Haftalık Bağımsız Gazete 21 Mayıs 2018

Çocukların gözünden mega kent

“95cm: Mega Kentin Mini Yurttaşları” belgesel projesi Kadıköy, Tuzla, Başakşehir ve Fatih’te yaşayan 4 çocuğun gözünden İstanbul’u kayıt altına alıyor

Çocukların gözünden mega kent
Erhan DEMİRTAŞ

Mekanda Adalet Derneği tarafından yürütülen “95cm: Mega Kentin Mini Yurtdaşları” belgesel projesi başta İstanbul olmak üzere Türkiye kentlerini çocukların gözünden anlamayı ve anlatmayı amaçlıyor. Gazeteci Ayşe Adanalı, şehircilik uzmanı Yaşar Adnan Adanalı ve mimar Gizem Pilavcı’nın bir araya gelerek gerçekleştirdiği projenin temel amacı; kentsel dönüşüm, mega projeler ve kentteki diğer fiziksel değişimler nedeniyle yaşadıkları mekanı kullanmakta güçlük çeken çocukların dünyasını görünür kılmak. Çocukların bu zorlu deneyimini daha görünür hale getirmek için kamerayı 95cm perspektifine indirip, İstanbul’a çocukların gözünden bakmaya çalışıyorlar. Bunu da İstanbul’da yaşayan çocuklarla birlikte yapıyorlar. Ayrıca “#95cm: 3–2–1 Kayıt! Kampanyası” ile birlikte dünya genelinden insanları, yaşadıkları kentlerin mekansal kalitelerini ve yaşanabilirliğini çocukların perspektifinden kayıt altına alıp paylaşmalarını istiyorlar. 95cm ekibinden Yaşar Adnan Adanalı’yla projenin detaylarını ve şehirde çocuk olma halini konuştuk.

Projeye başlama fikri nasıl oluştu?

Erken yaştaki çocuklarla çalışan bir kuruluş olan Bernard Van Leer Vakfı’nın açtığı, Urban95 isimli uluslararası fikir yarışması çağrısına Mekanda Adalet Derneği (MAD) olarak 95cm: Mega Kentin Mini Yurttaşları belgesel film projesi ile başvurduk ve yarışmanın kazananlarından biri olduk. Böyle bir yarışmaya başvurmamızı teşvik eden ise gündelik hayatın içinden çıkan anektodlardı. Etrafımızdakilerden dünya görüşümüz, siyasi pozisyonumuz, inancımız, sınıfsal durumumuz, etnisitemiz farklı olabilir. Ancak hepimiz bu kenti çocuk olarak tecrübe etmemize rağmen bir kere büyüdük mü, o geçmiş ile bağımızı çok çabuk kopartıyoruz. Çevremizi, dertlerimizi, isteklerimizi sanki dünya sadece yetişkinlerden ibaretmiş gibi anlamlandırıyoruz. Kentleri küçük çocuklar için tasarlayıp inşa etsek, herkes için çok daha yaşanabilir, adil yerler olmayacaklar mı?

Kamera açılarını 95 cm’e göre mi ayarladınız? Yani tam olarak çocuk gözüyle mi göreceğiz yaşadığımız mekanları?

Evet, filmi baştan sona 5 yaş ve altındaki çocukların bakış açısından ele almaya çalışıyoruz. Bunun için çocuklara verdiğimiz GoPro kamera ile yapılan çekimleri de ekledik.

YETİŞKİNLERİN DÜNYASINDA ÇOCUKLAR

Çekimleri nerelerde yaptınız kaç karakter var belgeselde?

“Mega Kent”, aslında 39 ilçeden, yani 39 kentten oluşuyor. Sadece bir noktasına odaklanarak, veya turist kataloglarında tekrar eden belli mekanlarını öne çıkartarak bu çok katmanlı, oldukça karmaşık kenti ne anlayabilir ne de anlatabiliriz. Dolayısıyla, Beyoğlu, Beşiktaş, Kadıköy gibi merkezi de; Küçükçekmece, Başakşehir, Arnavutköy gibi çeperi de; gecekondu mahallelerini de, yeni yapılan sitelerini de kapsamak gerekiyor. Dolayısıyla çocuk seçimlerinde İstanbul’da çocuk olma halinin evrensel anlamlarının yanında özgün deneyimlerini katmanlı ve tüm karmaşıklığı içinde anlatabilmek için 4 ana karakter belirledik. Karakterlerimizden biri, kentin yeni gelişen alanlarından birinde, Tuzla’da bir güvenlikli sitede büyüyen, okuluna özel vasıta ile otoyoldan gidip geliyor. İkincisi, kentin daha merkezi bir semtinde, Kadıköy’de orta-üstü sınıflarının yaşadığı, kentsel rantın büyük olduğu dolayısıyla kentsel dönüşümün içinde büyüyor. Üçüncüsü, Başakşehir’de bir gecekondu mahallesinde, yaşadığı kent çeperinde etrafındaki mega projeler, konut projeleri ve AVM’lerin baskısını hissederek büyürken sokakların özgürlüğünü de tadabiliyor. Dördüncüsü de Fatih’de yaşayan Suriyeli bir mülteci çocuk, yani İstanbul’da oldukça zor koşullarda yaşayan 500 bin mülteciden bir tanesi.

