Haftalık Bağımsız Gazete 16 Haziran 2019

Vantilatörler depolara göç ederken…


Fatih SOLMAZ

Fatih SOLMAZ

Okunma 20 Ekim 2017, 08:32

Resul amcanın üç oğlu var, üçü de arkadaşımdır mahalleden. İlk oğlu dünyaya geldiğinde sağ görüşe sahip olan Resul amca bu oğlunun adını Kürşat koymuş, ikinci oğlu doğduğunda dindar görüşe kayan Resul amca bu oğlunun adını ise Ebubekir koymuş. Ve 4 sene sonra sol görüşe geçen Resul amca üçüncü oğlunun adını Devrim koymuş… Bu gerçek bir minimal dönüşüm hikayesi gibi Resul amcanın çocuklarına yansıyan metamorfozu… (kendisi hırdavatçıdır, aşırı dindar döneminde sattığı kırmızı ampullerin ayıp amaçlar için kullanıldığını trolleyip, kırmızı ampul satmama kararı almasına sebep olmuştum.)

Dönüşüm dedik. Yok yok Kafka’dan bahsedecek kadar entelektüel birikimim yok maalesef. Resul amca da hiçbir sabah yatağından bir böcek olarak uyanmadı.

Sadece şu aralar yaşamakta olduğumuz mevsimsel dönüşümden bahsedeceğim biraz. “Aman canım n’oolacak bir mevsimden başka bir mevsime geçiyoruz alt tarafı” demeyin, sıcacık yaz mevsiminden soğuk günlere girmek çoğumuzu depresif yapıyor inkar etmeyelim. Tamam çok sıcak günler hatta haftalar yaşadık, vantilatörün, klimanın mucitlerine bol bol hayır duası ettiğimiz bezdiren bir mevsimdi ama yine de yaz mevsimiydi işte.. Denizin, karpuzun, tatilin, dondurmanın, tişört şort sandalet üçlüsünün rahatlığının, festivallerin, konserlerin, etkinliklerin, pikniğin, çimenlere yayılmanın daha bir sürü keyfin yaşandığı bir mevsim bitiyor diye üzülmez mi insan?  

Serdar Ortaç ile Demet Akalın bile damgalarını sadece yaza vuruyorlar, kışa değil damga, kaşe bile vuran bir tane sanatçı yok bildiğiniz üzere…

Yazın artık sona ermesiyle birlikte geçici yaz dövmeleri de sıcak yerlere göç eden leylekler gibi çizildikleri vücutlardan uçup gidiyor. Bu arada çoğunuz biliyordur ama bilmeyenler için bilgi vereyim Kadıköy’de çoğu dövmeci Atatürk imzası dövmeyi ücretsiz yapıyor. Yaptırdığınız için hiçbir zaman pişman olmayacağınız en garantili bir dövmedir Atatürk imzası.

Yaz mevsiminin bakkallar için anlamının da, anahtarlıklarına dondurma dolabının anahtarını eklemek olması küçük bir detaydır.

Hava durumlarında bir dahaki yaza kadar; ‘hissedilen sıcaklık’ kavramını duymayacağız. Kış mevsiminin en azından böyle bir meteorolojik dobralığı var. Sıcaklık ne ise onu hissedersin. “Hava sıcaklığı 2 derece ama biz onu eksi 1 derece hissedeceğiz.” gibi kaypak bir durum asla olmaz.

Peki, yaz aşkları? Sahi ne demektir yaz aşkı? Devre mülk gibi, sezonluk yazlık ev gibi, geçici yaz dövmesi gibi aşk mı olurmuş allasen?

Dönüşümün Kadıköy’de de kendisini çok hissettiren en hoşlanmadığım iki versiyonu var şu aralar bence. Biri kentsel dönüşüm ki bu konuya hiç girmeyeceğim. Diğeri ise apartman üniversitelerin doluşması her yere…

Bir üniversite düşünün, kapıcısı var. Kapısında zili var. Bir üniversite düşünün apartman aidatı ödüyor, yılın belli zamanlarında üniversite rektörü apartman sakinleri toplantısına giriyor. Bir üniversite düşünün, kapısında ‘Dilenci Ve Seyyar Satıcı Giremez’ yazıyor. Bir üniversite düşünün, altında bakkal var ve sepet sallandırarak kola, gofret filan alabiliyorsunuz.
Ve hatta üniversiteniz kentsel dönüşüme girebilip, müteahhit 2 daire fazladan verebilir üniversitenize. Bu da demektir ki, iki yeni bölüm daha açabilirsiniz.  

Ama apartmanda kontratlı kiracı üniversiteyseniz her an ev sahibinin kapıyı çalıp; “Boşaltın dairemi, Almanya’dan oğlumun Köln üniversitesi taşınacak buraya!..” deme tehlikesi olabilir. E artık memlekette bu kadar çok apartman üniversitesi varken; halen açık öğretimde okumak sadece bir fantezidir herhalde.

Yazımı Resul amcaya dair bir bilgiyle bitireyim. Hiçbir oğlu ismine uygun görüşe sahip değiller şu anda. Ne Kürşat sağcı, ne Ebubekir dindar ne de Devrim solcu… Görüşleri bende saklı kalsın ama konulan isimle filan olmuyormuş bu işler buna da güzel bir örnektir Resul amcanın arkadaşım olan çocukları…  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.