olduğu’ yönündeki iddiaları soruyoruz, yanıtlıyor; ‘’Pahalıdan kasıt nedir? Bunu söyleyen kitle öğrenci ya da minimal bütçeleri ola kişiler. Belki zamanla onlara yönelik de bir şey olabilir ama şimdilik takip etmeleri gereken doğru site olduğumuzu düşünmüyorum. Dışarıda endüstriyel mutfaklardan çıkan 14 liraya 3 kap yemek var, evet. Ama biz zaten o klasmanda değiliz. Ayrıca o maliyetle nasıl yemek pişer, onu da bilmiyoruz. Zaten o şekilde yaparsak MaMe’lerimize para kazandıramayız. Kaldı ki yemeğin bir taban fiyatı var, gerisini MaMe belirliyor. Bizim burada birinci amacımız kadınlarımızı ekonomik anlamda rahatlatmak. Anne yemeği için bütçe ayıran tüketici bizimle beraber olsun‘’

Anne yemeği vurgusu yapıldığına göre, sistem sadece kadınlara açık olmalı. Öyle mi? Tankuş Hakyemez gülerek anlatıyor; ‘’Erkeklerden de başvuran var valla. Ama bir gelen bir daha gelmiyor. Zannedersem çok kadın görünce korkuyorlar. Erkeklere tamamen kapımız kapalı diye bir şey yok. Bir kaç baba olabilir. Ancak babaların yüzdesi çoğunlukta olamaz.’’

Kadıköy’ün anneleri ve yemekleri

Kadıköy’deki yaklaşık 20 mami’den ikisi anlatıyor;

Oya Gökçe (49)  

  • Elektronik mühendisliğinden emekliyim. Çalışma hayatıma çok yoğundum, oğlumla yeterince vakit geçiremediğimi görünce işi bıraktım. Evde durmaya başladığımdan beri de hep arayışta oldum; kafe açtım, takı sattım filan. Sonra MamaMe ile tanıştım. O zamandan beri bu projede yer alıyorum. Şimdiden daimi müşterilerim bile oldu. Günlük menümü de yemeklerin fiyatını da kendim belirliyorum.
  • Çalıştığım zamanlarda, evde yemek yapmazdım. Ama işi bırakınca yemeğe başladım. Eşim ve oğlum yemek düşkünüdür. O nedenle menü oluşturma sorunum olmuyor,  bana öneriyorlar. Mutfağı, yemek yapmayı seviyorum. Daha doğrusu işin üretim kısmını seviyorum. Mühendislikten gelen bir şey galiba. Farklı şeyleri bir araya getirip bir ürün ortaya koymak…
  • Üstüne bir de bundan para kazanmak iyi oluyor. Ama ben ekonomi açısından ziyade  yaptığım yemeklerin başka insanlarca beğenilmesi beni daha mutlu ediyor. Bir kere sipariş veren biri bir daha verirse ‘Yaşasın yemeğimi beğenmiş’ diyorum.
  • Yemek kadar sunuma da önem veriyorum. Bazen siparişlerle küçük öneri notları da gönderiyorum. ‘Bu yemek baharatlı, yoğurtla yerseniz daha iyi olur’ gibi. Bazen de acı sos, küçük reçel gibi mini hediyeler koyuyorum.

Tuğba Mahir (40)

  • Evlenene dek radyoculuk yaptım, şimdi çalışmıyorum. 8.5 yaşında, iştahsız bir kızım var. Bebekliğinden beri besinlere alerjisi var. Dolayısıyla evde yemek yapmak benim için zor biraz. Hep kızım için alternatif yemekler yapmak durumundayım. Kızım fastfood yemiyor, yedirmem. Hep ev yemeği yedirdim. İnsanlara da ev yemeğimi sunuyorum
  •  Yemek yapmayı çok seviyorum, hatta kurslara bile gidiyorum. Hürriyet’teki o yazıyı görünce de hemen başvurdum MamaMe’ye. Şimdi her gün farklı menülerle, insanlarla da paylaşıyorum yemeklerimi. Mesela kayınvalidemden Boşnak böreği tarifi aldım, onu yapıyorum bazen. .
  • Nasıl ki üstümüze başımıza alacağımız kıyafete dikkat ediyorsak, asıl yediklerimize dikkat etmeliyiz. Sağlığımız çok önemli, kötü yemeklerle bozmamalıyız. Biz anneler yemeklerde kullandığımız malzemeleri güvenilir yerlerden alıyoruz.
  • Anne yemeği neden insanlar için bu kadar önemli derseniz; öncelikle sağlıklı olduğu için ve unuttuğumuz tatları tekrar gün yüzüne çıkarmak açısından çok önemli.

Tek tık, mis gibi yemek

MamaMe, İstanbul’da Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Ataşehir, Kağıthane ve Kadıköy olmak üzere 7 ilçede hizmet veriyor. Bu bölgelerde ev yemeği yapan anneler var. Sipariş vermek için www.mamame.com.tr adresine girerek yemeği hangi ilçeye istediğinizi işaretliyorsunuz. Sonra bölgenizdeki mame’lerden hangisinden hangi yemekleri yiyeceğinize karar verip ödemenizi yapıyorsunuz. O Mame, kendi çocukları için pişirdiği yemeğe bir porsiyon daha ekliyor sizin için. Ertesi gün anlaşmalı kurye, annenin evinden yemeği alıp size getiriyor. Afiyetle yiyorsunuz…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
iclal catıkkaş - 3 ay önce
En cok düşnüp gercekleştirmedigimbir gercek sizleri tebrik ediyor alkışlıyorum ev hanımlarının temiz velezzetli yemeklerini hic sakıncasız olarak yiyebilme icin yaptıgınız bu birligi kutluyorum