Haftalık Bağımsız Gazete 17 Ocak 2022

Türkiye’de Bağımsız Müzik 


Murat BEŞER

Murat BEŞER

Okunma 25 Kasım 2021, 12:55

[email protected]

Tayfun Polat’ı Akmar Pasajı’nda çalıştığım günlerde tanımıştım. Zihni Müzik’e girip çıkan, tezgâhın önünde müzik muhabbeti koyan o kuşağın kalabalığı arasında özellikle amatör yerli topluluklara ve onların demo kayıtlarını duyduğu ilgiyle dikkatimi çekmişti. Sonradan çalışmakta olduğu Karga Bar’da dinlerken de sıradan herkesin bildiği popüler şeylerden ziyade keşifçi bir anlayışla DJ’lik yaptığına tanık olmuştum. Rastlaştığımızda aynı minval üzere sohbetler ederken renkli gözlerinden merak fışkırıyordu; yanı sıra bitmek bilmeyen bir enerji ve sevecenlik... Arada bir fanzinlerde de yazılarına rastlıyordum, güzel de kalem tutuyordu eli. En belirgin özelliği şuydu Tayfun’un: net bir çizgisi, ötesi bir misyonu vardı ve bu tutkunun icaplarının dışında hiç çıkmıyordu. 

Tayfun, 1992 yılında bir Zen konseri izlemiş, birilerinin birkaç dakika sonra terk ettiği bu konserden sonra müzik zevkinin artık eskisi gibi olmayacağını kestirmiş; yıllar geçmiş, bir de 2005 yılında çalışmakta olduğu Tarih Vakfı’nda dinlediği panelde Gönül Paçacı’dan duyduğu bir cümleden ampul yanmış ve buradan kendine bir vazife çıkarmıştı.  

- “Müzik müzisyenlere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir.”

***

Popüler olmayan dünyanın yutmadığı tozu toprağı kalmamış Tayfun’un. Doksanlardan itibaren bu ülkede üretilen ve ana-akımın dışından kalan müzikler konusunda bir uzman. Biraz bas çalışmış ama müzisyen olmayacağını anladığında işin mutfağına geçmiş. Doksanların ilk yarısında Rashit olmak üzere punk camiası içinde konserler yapmış. 1999-2006 arası Tarih Vakfı’nda çalışmış. Rahat durmamış, organizasyon işine girişmiş, alternatif destek olmak istediği topluluklara konserler yapmış. 2000’lerin sonlarında alternatif müziklerimizi boş bir alan olarak görünce kolları sıvamış.

Çıkınında birikenler inceden damıtılmaya geçince kendi payına çıkardığı vazife şu olmuş: Doksanlarda bir hareketlenme içinde bulunan yerli alternatif müzik sahnesine, (ki o zamanlar bağımsız müzik lafı telaffuz edilmiyordu) ana-akım medya tarafından ciddiye alınmayan yer verilmeyen kendi müziğini yapan genç müzisyenlere eğilmek...

Açık Radyo’da yaptığı programlarda ve yayın yönetmeni olduğu Kargamecmua’da onlara yer verince tahmin edemeyeceği büyüklükte bir ilgiyle karşılaşmış; genç müzisyenler tarafından adeta kayıt yağmuruna tutulmuş, memleketin her yerinden müzik yağmış. 2017 yılına gelindiğinde artık geriye bir belge bırakma ihtiyacı duyan Tayfun, bu konunun tarihini yazmak amaçlı bir kitaba niyetlenmiş. Elimizdeki Kara Plak Yayınları tarafından basılan “Türkiye’de Bağımsız Müzik - Başlangıç” adlı kitap işte bu ağacın meyvesi.   

***

320 sayfalık “Türkiye’de Bağımsız Müzik - Başlangıç” önce işin dünya tarihini özetliyor, oradan memleket toprağına geçiyor ellili yıllardan bu yana camia adına ne yaşanmışsa, çıkınında ne birikmişse bizimle paylaşıyor.

Kitapta iki farklı bölüm ve anlatım dili var. Biri italik olarak yazılmış Tayfun’un kişisel tarihinden kesitler. Diğeri kitabın adıyla müsemma. Bu yöntem okuyucu açısından hem bir atmosferin içine kolayca dahil olma fırsatı, hem de aidiyet duygusu yaratmış. 

Bağımsız müzik kavramının sayısız parametreye göre değişken haller göstermesi riski nedeniyle Tayfun özsözde “bu kitapta anlatılan Türkiye’de bağımsız müziğin tarihi benim yorumumdur” notunu düşmeyi haklı olarak ekleme ihtiyacı duymuş. Zira bağımsız müzik halen belli yönleri aydınlatılması gereken canlı bir organizma; 2000’li yıllara kadar mevcudiyeti envantere geçmemiş bir olgu... Haliyle hakkında yapılan çalışmanın eksik kalması kadar mazur görecek bir şey olamaz. Bu nedenle başlığına yerinde bir tercihle “başlangıç” ibaresi eklenmiş.  

Müzikal yorumlara girmekten kaçınsa da, bir eleştirmen tavrı sergilemese de durduğu yeri, tuttuğu tarafı iyice bellemiş Tayfun. O sevdiklerini her koşulda hararetle savunmayı düstur edinmiş. Her haliyle bu tutum da kitabı aşkla yapılmış bir işe dönüştürmüş. Tıpkı bağımsız müziğe gönül vermiş ilk kuşak çocukların heyecanı gibi...

***

Teşekkürler Tayfun… Birilerinin ele almaya, dinlemeye değer bulmadığı, gazetesinde dergisinde köşesinde değerlendirmeye şayan görmediği bir dünyanın kapılarını araladığın ve ehemmiyetini bize gösterdiğin için… 

Artık günümüzde popülerliği arttığı için tarifi de güçleşen bağımsız müzik kavramının en azından mazisini merak ediyorsanız, nihayet derli toplu bir başvuru kaynağımız var. 

Kerteriz alınması gereken bir çalışma; ileride bu konuda yapılacak başka çalışmalar için bir kılavuz. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Erdem Dedebas - 2 ay önce
Kitabi sayenizde diydum; dort gozle okumayi bekliyorum. Benim gibi yurtdisinda olanlar icin kitabi Amazon uzerinden satin almak mumkun: https://www.amazon.com/dp/605828385X?psc=1&smid=AYW39ZPKWHQVE&ref_=chk_typ_imgToDp