Şimdiye kadar edindiğiniz deneyimler nelerdi, nelerle karşılaştınız?

Çocukların yaşadıkları çevreye dair algıları çok açık ve farkındalıkları da fazlasıyla gelişmiş bir durumda. Çalışmamıza katılan çocuklar maksimum 5 yaşında olmalarına rağmen çoğu yetişkinden mekana dair sorunları daha iyi tespit edebiliyorlar. Kendilerine özgü şekilde de bunları dile getiriyorlar. Kamerayı 95cm’e indirerek sadece onların bakış açısını anlamaya çalışmıyoruz, aynı zamanda yaşadığımız kentlere dair kararları alırken çocukların hassasiyetlerini merkeze alalım mesajını veriyoruz.

Film tam olarak ne zaman tamamlanacak, nerelerde gösterilecek?

Filmi önümüzdeki 2 ay içinde tamamlamayı planlıyoruz. Ulusal ve uluslararası film festivallerinde göstereceğiz. Ancak özel gösterimler, yerel yönetim, sivil toplum ve meslek insanlarını bir araya getirdiğimiz etkinlikler de yapacağız.

“KAYIT ALTINA ALIN VE PAYLAŞIN”

Çocukların dahil olduğu ya da onların gözünden semtin, kentin anlatıldığı çok fazla film yok sanırım ne dersiniz?

Çocukların gözünden dünyaya bakmaya çalışan az da olsa birkaç iyi örnek var. Julie Gavras’ın Blame it on Fidel’i, Jacob Krupnick’in Young Explorers Club projesi, kısmen de olsa Kaan Müjdeci’nin Sivas filmi ilk akla gelen çalışmalar. Ancak doğrudan bir kenti çocukların gözünden anlatmaya çalışan bir belgesel film bildiğimiz kadarıyla yapılmadı.

Çocuklarla ilgili başka projeler yapmış mıydınız?

Çocuklarla hem bireysel olarak hem de ekip olarak başka çalışmalarda bulunduk. Halihazırda “beyond.istanbul” süreli yayınımızın ikinci sayısını yayına hazırlıyoruz. İlki “Mekanda Adalet ve Sakatlık” sayısı ile çıkmıştı. Bu sayı “Mekanda Adalet ve Çocuk” başlığı ile çıkacak. Bu sayı için çocuklarla çalışan farklı uzman ve kuruluşlardan katkı aldık. Çocuk çalışmaları için oldukça iyi bir kaynak hazırlamış olduk.

Projeniz için bir de dayanışma çağrınız var, değil mi?

Belgesel için Urban95 isimli uluslararası fikir yarışmasına başvurduk ve yarışmanın kazananlarından biri olduk. Bu başlangıç desteği ile çekimlerin çoğunu tamamladık. Post-prodüksiyon aşaması için (montaj, renk, ses tasarımı, animasyon) ve #95cm: 3-2-1 Kayıt! kampanyamızı hayata geçirmek için ayrıca bir kitle fonlama çağrısı yaptık. Çalışmaya destek olmak isteyenler igg.me/at/95cm adresinden katkıda bulunabilirler. Ayrıca #95cm: 3-2-1 Kayıt! Kampanyası ile de başta İstanbul’da yaşayanlar olmak üzere herkese “yaşadığınız çevreyi çocuklarla birlikte 95cm perspektifinden kayıt altına alın ve paylaşın” çağrısında bulunuyoruz.

Proje ekibi: "Bu belgesel için MAD'dan gazeteci Ayşe Adanalı, şehircilik uzmanı Yaşar Adnan Adanalı, ve mimar Gizem Pilavcı prodüksiyon ekibi olarak bir araya geldi. Bir başka MAD üyesi belgesel film yapımcısı Didem Pekün ekibe danışman olarak destek verdi. Sanatçı ve yönetmen Barış Doğrusöz yönetmen olarak ekibe eklendi. Dino Omeroviç ikinci kameraman olarak ve Kübra Ekmekçi yapım asistanı olarak çalıştı. 95cm boyundaki katılımcılarımız Emir, Esat, Lara ve Fatima bize rehberlik ederek kendi İstanbullarına bir pencere açtılar. MAD'dan Deniz Öztürk, Selin Yazıcı ve Bahar Bayhan #95cm: 3-2-1 Kayıt! Kampanyası için emek harcıyorlar."

Projenin detaylarına www.beyond.istanbul/95cm adresinden ulaşabilirsiniz. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.