Haftalık Bağımsız Gazete 19 Aralık 2017

Sahillerde buluşalım


Kaan SEZYUM

Kaan SEZYUM

Okunma 21 Nisan 2017, 14:33

İşsizlikten midir yoksa iş sahibi olmak istememekten midir bilmiyorum, yıllardır aylak aylak dolaşıyorum sokaklarda. Reklam ajanslarında çalıştığım senelerde paramı biriktirmiş, kendime güzel iki tane bisiklet almıştım. Güzel dediysem şimdi caddelerde gördüklerimizin yanında ikisi de külüstür sayılır ama olsun. Biri bana, birisi hanıma. Ailecek mobiliz. Kadıköy’de oturduğum için artık Maltepe’ye kadar eğer görmek gereken bir arkadaşım, ya da bir iş olduğunda gideceğim yere bisikletle gidiyorum.

Bisiklete kendimi bildiğimden beri biniyorum ama bazı arkadaşlarım gibi daha tam delirmedim ki sadece şehir içinde kullanıyorum bisikleti. Trafiğe çıkmamaya özen gösteriyorum, sen ne kadar dikkatli olsan da bunun emniyet şeridine giren hafriyat kamyonu var, üzerinden malzeme düşüren kule vinci var. Sıkıntı her yerde.

Haliyle bisiklete her gün binince sokakta insanlarla karşılaşmaya başlıyorsunuz. Aynı saatlerde aynı tipler oluyor genelde. Eğer sabah erken kalkarsanız, sahilde çok enteresan şeylerle karşılaşabiliyorsunuz. Sabahların özelliği belli bir aydan sonra üstsüz kaslı adamların ortalığa çıkması bence. En çok onları seviyorum. Ne olursa olsun “Bak nasıl badi yaptım” dercesine üstsüz spor yapıyorlar. Keşke bir de üzerlerinde dövme filan olsa. O zaman üzerlerini hiç giyemezler.

Bir diğer çeşit de sürekli bronz olan amcalar ve teyzeler… Nereden çıkıyorlar, ilk bronzluğu nerede kaptılar bilmiyorum ama şubat bitiyor, mart başladı mı sokaklarda bronz heykeller gibi beliriyorlar. Onlar da çok önemli, bana yaşama sevinci veriyor. “İleride belki ben de bronz olurum” diye düşünüyorum.

Tanımadığım insanlar giderek daha tanıdık gelmeye başlıyor. Telefonla konuşup spor yapanlar var mesela. Uzaklara bir yerlere bakıp tempolu bir şekilde yürürken bir yandan da telefonla konuşuyorlar. Kulaklığı ve kabloyu görmesen deli dersin. Telefondan herkes kopamıyor demek ki. Genelde kimse kopamıyor telefonundan zaten. Bisiklette de telefonundan mesaj bakanlar var zaten. Neyse ki onlar arabalarını sürerken mesaj yazanlar kadar tehlikeli değiller sanırım.

Kalamış Parkı’nın içi de çok güzel bir ara nokta. Arkadaşlarla orada buluşuyoruz. İnsanlar saat 4-5 gibi köpeklerini getiriyorlar. Köpekler bile sosyallik seviyor, biz neden sevmeyelim?

İşte bu fikirler eşliğinde bisiklete çıkarken artık arkadaşlarımı da arıyorum. Benim arkadaşım oldukları için çoğu biraz tembel, biraz yavaş, biraz şey çocuklar. Ama hepsi pırıl pırıl insanlar. Şimdi ekibimizde bir tane nefis şair-şarkıcı, bir tane harika gitarist, bir tane bas gitarist, bir tane de davulcu (yani ben) var. Bir de Nazo var, bas gitarist Umut’un arkadaşı. Nazo ünlü bir köpek, Umut’la birlikte bisiklete çıkıyor ama o koşuyor.

Hal böyleyken biz ufak arkadaş grubumuzu oluşturduk, her boş günümüzde buluşup Bostancı, Maltepe gücümüz nereye kadar yeterse gidiyoruz. Biziklet sayesinde kötü alışkanlıklarıma da son verdim. Kendime iyi bakmaya başladım. İyi beslenmeyince ertesi gün bacaklar amele oluyor ister istemez.

Müzik grubu gibi kadromuz var ama şimdilik müzik dışında her şeyi yaptık. Belki bir gün bu muhabbet güzel bir üretim olarak da meyva verir ama önemli olan birlikte olmak. Şimdi kızları da organize etmeye başladım. Onlar da gaza geldi, biz kekomatlar toplanıp bisiklete biniyoruz, onların başı kel mi? Şimdi sıra kızlarda, onlar da kaykay ekibi topluyorlar.

Yaşımız ilerliyor ama gençlik bir şekilde isterseniz yeniden geliyor. Kendi gençliğinizle buluşmak için sahile, sokaklara çıkın, pişman olmayacaksınız. Yeni hayatınızın ilk gününde iyi gezmeler. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.