Haftalık Bağımsız Gazete 25 Kasım 2020

Bisiklet selesinde bir gezgin

İşini gücünü ve İstanbul’u ardında bırakan Hale Sargın, bisikletiyle dünyanın farklı ülkelerine seyahat ediyor. Sargın ile sekiz yıl önce verdiği kararını, yolculuklarını, bisikletle seyahat etmeyi ve daha birçok şeyi konuştuk

Bisiklet selesinde bir gezgin
Erhan DEMİRTAŞ

Hale Sargın, bir bankanın kurumsal iletişim departmanında çalışırken bir anda hayat tarzını değiştirmeye ve farklı hayatlarla karşılaşmaya karar verdi. 30 yaşındayken işinden ayrıldı ve İstanbul’dan İtalya’ya uzanan bir yolculuğa çıktı. 2012 yılında başladığı yolculuğuna 3 yılın ardından bisikletini de dahil etti ve dünyanın farklı ülkelerinde pedal çevirdi. Şili, Bolivya, Peru, Yunanistan, İtalya, Avusturya, Almanya, Meksika, Kolombiya ve Küba’yı bisikletiyle gezdi. Korona salgını nedeniyle şu an Kolombiya’da olan Sargın ile söyleştik. Sargın, “Bu hayalden başka bir hayal daha kurabilir miyim diye alternatif bir hayat arayışı için yola çıktım. Bana sunulmuş hayal dışında da hayalleri gerçek kılabildiğimi gördüm, bu göçebe hayatın beni mutlu ettiğini gördüm ve devam ediyorum.”

“6 AYIMI ALDI”

Klasik bir soruyla giriş yapacağım sohbete. Kendinizden bahseder misiniz?

2012’de 30 yaşımda bir bankanın kurumsal iletişim departmanında çalışırken hayat tarzımı değiştirmek, alternatif bir hayat aramak için seyahat ederek yaşamaya başladım. Bu tek bir cümlede rahatça yazabildiğim eylemi hayata geçirmek o kadar da kolay olmadı tabii. Alışkanlıklar, sistemin koyduğu göremediğimiz bir sürü pranga, endişe, korku, iyi niyet altında korkutulmalar. Karar verebilmek 6 ayımı aldı. Yakın gelecek planı yaptım, istifa ettim, evimi kapattım, İstanbul’dan ayrıldım ve İtalya’ya gittim. 2012’de önce sırt çantamla başladığım bu yolculuğumda 2015’te bisikletim bana dahil oldu ve o zamandan beri bisikletimle de dünyayı keşfetmeye çalışıyorum. Dijital bir göçebeyim. 

Ben de bu konuyu soracaktım. Bisikletle dünyayı gezmeye ne zaman karar verdiniz?

2015’te Şili’de otostopla seyahat ediyordum. Güney Amerika’ya ayak basışımdan yaklaşık 1 buçuk sene sonra yani. Yolculuğum sırasında birçok bisikletli gezgin ile tanışmıştım ve onların hikayelerini dinlemek beni çok heyecanlandırmıştı. Otostopla seyahat etmek müthiş bir özgürlük gibi geliyordu fakat bisikletle seyahat etmek daha özgür kılıyordu insanı. Başkasına bağlı olmadan hareket edebilmek, bir aracın içindeyken duramayacağın noktalarda bisikletle durabilmek, geçtiğin toprakların kokusunun hep burnunda olması, rüzgarı yüzünde hissetmek. Bunlar beni cezbetti ilk, tabii yokuşları, şiddetli yağışları ya da şiddetli güneşi pek hesaba katmamışım, onlar da bu yolculuğun yanında sürpriz gibi geldi.

“GÖZÜMÜ UZAK TOPRAKLARA DİKTİM”

Çok mu zorlandınız?

Daha önce uzun tur bisiklet yolculuğu deneyimim olmadığı için başlarda zorlandım tabii, bisiklet tamir etmeyi bilmiyordum, bisikletimin üstündeki çantalarla ağırlaşan bisikletimle yokuşları çıkmak oldukça zordu. Bisikletle ilk Şili’nin doğa harikası Patagonya bölgesindeki Carretera Austral yolunu pedallamayı hayal etmiştim. 1240 kilometrelik bu yolun çoğunluğu henüz asfaltlanmamıştı o zamanlar. Yolumun üzerine buzullar, And Dağları ve Patagonya köyleri. Bu yolu pedallayıp bitirdiğimde Şili’nin kuzeylerini de pedallamak istedim, oraları da pedallayınca Bolivya’ya yaklaşmıştım, Bolivya’yı da pedalladım ve ardından Peru’da pedallarken buldum kendimi. Sonrasında da dünyayı bisikletimle keşfedebilmek için bir özgüven ve cesaret de beraberinde geldi. Gözümü daha uzak topraklara diktim.

Yaptığınız şeyi nasıl tanımlıyorsunuz? Macera mı, spor mu?

Tek bir nedeni yok elbette, macera mı diye sorarsanız evet macera için fakat aynı zamanda spor tabii günde 5-6 saat pedal çeviriyorum. Ayrıca çevreci bir ulaşım aracı. Bisiklet üstünde seyahat ederken detayları çok kolay yakalarsınız, doğadan nasibinizi alırsınız. Limitlerimi zorlamayı severim, bisiklet de fiziksel ve mental sınırlarımı zorlamam için güzel bir araç oldu.

Dünyada çok fazla gezgin var ve bu gezginlerin masraflarını nasıl karşıladığı merak konusu. Sizin çözüm yönteminiz nedir?

