Haftalık Bağımsız Gazete 10 Nisan 2020

Tarih yazan anneler


Mehmet AÇAR

Mehmet AÇAR

Okunma 20 Şubat 2020, 10:35

Bazı filmler boğazda düğüm gibi kalır... Öfke ve umutsuzluk arasında gidip gelirsiniz... Ama öte yandan, o filmin çekilmiş olması güçlü bir tesellidir.

Geçen hafta gösterime giren “Annelerimiz” (Nuestras Madres) tam da böyle bir film benim için...

Cesar Diaz’ın yazıp yönettiği film, İç Savaş’ın bitmesinden 22 yıl sonra Guatemala’da, toplu mezarların açıldığı bir dönemde geçiyor.

Açılış sahnesinde, insan iskeletini oluşturan kemik parçalarının masa üzerinde özenle bir araya getirilişini seyrediyoruz. İncelikli, zor iş ama anlamlı ve gerekli... Özellikle de savaşta kaybettikleri yakınlarının acısını hâlâ yaşayanlar için...

Aslında savaştan ziyade bir soykırım yaşanmıştı Guatemala’da... Ölen 200 bin kişinin yüzde 83’ü, bölgenin yerlisi olan Maya halkındandı... ABD ve ülkedeki toprak sahiplerinin desteğini alan, kapitalist açgözlülüğün temsilcisi askeri cuntanın hedefi, sadece solcu gerillalar değildi. Maya halkını da hedef almışlardı.  

Cuntanın yargılandığı günlerde geçen filmin ana karakteri Ernesto, adli makamlar için çalışan bir antropolog... Görevi, toplu mezarlardan çıkan kemikleri birleştirmek ve DNA testleri sonucunda kimlikleri belirlemek... Yaptıklarının, yıllar önce yakınlarını kaybeden kadınlar için anlamı çok büyük...

Nicolosa da köyündeki toplu mezara gömülen eşinin cenazesine ulaşmak isteyen kadınlardan biri.... Hükümetin bütün toplu mezarları açması, isteyen herkesin cenazesini çıkarması kuşkusuz kolay değil. Ernesto da biliyor bunu... Ama Nicolosa’nın gösterdiği fotoğrafta savaşta kaybettiği babasını görünce onun için her şey bir anda değişiyor...

“Annelerimiz”i seyrederken tuhaf bir şekilde perili ev filmlerinin çoğunun altındaki gizli fikri hatırladım. O tür filmlerde, yaşayanları rahatsız eden hayaletlerin çoğu, usulüne uygun gömülmemiş ölülerdir. Cenaze törenleri yapılmamış, katilleri adalet karşısına çıkarılmamıştır... İki alem arasında kalmışlardır; çünkü yaşayanların dünyasıyla işleri henüz bitmemiş, dünyayla vedalaşmamışlardır.

“Annelerimiz”de ise yaşayanlarla ölüler arasındaki ilişkilerin tersine döndüğü söylenebilir. İnsanlar, hayatlarını kaybeden ama usulüne uygun gömülmeyen, kendilerine ait mezarları olmayan, katilleri özgürce dolaşan sevdikleriyle bir türlü vedalaşamıyor, onları hayatlarından çıkaramıyorlar. Ernesto babası, Nicolasa ise eşi için mezar istiyor. Çoğu kişi için belki anlamı yok ama öylesine insani ve doğal bir istek ki… Çünkü sevdiğin insanı anabileceğin bir mezara kavuşmak, bazen her şey anlamına gelebilir.  Ernesto’nun annesi vazgeçmesini söylüyor, şefi ise işini kişiselleştirdiğini belirterek uyarıyor… Üstelik önlerinde başka zorluklar da var. Ama onlar vazgeçmek istemiyorlar.

Sinema tarih yazımının araçlarından biridir… Filmler yakın tarihte okuduğumuz manşetlerin, haberlerin ötesine taşır bizi. Yaşanan gerçeklerle yüzleştirir, duygu ve düşünce dünyamıza seslenir. “Annelerimiz” gibi filmlerin en güçlü yanlarından biridir bu…

Guatemala’da askeri cunta dönemi karanlık bir dönem… Ülkede yıllar boyunca gerçek anlamda demokrasi ve özgürlük olmadığı için olup bitenlerin çoğu bugün bile bilinmiyor.  Filmdeki anneler, Guatemala kültüründe köklü bir gelenek olan “sözlü tarih anlatıcıları” olarak kabul ediliyor. Filmin de altını çizdiği gibi onlar ülkenin gerçek hafızaları…

Kaldı ki, burada asıl önemli olan toplumsal bellek değil mi? Geç gelen adalet, savaşın vahşetine tanık olanların acılarına ne kadar merhem olur bilinmez. Ama tarih yazımını zalimlerin elinden almak… Asıl zafer budur…  İşte bu yüzden, “Annelerimiz” gibi filmler Guatemala toplumu için terapi anlamını taşıyor.

Sadece hikâyesi ve ele aldığı meselenin can alıcı yanlarıyla değil, duygu sömürüsünden uzak duran tarzı, oyuncu yönetimindeki doğal yaklaşımı ve sade anlatımıyla da öne çıkan bir film “Annelerimiz”...

2019’da Cannes Film Festivali’nde hem Eleştirmenler Haftası’nın Büyük Ödülü’nü hem de ilk filmini çeken yönetmenlerden birine verilen Altın Kamera ödülünü kazandığını hatırlatalım.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.