Haftalık Bağımsız Gazete 08 Nisan 2020

Spor az duruversin


Bağış ERTEN

Bağış ERTEN

Okunma 19 Mart 2020, 12:06

Gerçekten ilginç bir toplum olduk. Covid-19/Corona virüsü nedeniyle ligler ertelensin mi, yoksa seyircili mi oynansın tartışması bile ‘taraftar usulü’ bir kamplaşmaya neden oluyor. Güya birileri virüsle uğraşmayı bıraktı, kapalı kapılar ardında Türkiye’nin şampiyonunu belirlemeye çalışıyormuş! İnsan hakikaten şaşırıyor. 

Arşive girip buldum. Bundan beş sene önce yazmışım. Yazının başlığı: “Durdurun Bu Şovu İnecek Var.” Gene ortalık kan-revan, gene memleket felaketler yaşıyor. Ama spor o zaman da durmamış. İnsanlar ölmüş, facialar patlamış, oyunun ritmi değişmemiş. O zaman dayanamamış, tepki göstermişim: “Top dönmeye görsün, her şeyi unutuyoruz ve tutkularımızın esiri oluyoruz. Bunun savunulabilir bir yanı yok. Oynanmasın kardeşim. Madem öyle futbol da dursun, basketbol da. Ama durmuyor.

İçimizden öyle yapmak gelmiyor olabilir. İnsan halidir. Zaaflarımız var. İzlemeden duramıyor olabiliriz. Ama gerçeklerle de yüzleşmek lazım. Bu memlekette en ufak bir toplumsal hüzün bütün konserleri, bütün sahne sanatlarını, bütün eğlence mekanlarını tarumar ederken, insanlar böyle bir günde eğlenmekten imtina ederken, birçok insan gerçekten mesleğini yapıp şarkı söylemeye çalışan sanatçıları duyarsızlıkla suçlarken, spor, hele de futbol müthiş bir dokunulmazlık zırhıyla her şeyden azade bildiğini çalıyor, bildiğini okuyorsa durup bir düşünmek gerekir. Nereden geliyor bu rahatlık acaba? Neymiş teselliymiş. İnanan var mı gerçekten?”

Galatasaray-Beşiktaş derbisinin ardından sendika çağrısında bulunan Fatih Terim’in adeta ‘Marksist’ yorumunu gördünüz mü? Futbola toplumun uyuşturucusu gibi davranılmasına bozuk atıyor tecrübeli hoca. Kitlelerin afyonu misali. Buna karşın, diğer taraf da diyor ki, neden şimdi, neden biz, neden Türkiye vesaire… Yazık! Tüm bunlar gene kamplaşma yüzünden gerçekleri görmemizi engellemekten başka bir işe yaramıyor. 

Yaşım 47 benim. Dünya Savaşı görmedim ama pek çok felaket gördüm. Belli ki görmeye de devam edeceğim. Ama böylesi oldu mu, Covid-19 gibi bir felaketi bir daha görecek miyiz? Emin değilim. Dünya resmen küresel bir facianın eşiğinde. Hatta eşikten içeri adımını bile atmış durumda. Ama spor, ‘seyircisiz’ mazeretinin arkasına saklanıp bildiğini okumaya devam ediyor. Sonra maçlardan sonra gene verilmeyen penaltılardan, ‘iyi oynamadık’lardan, ‘böyle bitmez’lerden, olmadık işlerden bahsediyorlar. Sonra herkes alınması gereken kararları forma renklerine göre değerlendiriyor. İnsan gerçekten inanamıyor!..

Evet, spor takvimi açısından büyük bir kaos bekliyor bizi. Ligler nasıl bitecek bilmiyoruz. Avrupa Şampiyonası, Olimpiyatlar nasıl yapılacak, bilmiyoruz. Bu sezonun şampiyonunu saha mı belirleyecek, masa mı? Emin değiliz. Ama bu karşı karşıya olduğumuz tehlike karşısında tüm bunlar o kadar anlamsız kalıyor ki!

Madem futbol her şeyi olduğu gibi bunu da kamplaştırıyor mikrofonlarımızı basketbola çevirelim. Tofaşlı basketbolcu Sammy Mejia sahaya çıkmayı reddetti geçen hafta. Ve daha da önemlisi güzel bir tweet attı: “Bazı insanların işe gitmesi ve para kazanması gerektiğini anlıyorum. Başka seçenekleri yok. Ama sporda bizim başka seçeneklerimiz var. Çünkü spor bir gereklilik değil, eğlence.” Haksız mı Sammy? 

Evet, feci bir karmaşa yaşayacağız. Ama en kötü durum bile, sporun tamamen iflas etmesi bile, insanların hastalıktan kırılmasından iyidir değil mi? Spor az duruversin kenarda!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.