Yaşamımı sürdürmek için gereken parayı ww.isimgucumgezmek.com internet sitem, sosyal medya hesaplarım üzerinden inandığım, güvendiğim markalarla reklam, tanıtım işbirlikleri yaparak ve Latin Amerika ülkelerine butik turlar düzenleyerek kazanıyorum.

“BİR ÇOK HİKÂYE İLE KARŞILAŞTIM

 Şimdiye kadar nerelere gittiniz, buralarda nelerle karşılaştınız?

Bisikletimle Şili, Bolivya, Peru, Yunanistan, İtalya, Avusturya, Almanya, Meksika, Kolombiya, Küba’da pedalladım. Türkiye’de de bazı rotaları pedallama imkânım oldu. Kalplerinin ve evlerinin kapısını açıp, sofralarına davet eden güzel insanlarla, muhteşem doğal güzelliklerle, birbirine çok benzer ama farklı dilleri konuşan farklı dinlere inanan insan hikayeleri ile ve kendimle karşılaştım. Ayrıca ülkelerinden yürüyerek göç eden insanlarla, okyanus manzaralı evlerinin terasında viskisini yudumlayan insanlarla karşılaştım. Daha önce adını bile duymadığım meyvelerle, sebzelerle karşılaştım.

Yolculuklarınız sırasında sizi en çok mutlu eden ve üzen şeyler neler oldu?

Hayal bile edemediğim birçok hikaye ile karşılaştım. Bu bireysel olarak beni mutlu ediyor tabii. Fakat daha önceleri şöyle düşünürdüm; bu dünya üzerinde yaşayan her canlı ile aynı gemide seyahat ediyoruz. Fakat bu yolculuk bana bunun benim düşündüğüm gibi olmadığını gösterdi bir yandan da. Kimisi kaptan köşkünde seyahat ediyor, kimisi güvertede, kimisi denizde can yeleği ile yüzüyor, kimisi ise sadece kollarına güvenerek denizin üstünde kalmaya çalışıyor. Buna kendi gözlerimle tanık olmak beni en üzen şey.

KOLOMBİYA’DA TARIM

 Şu an Kolombiya’dasınız orada günleriniz nasıl geçiyor?

Mart ayının ortasında Küba bisiklet turumu bitirip Kolombiya’ya döndüm. O sırada korona virüsü dünyaya yayıldı, Kolombiya sınırlarını kapattı. Mecburi olarak yerleşik hayata geçiş yapmak durumunda kaldım tabii. Eşim Kolombiyalı, onunla birlikte bu karantina sürecini geçirebileceğimiz doğanın içinde mütevazi  bir yer kiraladık. Kendimize bir bahçe yapıyoruz, ektiklerimizi yemek nasip olur mu bilemiyorum ama toprağa dokunarak bu günleri geçirmek bize iyi geldi. Spor yapıyorum. Bir de YouTube kanalıma gezi videolarımı hazırlıyorum. Bisikletle gezerken video hazırlamak çok kolay olmuyor, bu vesileyle birikmiş arşivimi paylaşıyorum.

 Dilini bilmediğiniz insanlarla nasıl anlaşıyorsunuz?

Yeni diller öğrenmek seyahat etmek için en büyük motivasyonum aslında. İşimden istifa edip İtalya’ya bir gönüllülük projesi ile gittiğimde akıcı olarak konuştuğum başka bir dilim yoktu. İtalya’da 1 sene yaşadım ve İtalyanca öğrendim, Güney Amerika’ya geldiğimde de yaklaşık 1 buçuk sene hep İngilizce konuştum ve İngilizcemi geliştirdim. Sonra da İspanyolca. Seyahat ederek 5 senede 3 dil öğrendim. Bu yolculuğun bana en büyük getirisi bu oldu. Yeni diller öğrenmek dünyamı genişletti. Latin Amerika’da pedallarken bazı yerleşim yerlerinden geçiyorum ve burada yaşayan yerliler İspanyolca bilmiyor oluyor. Aynı dili konuşmuyor olsak bile işaret dili ile bir şekilde anlaşıyoruz. Dil bilmeden gezilebilir tabii, sıkıntıları oluyor mutlaka fakat gezdiğin ülkenin dilini biliyor olmak büyük avantajlar sağlıyor. İnsanlarla sohbet edebilmek o ülkeye dair kitaplarda bulamayacağınız hikayelere ulaşmanızı sağlıyor.

 Bu yolculuk bir yerde bitecek mi?

Bu benim hayat yolculuğum aslında. İçine doğduğum hayat sisteminin bana sunduğu hayal şuydu: doğ, okula git, üniversiteyi bitir, iyi bir iş bul, 9/6 çalış, evlen, ev satın al, araba satın al, çocuk sahibi ol, yılda 20 gün tatil yap, borç öde, başka bir çocuğa daha sahip ol, emekli olacağın günleri hesapla ve emekli olduğunda yaşamak için bir balıkçı kasabası düşle. Bu hayalden başka bir hayal daha kurabilir miyim diye alternatif bir hayat arayışı için yola çıktım. Bana sunulmuş hayal dışında da hayalleri gerçek kılabildiğimi gördüm, bu göçebe hayatın beni mutlu ettiğini gördüm ve devam ediyorum. Ne zamana kadar sürer bilemiyorum, fiziksel ve ruhsal olarak mutlu etmeye devam ettiği yere kadar. Bu yaşam tarzı evrilir, değişiklikler gösterir,  bu zaten istediğim bir şey, aynı tarzda gezerek yaşamak bile rutine bindiğinde bir süre sonra verimliliğini kaybeder.

Sargın’ın hikayelerini isimgucumgezmek.com adresinden takip edebilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.