Haftalık Bağımsız Gazete 16 Ekim 2019

Akademik tez için Modalı kadınlar aranıyor!

Doktora tezi hazırlığında olan ODTÜ’lü sosyoloji öğrenci Fethiye Beşir, “Moda'daki soylulaştırma olmayan ama orta sınıf göçünün yarattığı bir hayat tarzı değişikliğini sorguluyorum” diyor. Beşir, tezi için başta kadınlar olmak üzere Moda’da yaşayan kişilerle görüşmeler yapacak

Akademik tez için Modalı kadınlar aranıyor!
Gökçe UYGUN

Kadıköy’ün gözde semtlerinden Moda, bir akademik çalışmaya daha konu oluyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden lisans derecesini, ODTÜ Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Bölümü’nden de yüksek lisans derecesini alan ve halen aynı üniversitede sosyoloji bölümünde doktora öğrencisi olan Fethiye Beşir, doktora tezi için Moda’yı incelemeye karar verdi. Şu an saha öncesi hazırlık aşamasında olan Beşir, Modalılarla görüşmeler yapacak.

Moda (Caferağa Mahallesi) ve yakınlığı nedeniyle Osmanağa Mahallesi’ndeki değişim ve dönüşümün sebepleri, ortaya çıkardığı sorunları ve aktörlerin tutumlarını inceleyecek olan Beşir, “Aslında, bu konunun ortaya çıkışı Moda’da yaşadığı 1 yıllık kısa ama yoğun dönemdeki gözlemlerime dayanıyor. Modalı sayılmayabilirim ama Kadıköy’de yaşayan birisi olarak ben de sıklıkla çalışma ve sosyalleşme mekânı olarak Moda’yı tercih ediyorum. Evlerimiz kira bile olsa semtlere olan aidiyetlerimiz bunun çok ötesinde…” ifadesini kullanıyor.

2013’TE MODA’YA GÖÇ

2010’larda üniversitede öğrenciyken Moda’nın, orada yaşayanlar ve yakın çevresinde ikamet edenler dışında, kalabalıkların bugünkü kadar rağbet ettiği bir yer olmadığını anımsatan  Beşir, sosyalleşmenin de kentin de merkezinin o zamanlar Taksim olduğunu, Gezi Direnişi’nin bir kırılma yarattığını anımsatıyor. Fethiye Beşir, Moda’ya başlayan göçün 2013 ve sonrasında ivme kazanmasının tesadüf olmadığının altını çizerek, “2000’ler boyunca Tarlabaşı’ndan başlayıp Cihangir’i de kıskacına alacak şekilde hayata geçirilen bitimsiz devlet-destekli mutenalaştırma projeleri, Gezi Direnişi sonrası Taksim Meydanı’nın betonlaştırılması ve çevresindeki sosyal hayatı olumsuz etkileyecek birtakım yaptırımların getirilmesiyle birlikte, İstanbul’un ve Türkiye’nin yaratıcı sınıfının önemli bir kesiminin buradan göç etmesine yol açtı. Beşiktaş’a doğru gözlemlenen ilk göç ne yazık ki yaşam mekânı yetersizliğinden dolayı rota değiştirerek Kadıköy’e, burada da öncelikli olarak Moda’ya aktı. Moda, belki de her daim sosyalleşme mekânından çok bir yaşam alanıydı. Ancak bahsettiğim göç ve buna eklenmesi gereken alt yapı değişiklikleriyle birlikte bu durum değişmeye başladı. Örneğin, Pendik- Kadıköy metro hattı ve geçtiğimiz ay açılan Marmaray hattının İstanbul’un göreceli olarak Moda’ya uzak ilçelerini bağlaması nedeniyle insan sirkülasyonunun ciddi artış gösterdiğini düşünüyorum.” açıklamasında bulunuyor.

‘KAYMAK TABAKA’NIN SIĞINAĞI

Fethiye Beşir, tüm bu değişimlerin ülkedeki politik atmosferden de nasibini aldığını vurguluyor: “’Bir avuç kaymak tabaka’nın mekânsal sığınağı olarak da Moda bir tercih sebebi oldu. Beni ilk başta Moda’yı çalışmaya itense bildik anlamda mutenalaştırmanın yaşanmadığı bu semtte yaşanan göçle birlikte bir çeşit gündelik pratiklerin de değişmesi oldu. Bunun içerisine kahve tüketiminden, çikolata dükkânlarının önündeki kuyrukları ve hatta yanık lokma yağı kokan Bahariye Caddesi’nin ara sokaklarını ekleyebiliriz. Tüm bu değişim ve dönüşümlerin ortasında yaşayan eski ve yeni Modalılarla (bu tabiri sosyal medya gruplarındaki kimi ayrıştırmalara dayanarak veriyorum) çalışarak bu hareketliliğin ve bunun getirdiği ‘eskiye öykünen yeni mahalle’ inşasının ne anlama geldiğini araştırmak istiyorum.” 

MODA VE KADINLARI

Fethiye Beşir, çalışmasına başlangıç noktası olarak da Modalı kadınları seçti. Bunun da kişisel politik ve akademik duruşuyla ilintili olduğunu söylüyor; “Feminist, sosyal bilimci bir kadın olarak bizlerin kentle kurduğu ilişkiyle erkeklerin kentle kurduğu ilişki birbirinden çok farklı. Bu anlamda, Moda’ya taşınmaya karar veren kadınların anlatılarının daha katmanlı olacağı kanaatindeyim. Ancak, çalışmamı sürdürürken elbette erkeklerle ve LGBTI+ bireyleri de görüşmeyi planlıyorum. Çünkü, bahsettiğim Moda’daki değişim ve dönüşüm salt bir toplumsal cinsiyet özeline indirgenecek bir mesele değil.”

Moda’ya 2013 ve sonrasında göç etmiş insanlar ile çok uzun yıllardır Moda’da yaşayan ve kendisini ‘eski Modalı’ kişiler ile görüşmeyi hedefleyen Beşir, bunun yanı sıra, 2013 sonrası Moda’da tüketim alışkanlıklarının değişimini de görebilmek adına Modalı olsun ya da olmasın işletmecilerle de görüşmeler yapmayı amaçlıyor. Haziran’da görüşmelere başlayacak olan Beşir, "Bu çalışmaya, kendi deneyimlerini benimle paylaşarak destek olmak isteyen Moda sakinleri bana mail adresimden (besirfethiye@gmail.com) ya da Facebook üzerinden ulaşabilirler.” çağrısını yapıyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.