Haftalık Bağımsız Gazete 20 Nisan 2021

Türk futbolunun 'Yılmaz'karakteri


Banu YELKOVAN

Banu YELKOVAN

Okunma 25 Mart 2021, 13:58

Kelimelerin büyüsü vardır, insanların isimleri çok önemlidir, karakterlerini belirler diyenler haklılıklarını kanıtlamak için örnek arıyorlarsa, Burak Yılmaz’ın soyadı ellerini güçlendiren en büyük örnek olabilir. 

Maçtan sonra kendisine uzatılan kameralara, “Hollanda'ya 3 gol atmak gurur verici. Öncelikle hocama, sonra da takım arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bizim için güzel bir geceydi. Sorumluluğumuzun farkındayız. Avrupa Şampiyonası'na tarih yazarak giden de biziz, Uluslar Ligi'nde küme düşen de biziz. Hollanda'yı 1 numaralı rakibimiz olarak görüyoruz. Bugün böyle başlamak bizim için çok önemliydi. Çok mutlu ve gururluyuz. Birkaç saat sonra bu galibiyeti unutup, Norveç maçına odaklanacağız." açıklamasını yaptı. Son derece makul, bir o kadar mütevazı. ‘Ben’ öznesini sadece hocasına ve takım arkadaşlarına teşekkür etmek için kullanan, maç sonunda kazanan takım futbolcusundan duymaya alıştığımız türden aklıselim bir demeçti.

TRT muhabiri Veli Yiğit, “Sen de Hollanda’ya karşı oynadığımız son üç maçta gol attın” diye devam ettirince sorusunu, gerçek Burak’ı gördük, “Siz de beni övmek için illa bir istatistik buluyorsunuz” diyerek kocaman bir kahkaha attı ve sözü döndürüp yine takıma getirdi. İstatistikler Veli’den değil Optacan'dandı oysa; 2000 yılından bu yana Hollanda’ya attığı beş golle, turuncuların ağlarını en çok sarsan oyuncu olmuştu. 41 yıl aradan sonra Portakallar'a karşı hat-trick yapan ilk futbolcu oydu ve Hollanda'ya karşı oynadığı üst üste 3 maçta da ağları havalandırmıştı. Sırf birisini övmek için uydurulacak türden istatistikler değildi bunlar yani. Bu istatistiklerle, Cristiano Ronaldo’yu geride bıraktı mesela Burak, ama o bunu değil, yemeklerde takımda herkesin aynı masaya oturmak istediğini ve hocaların kendilerini ayırmakta zorlandığını anlattı. Ne güzel. 

Burak Yılmaz 35 yaşında. Lille formasıyla Fransa Ligi'nde bu sezon 20 maçta 9 gol, 4 asistlik performans sergiledi. Onu önce 72 maçta 17 gol attığı Antalyaspor’da tanıdık. Oradan Jean Tigana’nın ısrarlarıyla Beşiktaş’a geldi, sezonu 30 maç ve 5 golle tamamladı. Tigana ona çok güveniyordu, gittikten sonra Ertuğrul Sağlam döneminde forma şansı pek bulamadı, bulduğunda pek atamadı. Beşiktaş, sezon sonunda Holosko’yu almak için Burak Yılmaz’ı Manisaspor’a verdi. Orada, kendi deyişiyle Selçuk İnan’ın arkadaşlığıyla futbola yeniden döndü. Manisaspor sezon sonunda küme düşünce Selçuk Trabzon’a, Burak Fenerbahçe’ye transfer oldu. Dört yıllık sözleşme yapmıştı ama pek forma şansı bulamadı. 16 maçta sıfır golle, belki de kariyerinin en kötü sezonunu yaşadı. Burak Yılmaz, bir kez daha ‘bitmişti’. Bir yıllığına Eskişehirspor’a kiralandı, sezon sonunda bu sefer Gökhan Ünal’ı almak isteyen Fenerbahçe onu Trabzonspor’a verdi. 

Şenol Güneş’le buluşması Burak Yılmaz’ın ikinci doğuşu oldu. İlk defa forvet oynamaya başladı. İnanılmaz bir geri dönüş hikayesine imza atıyordu. Sezonun son maçında, Trabzonspor formasıyla Fenerbahçe’ye attığı gol, Fenerbahçe yerine Bursaspor’un şampiyon olmasını sağladı. Golü onu gönderen Fenerbahçe’ye atmıştı, Bursaspor’un başında Ertuğrul Sağlam vardı. Trabzonspor’dan sonra ilk defa bir Anadolu takımı, şampiyonluk kupasını kaldırıyor, bu gol Burak’ın kariyerinin en ilginç golleri arasına giriyordu. 

Ertesi sezon hücum hattının en ucunda iyice tutulmaz bir hal aldı. Selçuk İnan’la inanılmaz bir ikili olmuş, son haftaya kadar şampiyonluk için mücadele etmişlerdi. 2012-13 sezonunda bu defa Galatasaray’daydı. Dört büyüklerin hepsinde forma giyen ilk oyuncu oldu. Galatasaray’daki ilk sezonunda hem kariyerinin ilk şampiyonluğunu yaşadı hem de gol kralı oldu. Galatasaray formasıyla 141 maçta 82 gol attı. 

2016-17 sezonunda Çin’in Beijing Guoan takımına transfer olduğunu açıkladı. Kariyer finalini Çin’de yapacağını ve bir daha futbola dönmeyeceğini düşünenlerin sayısı az değildi. Yanıldılar. Oradan tekrar Trabzonspor’a döndü, oradan yeniden Beşiktaş’a. Neredeyse küllerinden doğmuştu. Sonrasında da işte, 35 yaşında Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik sayesinde Türklere büyük sempatiyle bakan Lille’le imzaladı. Bir Fransız antrenör Jean Tigana’yla başlayan kariyeri, bir Fransız takımı, Lille’de yeniden başladı.

Türkiye’den 4 gol yiyen Hollanda’nın kalesinde, asıl kaleci Cillessen ısınırken sakatlandığı için yedek kaleci Tim Krul vardı. Yedek kalecilikten asıl kaleciliğe giden nokta hep böyle bir sakatlık anında gelen şansı iyi kullanarak açılır. Önceki gün Cillessen’in şanssızlığı, Krul’un daha büyük şanssızlığı oldu. Keşke maça çıkmadan Burak Yılmaz’ın kariyerini bir okusaydı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Metin Örsel - 2 hafta önce
Dört büyüklerin hepsinde forma giyen ilk oyuncu Burak Yılmaz değil, Sergen Yalçın. (2000)