Haftalık Bağımsız Gazete 20 Ekim 2018

 “Tavsiye nedeniyle zararına satışlar”


Fatih SOLMAZ

Fatih SOLMAZ

Okunma 04 Ekim 2018, 15:47

Alışveriş keyifli bir iştir. Basit bir şey olsa bile; sahip olma duygusu, edinme duygusu insanı mutlu eder… Ama alışverişte keyif kaçıran, sinir bozan şeyler de yok değildir, tüketici hakları her ne kadar iyileştirilmiş olsa da. 

Genelde de bu sinir bozan şeyler kurallara uygundur aslında. Sadece basit aldatmalara, sizin bir anlık gafletinizden yararlanmaya yönelik şeylerdir.

Mesela; marketlerde (Bu daha çok büyük süper marketlerde oluyor) en son gelmiş ürünü dolapta en arkaya, altlara yerleştirmek ve az günü kalmış tarihliyi öne yerleştirerek satmaya çabalamak (örneğin yoğurt, süt ürünleri, poşet ekmek)…

Ya da sıradan yumurtaları saman üzerine koyup, bir kaçına da tavuk kakası sürerek günlük köy yumurtası adı altında daha yüksek fiyata satmak… (Kırsalda yaşayan teyzem hep kendi tavuklarının yumurtasını yiyor ve hiçbir zaman da tavukların yumurtalarına kaka yapmadıklarını, yumurtaların gayet temiz olduğunu söylemişti.) 

Market ve manavlarda muz alırken muzun gramaj olarak yarısı kadar da kütük gibi, muzların bağlı olduğu sapı da almak zorundayızdır hep. Hadi muzun soyulan kabuğunun fire olması neyse de, o bağlantı kütüğü özellikle neden kocaman tutulur? Nedeni belli aslında…

Ama bazı tüketicilerde de şöyle bir market uyanıklığı görüyorum. Meyve ve sebzenin olabildiğince saplarını, yapraklarını vb. ayıklayarak poşete koyuyorlar.    

Sizi aldatma çabasında içinde olan her zaman dükkân, işletme sahibi olmayabiliyor. Bazen çalışan da bu çarkın içinde oluyor. 

BEN - Bunun omuzları dar geldi biraz.
ÇALIŞAN - O giydikçe genişler abi.
BEN – Hmm, peki ama kolları da biraz uzun gibi…
ÇALIŞAN - Abi o yıkanınca çeker ya!
Koşullar, ceketin uzaması gereken yerini gerektiği gibi uzatıp, kısalması gereken yeri de kısaltmaktadır mucizevi şekilde. 

Bu arada; seyyar çiçekçinin ‘Bir liraaa, bir liraaa!’ söylemlerine de aldanmamak gerekir. Zira alıcı olduğunuz anda o 1 lira, demetin değil tanenin fiyatı oluveriyor.

Semt pazarlarındaki fiyat etiketlerine de dikkat etmekte fayda var. 

Birincisi; bazen etiketteki fiyat, yarım kilo fiyatıdır. Bunda bir hinlik yok da sadece dikkat etmek lazım ama diğerinde biraz var gibi. Etikette 5 rakamı büyük yazılıdır. Yanında 99 kuruş rakamı çok zor görebileceğiniz büyüklükte yazılmıştır. Yani ürünün fiyatı aslında 6 liradır. Bu iyi niyetli bir tavır değildir. Dünyanın en güzel meyve veya sebzesi de olsa tartılmış, poşete konulmuş olsa bile alınmadan, geri bırakılmalıdır.

Bakkaldan böcek ilacı (ilacı derken, hastayken iyileştirici özelliği olan ilacı kast etmiyorum tabi ki) almış eve dönerken, son kullanma tarihinin geçmiş olduğunu fark edip yarı yoldan bakkala geri döndüm.

Sonrasında şöyle oldu aynen; – Abi, tarihi geçmiş bunun yaa… - (Alır, bakar. Birkaç saniye düşündükten sonra) Tamam işte, daha da zehirli şimdi. Hepsi garanti geberecek şimdi.

Bakkala göre; son zehirleme tarihi diye bir şey yoktu. Zehirlemenin kötüsü zehirlememek olmuyor, daha da beter zehirlemek oluyor ona göre…

Küçük esnafa sahip çıkalım. Ama hatasını gördüğümüzde de görmezden gelmeyelim. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.